Zekeriya Yıldız

Zekeriya Yıldız


“Tek Adam, Diktatör” diyenler ve “Kraliçenin Gül’leri...

23 Şubat 2020 - 22:53

Tek Adam, diktatör söylemini ve biraz da futbolu fitneleriz diyenler. Ve bunların yanında, mütevazi ve muhafazakar maskeli, mağduriyet edebiyatının altına gizlenmiş ihtirasla yeni bir iç cephe kurmak için seferber edilenler var, bunlar İlker Başbuğ, Mete Yüksel ile yola çıkanların kervanına katılıyorlar.
Eski Amerikancılar, İngilizciler, Almancıların tamamı harekete geçirildi. Elli yıldır Türk medyasında ABD/İngiltere için çalışanlara, daha genç kuşak ABD/İngilizcilere, yirmi yıldır çalışıp 15 Temmuz’dan sonra bir şekilde bu ilişkilerinden yara almadan kurtulanlara kadar herkes seferber ediliyor. Çok acıdır ki, “trenden inenler” de aynı kervanda…

Sn. Erdoğan’a  “tek adam diktatör” diyenler
Erdoğan’a  “tek adam diktatör” diyenlere derim ki: Tarihimizde bugüne kadar O’nun kadar hakarete uğramış, O’nun kadar ihanete uğramış, O’nun kadar aldatılmış bir Lider hatırlamıyorum ve olduğunu da zannetmiyor.
Baba denilen, sevimli, demokrat merhum Demirel, bunun yüzde birine dahi muhatap olduğunda o günün gazetelerini perişan etmiş, aleyhinde haber yapanları içeri attırmıştı.
Bir gazetecinin Ahmet Necdet Sezer’e “Bir süreliğine dinlenmesi lazım, dağlara çıksın oksijen alsın, beyni oksijensiz kalmış!” dediği için kodesi zor yırtan yazarlar olduğunu hatırlıyorum.
Gidin Havalimanı ve feribotlardaki gazete, kitap büfelerine; bu ülkenin Cumhurbaşkanı ile bu ülkenin Cumhurbaşkanı’nın evlâdına nice hakaretlerin yer aldığı “kitap kapakları”nı ibretle göreceksiniz.
Sayın Erdoğan’nın bunları bilmediğini mi zannediyorsunuz?
Bilmez mi?

Bırakın “başka mahallelerin” başka adamlarını…
“Kendi mahallesi”nin, üstelik “kendisine yakın olma görüntüsüyle” önemli yerlere gelen “adamlarının” hakaret/ihanet derecesine varan hal ve hareketlerini bile “hoşgörü” ile karşılıyor.
Ah be kardeşim! Sayın Erdoğan bunları görmüyor, ya da bilmiyor mu?
Sayın Erdoğan, bu ve bunun gibilerini çağırıp;
“Sen kendini ne zannediyorsun aslanım, çok mu çalıştın da bu noktalara geldin! Ayağını denk al, yoksa çok fena olur!” diyemez mi?
Elbette diyebilir.
Sayın Erdoğan’ı “diktatör, tek adam” olarak nitelendirmek, bunu seslendirmek kelimenin tam anlamıyla hainliktir, alçaklıktır.
Maalesef bunların bir bölümü hâlâ iş başında, hala “adam” yerine konuluyorlar…
Sayın Erdoğan, bunların “Erdoğan çekilse de rahat etsek” harekâtında yer alan haram zadeler bunlar…
Bunlar arka sokaklarında neler döndürdüğünü herkes biliyor!
Ben olsam bu alçaklıkların binde birine asla tahammül edemezdim.
Konunun can yakıcı noktası nedir biliyor musun?
Darbe içeriden. Darbe arayışı içeride... Bu güne kadar darbelere karşı duruyor gözüken birçok kişi ve çevre de buna umut bağlamış görünüyor.
Bilinen gerçek şu ki;
ABD’nin hiçbir yerde artık darbe yapacak hali kalmadı.
Türkiye’yi / Erdoğan’ı devirmek için kurgulanıp kullanılmamış başka hangi şeytani yöntemler ve kimler kaldı? ABD, İngiltere, hatta İsrail yardıma çağrıldı, Almanya, en son BAE ve Suudi Arabistan gibi Körfez ülkeleri bile bütün fonlarıyla yardıma çağrıldı. Olmadı…
“Erdoğan’ın partisi de bölünmeliydi” diyerek “Muhafazakar İyi Parti modeli” harekete geçirildi. Çözülmeler başladı o da tutmadı…
“Erdoğan çekilse de rahat etsek” harekâtında yer alan haram zadeler bunlar!
Selam ve dua ile…