Zekeriya Yıldız

Zekeriya Yıldız


"İSTİKLÂL MARŞI" 99 YAŞINDA

12 Mart 2020 - 09:36

1921’de bir yarışması düzenlenir. Yarışmaya toplam 724 şiir katılır.
“Milletin başarılarının para ile övülemeyeceğini” düşündüğü için yarışmaya katılmaz Akif.
Bakanlık Mehmet Akif’ siz yarışmaya katılan şiirleri inceler, fakat içlerinden İstiklâl Marşı olabilecek bir eser bulunamaz.

Akif yarışmaya ödül almamak şartıyla katılır.
5 Şubat 1921 tarihli davet mektubundan sonra yarışmaya katılmama fikrini “ödül almamak” şartıyla değiştirir Akif. Ankara’da Taceddin Dergahı’ndaki odasında, şiiri kaleme alır ve bakanlığa teslim eder.
Akif'in şiirinin kabulü
 12 Mart 1921’de Mehmet Akif’in şiiri, Meclis kürsüsünde
okunur. Şiir okunduğunda, milletvekilleri büyük bir heyecana kapılır ve diğer şiirlerin okunmasına dahi gerek görülmez.
İstiklâl Marşı’nın Türk Milletinin eseri olduğunu beyan eder ve 500 liralık ödülü almaz, bağışlar Akif.

Allah bir daha yazdırmasın...
Akif, ölümünden kısa bir süre önce hasta yatağında ziyaret edenlerden birisi, İstiklâl Marşı’nın değiştirilip, değiştirilemeyeceği konusunu açar.  Hasta Akif heyecanla doğrulup; “Meclis’te kabul edildiği gün herkesin ayakta dinlediği İstiklal Marşı’nı değiştirmeye kimsenin gücü yetmeyecek. O marş, o günlerin kıymetli bir hatırasıdır. O şiir bir daha yazılmaz. Onu kimse yazamaz. Onu ben de yazamam. Onu yazmak için o günleri yaşamak lazım. O şiir artık benim değildir. O, milletin malıdır. Benim millete karşı en kıymetli hediyem budur. Allah bir daha bu millete bir İstiklal Marşı yazdırmasın!" der.

"Asım'ın nesli"
Mehmet Akif: Zulme karşı mazlumu koruyan, haksızlığa göz yummayan, her şeye rağmen ümidini kaybetmeyen, iman ve istiklal aşkıyla yanan, vatanını, milletini, bayrağını, ezanını seven ve baş tacı eden bir nesil isterdi "Asım'ın Nesli" ile.

“Korkma, sönmez bu şafaklarda yüzen al sancak;…”

Sönmedi bu al sancak yıllardır ve ebediyen de sönmeyecek…

“Allah bir daha bu millete bir İstiklal Marşı yazdırmasın!"

Selam ve dua ile…