Zekeriya Yıldız

Zekeriya Yıldız


Toplum ve Tarih Kahramanlarını Arada Bulasın!..

08 Ocak 2022 - 00:12

Ömer Seyfettin “Anadolu insanında ilim yok ama irfan var”! demiş. Bu sözün üzerinden tam ‘yüz yıl’ geçti…
Siz bugün hangi Anadolu irfanından bahsediyorsunuz?..
Nerde O Anadolu İrfanı?..

  • Terbiye için çocuğuna bir şamar atan babayı evinden uzaklaştıran kanun koyucuda mı kaldı Anadolu İrfanı, yoksa babanın değil de çocuğunun yanında saf tutan anne de mi?...
  • En basit bir münakaşa ya da fikir ayrılığı, herhangi bir yanlışı düzeltme veya birisini bir konuda uyarma durumu, kavgaya davetiye çıkarır olmuş... Anadolu İrfanı nerede?
  • Ayıplı malı, sağlam gibi pazarlayan esnafta, komşusuna eziyet edende, arkadaşının kuyusunu kazan, dolap çeviren çalışanda, liyakatsiz amirde, adaletsiz hâkimde mi?..
  • Haram helalin birbirine karıştığı haneler…
  • Boşanmayı olağan sayan aileler…
  • Tepedekinin görmediği sürece toplumu umursamayan siyasetçide mi?..
  • Karunlarmış ve kudurmuş zenginde mi var Anadolu irfanı?..
  • Yaptığı dizide “kötü baba”, “aldatan anne” ilişkisi sürekli tekrar eden yapımcı ve yönetmende mi?.. Yoksa onları yayınlayan onursuz tv kanal sahiplerinde mi?..
Maalesef bizi biz yapan değerlerden her geçen gün biraz daha uzaklaşıyoruz… Savaşlarla başaramadıklarını emperyalist kültürle başardılar…
Dini ve milli değerlerimiz altüst oldu. Bizi biz yapan değerlerimiz dumura uğradı...
Gençler için model teşkil edebilecek toplum ve tarih kahramanlarını ara da bulasın!..
Kendisi, ailesi, milleti ve vatanı için güzel ve örnek şeyler yapan, fedakar ve sevecen karakterler ve modeller kaybolmuş, var olanlar ise manevi yozlaşma ve inanç boşluğu içinde,  bir oradan bir oraya savrulup duruyor…
Bugün gençler için model teşkil edebilecek toplum ve tarih kahramanları, kendisi, ailesi, milleti ve vatanı için güzel ve büyük şeyler yapan, fedakar, kahraman ve sevecen karakterler ve modeller; neredesiniz?..
Ben merkezli, gösteriş ve israfa sarılan bayan ve kızlarımız, tüm örf ve adetleri hiçe sayan, yüzsüz, arsız tele-vole insanlarının peşinde…

İçi boşalmış ağaçlar, kısa bir süre ayakta dimdik dururlar,  dıştan bakıldığında görünüşleri güzeldir ama içlerindeki güç yok olmuş bitmiş. Kısacası,  ağaçlar ayakta ölür.  Hiç beklenmedik bir anda ani bir şekilde yıkılırlar ve sonra ki durumları ise sadece ve sadece bir odundur...

“Sizler kitabı okuduğunuz halde insanlara iyiliği emredip kendinizi unutuyor musunuz? Aklınızı kullanmıyor musunuz?” (Bakara:44)
Evet, önce kendimizden başlamalıyız…
Kendimizle başlayıp, güzelliklere yelken açacağımız huzurlu günlerle kucaklaşacağımız ümidiyle…
Selam ve dua…