Zekeriya Yıldız

Zekeriya Yıldız


Korona Yeni Bir Dönemin Miladı!

28 Mart 2020 - 01:00

Dünya geneline yayılan ve tüm kıtalarda görünen korona salgını dil, din, millet, kral, kraliçe, bakan, başkan tanımıyor.
Maddileşen/haz dünyasını, önüne katıp kovalayan küçücük virüs askerinin zaferi hakikaten mucizevi!
Evet, korona bir mareşalden daha celalli haşmetiyle tüm coğrafyaları teftiş ediyor. Kral- kraliçeler, kudretli bilinen devlet idarecileri ve tüm şöhretliler, endişe,  korku ve tedirginlik içinde, kapılarının arkasında gelecek haberlerle esas duruştalar.
Karun’lar, firavunlar, nemrutlar, deccallar ve bunları takip edenlerin içine düştükleri dehşetin resim ve haberleri, koronanın saltanatını her gün yeniden, yeniden gözler önüne seriyor.
Öyle zannediyorum ki, korona ile yepyeni bir çağa, bir döneme gireceğiz;  “korona öncesi ve korona sonrası” diye.
 
Hiçbir şey korona öncesi gibi olmayacak!
Artık hiçbir şey korona öncesi gibi olmayacak. Tarihçiler; siyasetten, bilimden, teknolojiden, Mekke’den, Medine’den, camiden ve cemaatten bahsedilirken, “korona ve sonrası diye zamana bir sınır çizilecek.
Tüm bilgilerin, medeniyet ve sosyal hayatların, siyasi kararların, inanç ve görüşlerin tepeden tırnağa yeniden sorgulanacağı bir çağa giriyoruz.
Mutaassıp geçinen “secdesizlerin” korona mucizesi karşısında secdeye gideceği şu zaman diliminde; enaniyetin / kibrin zirvesinden inmeyenlerin endişe, hatta korkudan kendilerini karantinalara / kapı arkalarına hapsetmeye başladığı önemli bir zaman diliminden bahsediyoruz.
O kocaman (zalim)  devletlerin teknolojileri, savaşları ve silahlarıyla başaramadıkları değişimi gözlerimizle açık seçik korona ile seyrediyoruz.
Irkçı Batı insanının, doğu insanı üzerinde denediği hegemonyalar,  kartona dönüşerek tutuşacakları günlerden bahsetmek artık çok uzak değil.
Bir virüsün, 7. 5 milyar insanı endişe ve korku içinde böyle teslim alıp evlere hapsedeceğini önceden kim hayal edebilirdi?
Korona insan nefsinin zaaflarına öyle darbeler indiriyor ki; hedeflediği fıtri zemine kadar gideceğe benziyor.
 
Korona kıyamet!..
Dünya televizyonları günün her saatinde nakledilen garip sahneler karşısında İslam kültürü içerisinde büyüyen bizler, dünyanın sonu, kıyamet alametleri ve güneşin batıdan doğması hakkında bilinenler ister istemez hatırlanıyor:
“O gün kişi kardeşinden, anasından, babasından, eşinden ve oğullarından kaçar.”
“O gün dostun dosta hiçbir faydası olmaz. Kendilerine yardım da edilmez”.
Abese ve Duhan Sureleri, bugünkü çaresizliğin tercümanı sanki.
Kabe’nin kapatılmasına, Umre’nin askıya alınmasına, Müslüman ülkelerde Cuma namazı, vakit namazlarının yasaklanmasına ve Papa’nın kiliseleri dua için bile olsa kapalı tutmasına tanık oluyoruz...
Koronavirüsün yayılması, genel bir şekilde İslam toplumunda bir vicdan muhasebesine yol açtığı aşikar, Batı’da İtalya Başbakanı, “çare göklerde” çaresizliği; Batının geldiği son noktanın özeti...
Korona sonrası dinlerin yükselişini, inancın güçlenişini göreceğiz…
Modern dünyanın "doğruları" çöküyor!
Hayatı algılama biçimi hepten değişiyor!
21. yüzyılı planlayanlar aptallaşıyor!
“Manevi yükseliş çağı” başlıyor!..    

Selam ve dua ile…