Zekeriya Yıldız

Zekeriya Yıldız


SEVİN BU ŞEHRİ

13 Şubat 2021 - 21:29

Şehri sevmek içindekilerle beraber güzelleştirmek demektir. 
Çünkü şehir alelâde bir yer değildir…
Yani bir takım bulvarlar, cadde kenarında apartmanlar, apartman altlarında dükkanlar, alış veriş merkezleri, arabalarla tıkış tıkış olmuş sokaklar, gazdan zehirlenip felç olmuş bakımsız ağaçlar, plastik sandalye ve masalardan geçilmeyen bir takım uyduruk parklar, oturulacak sandalyeler plastik, çay tabakları plastik, her yanı naylon, sözüm ona çay bahçeleri,  vesaire vesaire...

Şehir bu değildir. Mesela ahşapla kaplanmış eski bir pastaneye giriyorsunuz ve tarçın kokuları arasında su muhallebisi yiyorsunuz, yada gerçek bir salep içiyorsunuz. Budur...
İnsan bir şehri niçin sever? Çünkü o şehrin sokağı, camii, dükkanı, caddesi, pazarı, hastanesi, pastanesi bir yana onun insanlarındaki güvenilir bir bakış, tebessüm, zarafet ve terbiye bizi etkiler. Yaklaştıkça bir selamın taşıdığı o doyumsuz sevgi boyutunu yakalarız. Size gösterilen gel geç bir ilişki değildir. Menfaat uğruna yedirilen bir yemek, ısmarlanan çay,  ya da zoraki bir kahve değildir...
Sahi bir şehir neden sevilir?..
Şehir sadece içinde yaşanılıp, hayat son bulunca da oradaki bir mezarlıkta bir yer işgal edilen bir yer mi? Peki, süregelen hayatımızda kapladığı bir yeri yok mudur?
Şehir öylece uzaktan uzağa güzellemelerin en ağırını layık gördüğümüz; bina, cadde, sokak, kaldırımdan oluşan maddi yapılar mıdır?
İnsan bir şehri neden sever?
Veya şehirler kendini neden, nasıl sevdirir? Bence bir şehirde güzel, hoş duygular yaşamışsanız, o şehir sizin sevdiğiniz ve arzuladığınız bir şehirdir... O şehirde ruhunuzda ve sevdiklerinizden izler vardır... Şehri severken sevdiğiniz mekanları, sevdiklerinizi, dostlarınızı severken şehri de sevmiş olursunuz...
Geçen hafta saygın emekli çarşı esnaflardan Halil Çınar ağabeyimize çarşı esnafının büyük bir incelik göstererek güzel bir doğum günü sürprizi hazırlaması gibi…
Yada Konya Büyükşehir Belediyesi gel-al ve paket servisi yapan işletmelere tanıtım desteği sağlamak için şehrin genelindeki 690 billboardlar esnafın hizmetine sunarak yardımcı olması gibi...
Aynı uygulama Manisa’nın genelindeki bilboardlarda 'Esnafına destek ver Manisa kazansın' sloganıyla yapılacak reklamların pandemi döneminde güçlükle ayakta durmaya çalışan esnafa rahat bir nefes aldırmaz mı?... Ve bu ve bunun gibi…
İslam alimi İbn-i Haldun diyor ki: “Şehirlerin de bir ruhu vardır. Bir şehirde yaşayan insanlar zamanla yaşadığı şehrin ruhuyla karakteristik açıdan özdeşleşirler.”
Ya Hacı Bayram Veli ne diyor:  “İnsan, şehri inşa ederken aslında taşın toprağın arasında kendisini inşa eder. Gönülde her ne var ise, şehir olarak görünür. Gönlü taş olanın şehri taş, gönlü aşk ile dolu olanın şehri gülistan olur
Şehir neyse siz “O” sunuz…
SEVİN BU ŞEHRİ, ONU SEVMEYE BAŞLADIKÇA O DA SİZİ SEVECEKTİR…
“Üç Aylar”;  diriliş mevsimi mübarek olsun.
Selam ve dua ile…