Zekeriya Yıldız

Zekeriya Yıldız


NURİ KİLLİGİL’DEN SELÇUK BAYRAKTAR’A

18 Ekim 2020 - 09:35

Nuri (Killigil) Paşa, Türkiye'nin kendi silahını üretmesi gerektiği inancıyla girdiği yolda, yerli savunma sanayinin öncüsü olmuştu.

Nuri Killigil Paşa, 1946’da Sütlüce'ye taşıdığı fabrikasını geliştirerek, Killigil Tabancası olarak bilinen tabancanın yanı sıra matara, gaz maskesi, çelik başlık, 81 milimetre havan, mühimmat, uçak bombası, tahrip kalıpları da üretir. İmal ettiği silah ve mühimmatı, Milli Savunma Bakanlığı'na sattığı gibi, yurt dışına Mısır, Pakistan, Suriye ve en son Filistin’e satmıştı.  Türk ordusunun ateş gücünün artırılmasına büyük bir katkı sağlamıştı Nuri (Killigil) Paşa…

CENAZESİ BİLE KILINMAYAN NURİ KİLLİGİL
Yıl 1949 Cumhurbaşkanı İsmet İnönü başkanlığındaki Bakanlar Kurulu Ankara’da alelacele toplanıp İSRAİL DEVLETİNİN ‘DERHAL’ TANINMASI KARARLAŞTIRIYORDU.

Devlet Arşivleri’nde bulunan belge metninde ise: “İsrail devletinin derhal tanınması; Dışişleri Bakanlığının 24/3/1949 tarihli ve 35970/115 sayılı yazısı üzerine, Bakanlar Kurulunun 24/3/1949 tarihli toplantısında kararlaştırılmıştır.” Altında İsmet İnönü ve Bakanlar Kurulu üyelerinin imzaları bulunan karar metni ile, Türkiye’nin tereddütler yaşadığı İsrail politikası da netleşmiş oluyordu...

Ne gariptir ki,  tamda Bakanlar Kurulu karanının imzalandığı gün İsrail’e karşı mücadele etmekte olan Filistinlilere silah sattığı günlerde Haliç’teki silah ve cephane fabrikasıyla beraber kendisi de havaya uçurulan Nuri Killigil’in ve 27 işçisinin parçalanmış ve kömürleşmiş cesetlerinden ibaret cenazeleri cenaze namazı kılınmadan Edirnekapı Şehitliğinde sessiz sedasız defnedilmişti…(Mustafa Armağan)
Hazin olan diğer husussa, İstanbul Müftülüğü, ceset parçası üzerine cenaze namazı kılınamayacağını bildirmesi idi… (Yeni Sabah, 23 Mart 1949)

Türkiye’nin nefeslenmeye başladığı yıllardı; "Sizlere dargın değilim. Sizin ve diğer zevatın iplerinin hangi efendiler tarafından idare edildiğini biliyorum" diyen Menderes’in idamına da şahit oldu bu millet…

SELÇUK BAYRAKTAR VE SİHA’lar
Necmettin Erbakan ile olan yakın ilişkisi 14 yıl sonra ortaya çıkan ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın damadı Selçuk Bayraktar 1979’da İstanbul doğdu. İTÜ Elektronik ve Haberleşme Mühendisliği bölümünde lisans eğitimi ve ardından dünyada ilk kez İHA'ların uçuş deneyleri, hava-yer robot takımlarının koordinasyonu, uçuş kontrol ve güdüm sistemleri konularında bilimsel yayınlara konu olan çalışmalar gerçekleştirdi. Birçok başarı ve 2006'da MIT Havacılık ve Uzay Mühendisliği bölümünden ikinci yüksek lisans diplomasını alıp 2006 yılında ABD’den Türkiye'ye dönüş yaptı.

2007 yılından bu yana Baykar bünyesinde teknik müdürlük görevini yürüten Selçuk Bayraktar; Baykar bünyesinde geliştirilen İnsansız Hava Aracı Sistemleri'nin mimari ve elektronik donanım ve gömülü yazılım geliştirme vb. konularda çalışmaktadır.

Selçuk Bayraktar, kurucusu olduğu Türkiye Teknoloji Takımı Vakfı'nda Mütevelli Heyeti Başkanı ve hususi pilot lisansına sahiptir. 2007 yılından bu yana Baykar bünyesinde teknik müdürlük görevini yürütüyor.
Baykar’ın öncülüğünde İnsansız hava araçlarındaki konumunu sürekli geliştiren Türkiye, bu alanda dünyanın sayılı ülkelerinden biri. Türkiye’nin yerli ve milli savunma sanayii hamlesinin hiç şüphesiz en kritik dönüm noktalarından biridir insansız hava araçları alanında atılan adımlar.

Gittiği her yerde ‘oyun değiştirici olan SİHA’lar, son 3 yılda 3 ülkenin haritasını değiştirdi.
Suriye ve Libya’da oyun değiştiren SİHA’lar…
Libya’da darbeci Hafter güçlerini püskürten SİHA’lar…
Türkiye’nin ürettiği Bayraktar TB2‘nin başarısının bir kez daha kanıtlandığı yer ise 3. Ülke kardeş Azerbaycan oldu.
"İHA ve SİHA’lar genelde tek kişiyi imha etmek ya da düşmanın arkasındaki bölgeleri fotoğraflamak için kullanılır ancak Türkiye SİHA’ları sürü halinde kullanarak konvansiyonel bir orduyu yendi" (Dr. Ali Hüseyin Baker Orta Doğu uzmanı)

"SİHA'ların böyle kullanıldığını daha önce hiç görmedik" diyen şaşkın bir dünya…
Katar, Tunus ve Ukrayna gibi ülkelere de ihraç edilen Türk İHA ve SİHA’ları...
Gökyüzünde Sancağı elinde tutan Bayraktar, çok öz verili bir şekilde bu Vatana, bu millete hizmet ediyor…

Dünün yanlışlarından ders almak ve Bayraktar gibi şirketlere sahip çıkmak boynumuzun borcudur.

Dün Vecihi Hürkuş, Nuri Demirağ, Osman Nuri Koçtürk, “Nuri Killigil”, neyse bugün Selçuk Bayraktar da odur.

ASELSAN daki şehit edilenleri unutmak mümkün değildir!..
Siyonistler Türkiye'nin teknolojik açıdan her adımını an ve an takip ediyor. Selçuk Bayraktar Kesinlikle iyi bir şekilde korunmalıdır!..

Türkiye’nin düşmanları bellidir. “Türkiye, eski Türkiye değil. Artık yeni Türkiye var” diyorsak; öncelikle dostumuzu ve düşmanımızı doğru tanımalıyız.

Zalimlerin zulüm taktikleri hep aynıdır. Dün Nemrut ya da Firavun ne yapıyor, hangi yolları takip ediyorsa; bugün de Türkiye düşmanları aynı şeyleri yapıyor…

 “Türkiye düşmanları,  şunu iyi bilin ki: Burası Anadolu, burası vatan.  
Burada tek geçer akçe, Allah’a iman”!..
Nefretinizde boğulun Türkiye düşmanları… Vesselam.