Zekeriya Yıldız

Zekeriya Yıldız


SELÂMSIZ KOMŞULUK ÜZERİNE…

15 Kasım 2020 - 21:47

SELÂMSIZ KOMŞULUK ÜZERİNE…
Komşuluk, kültür hayatımızın ve toplum yapısının önemli bir unsurudur. Bir süredir yazmak için bu konuyu düşünüyordum. Yolda yürürken buz gibi esnafları gördükçe ne kadar çeşitli boyutları olduğunu fark ettim. Öyle ya, şehirde yaşamakla, bir kasabada olmak arasında dağlar kadar fark var. Biri diğerinden daha matah mıdır, bilemem ama. Biraz da komşularımızla ya da kim olduğumuzla ilgili bir şey gibi.

Komşusuna selam vermek istemediğini ‘sergileyen’ insan kadar tuhaf görünen pek az şey vardır herhalde. Eğer tek işim yetkin bir edebiyatçı ya da yazar olsaydı, karşılaştığı insana göstere göstere hayırlı işler demeyen, selam vermeyenlerdeki temel sorunun ne olabileceği, bu davranışlarının altındaki hatıralar, içlerinde kopan ve tanımlamakta zorlandıkları fırtına, hayattaki anlam arayışları vs. üzerine çok kafa yorardım herhalde. Değilim ama. Belki de bu yüzen bende, deşmeye değer hiçbir izleri olmayan, yavan mı yavan bir insan izlenimi uyandırıyorlar…

“İNSANLAR ÇOK DEĞİŞTİ”
94 yıllık köklü bir tarihe sahip ‘Manisa Tarihi Kapalı Çarşı’nın en eski esnafı ‘Şapkacı Fethi’ amcayla ayakta laflıyoruz… Üzgün ve de dertli ‘yaşayan tarih’. “İnsanlar çok değişti”
diyor Fethi Amca.

“Geçerken bir merhaba desen ne olur?
Esnaflık günümüzde böyle mi olur?”
Günümüz esnaflarından üzülerek şikayet ediyor.
 
“Eskiden bu çarşı böyle değildi…” diyor…

Sohbet etmek ve gülmek insanın doğasında vardır ve yaşamanın tadıdır, anlamıdır. Zoraki olmadan, içten gelen bir duyguyla selam vermek, sohbet etmek, gülmek kendisini normal olarak gören bir insanın olmazsa olmazıdır.
Sorarım size; en son ne zaman güldünüz? Ne zaman bir arkadaşınızla yüz yüze veya telefonda tatlı bir sohbet yaptınız?
Gülmeyi ve tatlı tatlı sohbet etmek unutuldu… İçinde bulunduğumuz olumsuz ekonomik şartlardan mı, yoksa unutulan insanlığımızdan mıdır bilinmez… 
Ne oldu bize de 20 yılda 30 yılda bu kadar değiştik…
Kim değiştirdi bizi?  Eskiden toplumsal mutluluk istenirken şimdi bireysel mutluluk istenir oldu…
Ben kazandım birazda komşum kazansın düşüncesi yerine hep bana hep bana oldu…
Devir çok çok değişti. Yaşamımız o kadar hızlı değişti ki…
“İnsanlığını yitiren insanlık”…
İnsanlar arasında parayı belirleyici olmaktan çıkartıp sevgiyi ve saygıyı yerleştiremediğimiz sürece maddeten zenginleştiğimiz oranda insanlığımızı ve huzurumuzu yitirmeye devam edeceğiz.

“Komşu vardır can yoldaşı 
Komşudur kötü günün arkadaşı.

Komşular gönüldür, maruftur insan sevgisine.
Komşuluk aşkıdır ülkemin yer etmiştir tarihine”.

Şair böyle anlatmaya çalışmış komşuluğun özünü.
Selam vermeden geçmeyen, tebessümünü eksik etmeyen komşulara Selam Olsun!..