Zekeriya Yıldız

Zekeriya Yıldız


“MUSHAFA BAK DA, GÖR, FAKAT SENDE O GÖZ NERDE?”…

26 Eylül 2020 - 17:15

İyi huy, doğruyu yanlıştan ayırma özeni, gerçeği belirleme iradesi, adalet hükmünün yüceltilmesi, utanma kabiliyeti, yalan söylememe gibi tanımları vardır ‘AHLAK’ın.
Ahlak yaklaşık 5000 yıl önce Sümer, Babil, Elam tarihlerinde ülkenin temel yönetim ilkesi idi.  Farabi bin yıl önce, ülkeleri erdemli-erdemsiz olarak ikiye ayırmakta ve “hayr ve iyiliklerin bir arada yaşandığı ülke, erdemli ülkedir” der.  Rehberimiz(sav)’in “Ben güzel ahlakı tamamlamak için gönderildim” uyarısı!..

Tarih boyunca insan topluluğunun olduğu her yerde bazen yazılı, bazen gelenek halinde uygulama alanı bulan ahlaki normlar, geçmişte olduğu gibi bugün de yozlaşan değerler olarak karşımızda…
Tarih ve politika biliminin kurucusu sayılan İtalyan Makyavel (1469 – 1527) ile başlayan; “Amaca ulaşmak için her araç yasal ve ahlakidir…” der. Gayeye ulaşmak için her türlü çareyi mubah saymak şeklinde tezahür eden yozlaşma, toplumda büyük bir tahribata (ahlaki yozlaşmaya) ve sosyal çözülme tehlikelerinin artmasına neden oluyor.  
Dün ibn-i Selül'lerle, Muaviye'lerle, Yezid'lerle olanlar… Bugün Makyavel"in bile kemiklerini sızlatan siyasilerimiz, idarecilerimiz var...

Suya sabuna dokunma…
Toplumlardaki adaletsizliklere, ahlaksızlıklara ses çıkarmamak, suya sabuna dokunmamak türünde davranış biçimlerinde bulunanlar sağımızda, solumuzda, önümüzde, burnumuzun dibinde… Günümüzde insanlar haksızlıklara karşı çıkmak yerine susmayı, çekimser kalmayı yeğleyen bir güruh olmayı tercih etmekte. Bu yanlış tercihlerin yol açacağı zararlar ve getireceği sıkıntılar sadece hatayı yapanların değil, toplumun tamamını etkiler, virüs en yakınına kardeşim!..

Bir şehirde iş bilenin, kılıç kuşananın mantığı egemense; köşeyi bir nefeste dönenleri kınamak yerine, bilinçaltında hayranlık varsa; namuslular sümüklü muamelesi görüyorsa,  sahtekâr, kurnaz, yalancı daha çok itibarlı ise; bunlarla ‘hayr’da yol almak mümkün değildir!..

Siyaset ahlakı, insanların siyasette nasıl davranacağının bilgisini sunar. Ahlak olmadan siyaset kurumunu yaşatmak mümkün değildir. “Güzel ahlak” kurallarına uyan siyasete, siyasetçiye, iyi siyaset, iyi siyasetçi, “güzel ahlak” kurallarına uymayan siyasete, siyasetçiye de kötü ve çirkin siyaset ve siyasetçi denir. Bu beş bin yıl önce böyle idi, bu gün de, yarın da böyle!..

Bir düşün
Şimdi bir düşünün Peygamber Efendimizin ashabım dediği topluluğun içinde münafıklar olacak, bunlarla alakalı ayeti kerimeler inecek, adlarıyla isimlenen sureler nazil olacak ve yaratılmışların en hayırlısı bunu görerek ümmetinin hidayeti için bu münafıkları ümmetine örnek gösterecek!.. Ne diyelim, “kişi sevdiği ile beraberdir”. Tabi ki bazıları da ahirette sevdikleri ile beraber olabilmeleri için ahretin tarlası olan dünyada ibn-i Selül'lerle, Muaviye'lerle, Yezid'lerle beraber olmaları ilahi adalet değil mi?..

Mevlana ne güzel söylemiş..!  
Mevlânâ insanın eğitimle ahlâkî güzellikleri kazanabileceği görüşündedir. Bu eğitimin temel kaynağı ise Mevlânâ’ya göre bu dini merkezli bir eğitimle mümkündür: “Bütün Kur’an, nefsin kötülüklerini anlatmadadır. Mushafa bak da, gör, fakat sende o göz nerde?” demiş Mesnevi’sinde.

Rabbim, bize ve kardeşlerimize, kendi rızası doğrultusunda yaşamayı nasip etsin ve bu yolda bizi muvaffak kılsın!..  Amin.