Zekeriya Yıldız

Zekeriya Yıldız


Mekke'ye Huzur ve Merhamet Getiren Fethin 1391. Yıl Dönümü

10 Ocak 2021 - 18:55


Mekke, İslam peygamberi Hz. Muhammed’in doğduğu ve büyüdüğü şehirdir.

Cahiliye devrinin sona ermesi ve İslam’ın yayılması açısından büyük önem taşıyan Mekke'nin fethinin üzerinden 1391 yıl geçti...


“Sana döneceğim ey Mekke!” diyerek, dünyaya geldiği topraklardan hicret eden Efendimiz s.a.v. yine bir ocak ayında (11 Ocak 630) hasret beldesinde…

Bundan 1391 yıl önce, “Gücün merhametle taçlandığı zafer”; Mekke’nin Fethi gerçekleşir. Hicri tarihi miladi tarihe çevirince fetih 1 Ocak’ta Hz. Peygamber Medine’den yola çıkar ve 11 Ocak 630’da Mekke’ye ulaşılır.

Mekke’nin Fethi İslamiyet'in yayılması ve cahiliye devrinin sona ermesi açısından büyük bir öneme sahiptir.

Mekke’nin Fethinde; bir şehri fethetmekten öte gönüllerin fethinde yüce peygamberimiz ne kadar adil, ne kadar hakkaniyetli ve ne kadar merhametli bir lider, bir idareci, bir yönetici olduğunu görüyoruz…
Mekke’nin Fethinde, ordusuna verdiği "Size karşı konulmadıkça, saldırılmadıkça, hiç kimseyle çarpışmaya girmeyeceksiniz, hiç kimseyi öldürmeyeceksiniz" kutlu emriyle bir şehre huzuru, şefkati, merhameti nasıl hâkim kıldığını görüyoruz… Her Müslüman bu olayı iyi okuması, iyi anlaması ve dersler çıkarması kaçınılmazdır.


Mekke ne halde?
Peygamber Efendimiz'e (s.a.v.) ilk vahyin geldiği mağaranın bulunduğu Hira Dağı'ndan bugün Mekke’ye bakıldığında, o kutsal mekanın çevresi gökdelenlerle kaplı. İbrahim Karagül’ün yazdığı gibi; “Las Vegas a benzemiş” O kutlu şehir…

Ve dahası, Osmanlı’dan kalma ne kadar yapı varsa yıkıldı, yok edildi…
Emanetin hakkı verilmedi, aldı Yüce Allah…

Mekke ve Medine şehirleri ve diğer mübarek ve mukaddes yerler hiç kimsenin babasının tapulu malı değildir. Onlar birer Emanetullahtır. Allah c.c emaneti dilediğine verir, dilediği zaman da geri alır...

Yeryüzünün ilk mabedi Kâbe…
Nuh tufanında yıkılan ve Allah'tan gelen vahiyle Kabe'nin temellerini bulan Hz. İbrahim, oğlu İsmail ile birlikte yeryüzünün ilk mabedi, Allah’ın evi olan Kâbe’yi tekrar inşa etti. Oğlu ile birlikte ilk hac farizasını yerine getirdi ve insanlar hac yapmayı onlardan öğrendi.

Yeryüzünün ilk mabedi “temeli nurdan atılan” Allah’ın evi Kâbe…
Mekke’de İsmail’ine su bulmak isteyen aziz bir annenin Safa ile Merve tepeleri arasında koşuşunun ayak sesleri var orada…
Orada İbrahim’in, İsmail’in aziz hatıraları var…
Orası Allah için kıyama duranların, secde edenlerin, rükû yapanların kıblesi…
İbrahim’i sevenlere, İsmail’i sevenlere selâm olsun…
İsmail’i kendine örnek alıpta Allah’a itaati her şeyin üstünde tutan yüreklere selâm olsun...
Alemlerin Efendisi Hz. Muhammed (sav)’e,  dünya durdukça salat ve selâm olsun…

Müslümanlık sözde mi?..
Müslümanlık sadece zahirle olmuyor... Zahirin yanında batın da gerekli…
Yüce Peygambere bakalım:
Ne kadar mütevazı, alçakgönüllü yaşamış.
Bütün ömrü boyunca buğday ekmeğiyle etin ikisini bir arada doyasıya yememiş. Bazen yattığında altındaki hasırın izleri mübarek vücudunda görülürmüş.

Örnek aldıklarını söyleyen bugünün dindarlarına bakınız…
Arada ne korkunç uçurumlar var…


Rabbim bizlere ve tüm idarecilerimize aynı adalet ve merhamet duygusu ile çalışma gücü nasip eylesin.
Mekke’nin Fethinin 1391. Yıl dönümünü candan kutluyor, son kale ülkemiz ve İslam coğrafyası başta olmak üzere bütün dünyada sağlık, huzur ve adaletin daim olmasını diliyorum.
Selam ve dua…