Zekeriya Yıldız

Zekeriya Yıldız


ESNAFLIK ÜZERİNE

01 Kasım 2020 - 22:03

Günlük hayatımızda hep esnaflarla iç içe bir şekilde iletişim halindeyiz ve onlardan asla vazgeçemeyiz. Bu mümkün değildir ve ihtiyacımız olan her şey için başvuru noktalarımızdan biri, mutlaka her hangi bir esnaftır. Küçük bir mahalle bakkalı, mobilyacı, fırıncı, manav, nalbur, kasap, sarraf gibi.

Esnaflığın, ülkemizde öncelikle dürüstlük ve doğruluk ilkelerinden gelen tarihi bir geçmişi ve özelliği vardır. Eskiden esnaf topluluğun bir töresi olurdu ve bu işlerde gözetilecek kimi yollar söz konusuydu. Hemen her sanat kolunun bir piri bulunurdu. Bu geleneğe göre Hazreti Adem (as) çiftçilerin piridir; çünkü ilk kez tarla sürmeyi, ekin ekmeyi ve topraktan yararlanmayı düşünen odur. İdris Peygamber terzilerin, Davut Peygamber dokumacıların, Yunus Peygamber balıkçıların, İsmail Peygamber avcıların piri ve Peygamberimiz Hazreti Muhammed (sav) ise tüccarların piri olarak kabul edilirdi.

KISADAN HİSSE
Nasreddin Hoca, eşeğini mahkeme kapısına yakın bir yere bağlayıp pazara alışverişe gitmiş. O sırada kadı, hilekâr bir satıcıyı yargılamış, Merkebe ters bindirerek şehirde dolaştırılma cezası vermiş. Suçluyu, kapının yakınındaki Hoca'nın eşeğine bindirip gezdirmeye başlamışlar. Hoca çarşı içinde mübaşirin gezdirdiği suçlu adamı görmüş, ses çıkarmamış. Mübaşir eşeği aldığı yere götürüp, aynı şekilde bağlamış.
Birkaç saat sonra Hoca ellerinde paketleri ile eşeğinin yanına doğru giderken, birde bakmış ki aynı suçluyu bir daha eşeğine ters bindirmek üzereyken, bu sefer hoca müdahale etmiş.
Suçluya dönüp yüksekçe sesle : "Ya hilekâr esnaflıktan vaz geç, ya da yanında bir eşek getir" demiş. O dönemde yalancı, sahtekâr kişilere böyle ceza verilirmiş, halk tanısın bir daha ondan alışveriş yapmasın diye.
Bir an düşündüm de; o dönemde uygulanan ceza günümüzde de uygulansa herhalde çarşı eşekten geçilmezdi…

OLAY MEŞHURDUR
Resulüllah (sav) pazarda, muhtemelen denetlemek için gezerken bir buğday çuvalı görür. Elini içine sokar ve içinin ıslak olduğunu fark eder. Satıcıya nedenini sorar. Satıcı, efendim yağmur yağdı ıslandı der. “Peki, ıslak kısmını üste koysaydın da alıcılar fark ederek alsalardı ya”, buyurur. Arkasından şu sözünü söyler: “Bizi aldatan bizden değildir”.  Bu hadisi şerifi yorumlayanlar derler ki, “bizi aldatan bizden değildir” ifadesi için: “Bizim gibi değildir, ahlakı mümin ahlakı değildir, tam bir mümin değildir...” denir.

Başka bir hadiste ise;  ‘’Malını, yemin ederek beğendirene kıyamette merhamet edilmeyecektir” (Müslim) diye buyrulmuştur.

Bir esnafın ticaretinde kesinlikle ilk kayda alması gereken şey helal kazançtır ki, bu da doğruluk ve güzel ahlaktan gelir.  

Maalesef, günümüzde demir tartması bile sakıncalı olan sarraflar var!..
Oysa “ahlâkın sınandığı yer çarşılardır”!
Selam ve muhabbetlerimle…