Zekeriya Yıldız

Zekeriya Yıldız


ORUCUN TARİHİNE KISA BİR BAKIŞ

17 Nisan 2021 - 22:49

İbrahim’i dinlere göre Allah(cc) tarafından yaratılan ilk insan Adem (as)dır. Adem Peygamber, 10 Muharrem günü eşi Havva ile buluştuğu zaman, yüce Allah’a şükranlık orucu tutmuştur.
Hz. Âdem ile başlayan oruç serüveni, eski çağda da devam eder.

Mısır Uygarlığında (MÖ 5.500 ) rahiplerin uyması gereken bazı kurallar vardı. Bunlar, sünnet olmak, saçların üç günde bir kesilmesi, iki kez gündüz iki kez gece yıkanılması, beyaz elbise giyilmesi, domuz eti ve fasulye yenilmemesi, suyun kaynatılarak içilmesi, haftada 3 ya da 4 günde bir mide ve bağırsakların temizlenmesi için oruç tutulurdu.

Tevrat’ta bazı günlerde oruç tutulması emredilmekte, oruç nefsi terbiye etme ve bazen de acı çekme aracı sayılırken, bazen de Allah’a yaklaşma aracı olarak kabul edilmektedir. Tevrat’a göre, Hz. Musa Tur Dağı’nda 40 gün 40 gece kalmış ve bu süreyi oruç tutarak geçirmiştir.

Yahudilikte oruca çocuklar, 12’nci yaşlarından bir ay alınca başlatılan oruç, genellikle şafağın sökmesinden ilk yıldızın görülmesine kadar sürer. Ancak bir akşamdan ertesi akşama kadar devam eden oruçları da vardır.
Oruç kültürü Sümerlerde de karşımıza çıkar. “Sümer dininde ayın göründüğü gün, 15 günlük olduğu ve görünmediği günlerde törenler yapılır. Hatta bazı yiyecekler yenilmezdi”. Dinimiz İslam’da da oruç ve bayramlar Ayın görünüşüne göre düzenlenmiştir.
Görüldüğü gibi, oruç kültürü, Sümerler’de de göze çarpıyor.

Yunan ve Roma kültüründe ise oruç tutmak ve cinsellikten uzak durmak dini kuralların bir parçası olarak görülmekte ve titizlikle uyulmakta idi.

Değerli okurlar şu ana dek orucun, ruhsal ve dini anlamları ağırlıklı olarak bir yol alışına şahitlik ettik. Ancak bunun dışında biraz da orucun faydalarına göz atalım.
Oruç, biyolojik bedenin yanı sıra daha da önemlisi sonsuza kadar kullanılacak enerji bedeni oluşturan zihnin ve ruhun daha sağlıklı olabilmesi için insanın kendine uygulayabileceği en önemli tedavi yöntemidir.

Büyük Yunan filozofları Sokrat, Eflatun ve Pisagor’un önemli zihinsel çalışmalarından ve özel sınavlarından önce daima oruç tuttukları söylenir. Zira onlar oruç tutmanın beyin gücünü arttırdıklarını biliyorlardı.
Hadisi şerifte ise “Ben ilmi açlıkta gizledim, insanlar onu toklukta arıyorlar” buyrulur.

Oruç, birçok farklı dinde, farklı biçimlerde karşımıza çıksa da; özünde ortak olan nokta yemek, içmek ve cinsel ilişki gibi dünyevi hazlardan uzak durmak olmalıdır.
Oruç İnsanlığın var oluşu, Âdem Peygamber’den başlayarak insanın yaşamında hep var olmuştur.

Oruç, İslâm’ın beş esasından biridir.
Bakara, 183. Ayette “Ey iman edenler! Allah’a karşı gelmekten sakınmanız için oruç, sizden öncekilere farz kılındığı gibi, size de farz kılındı”  ve “Oruç tutunuz ki, (madden ve manen) sıhhat bulasınız!” hadisi Müslümanlara 1400 yıldır rehber olmuştur.
Kur’an insana şifa, toplumlara şifa, medeniyetlere şifadır. O halde, Kur’an’la şifa bulalım. Yuvalarımızı ve gönüllerimizi Kur’an’la buluşturalım.

Tüm dünyanın iliklerine kadar acziyet içinde olduğu ve “bir derman” aradığı bu dönemde, sonsuz kudret ve mülk sahibi karşısında maddi ve manevi tüm dertlerimize derman taleb etmek için;  bu Ramazanı hakkıyla eda ettiğimizde sonu çifte bayram, çifte mutluluk olacaktır inşallah.
Ramazanın tüm İslam âlemine hayırlara vesile olmasını diliyorum.