Zekeriya Yıldız

Zekeriya Yıldız


DOĞRUYA DOĞRU YANLIŞA YANLIŞ DEMEK

03 Temmuz 2021 - 11:28

Yanlışın da, doğrunun da tarifi yüce kitabımızda açıkça çerçevesi çizilmiştir. Bu kavramların tarifini keyfimize, menfaatimize göre değiştirebileceğimiz, yoğurarak istediğimiz şekli verebileceğimiz, istediğimiz gibi sulandıracağımız, kendimize doğru yontabileceğimiz şeyler değildir. Yanlış ve doğru, ilahi kelamda tarifini bulduğu, şartlara bakmaksızın sadık kalmamız gereken iki asli mefhumdur.
Doğrunun içine yanlış katmaktan, yanlışın içinde doğru aramaktan,  her inanmış kişinin Allah’a sığınması gerekir…
Mademki biz Müslümanlar dosdoğru olana inandık; o vakit, imtihanımız da dosdoğru olmaya gayret etmektir. Yegâne ve nihai maksadımız bu olmalıdır. Maksadımızı hiçe sayarsak, Allah muhafaza…

DUYARLI OLMAK
Dosdoğru olmak; duyarlı olmayı da zorunlu kılar; “… dilsiz şeytan…”  durumuna düşmemek için. Duyarlı olmak ve tepki göstermek sadece kötü olaylar ve haksızlıklar karşısında değil, iyi olaylar ve davranışlar karşısında da olmalıdır.  Kötü durum ve olaylar karşısında tepki göstermek, bunları tasvip etmediğimizi, şiddetle kınadığımızı belirtmek, bu gibi yanlışlıkların tekerrür etmesine pirim vermediğimizin beyanıdır.
Öncelikle yanlışa yanlış demek birilerini rahatsız etse de veya uyarılarımız karşımızdakileri hiddetlendirse de bu inancımızın gereğidir…
Eleştirmek; uyarmak ya da hataları açığa çıkartmaktır…  Nefret etmek veya nefret duygusu yaymak değildir…
Eleştirmek yapılan yanlışın düzeltilmesi için yapılmış bir uyarı olarak tanımlanmalıdır…
İnsanoğlu hata yapmaz demiyorum. .Herkes hata yapar. Sağduyu sahibi, tarafsız insanların önceliği her zaman doğruya doğru yanlışa yanlış demesidir… Bu bir ilkedir, bir ilke olmalıdır…
İnsanlar menfaati için yanlışları görmezden gelir, duymazdan gelir ve bu konular hakkında konuşmak istemezler,  susarlar… Bu zihniyetteki insanlar zanneder ki susunca menfaati ömür boyu devam edecek. Bu çıkarcı zihniyeti daimi olacak diye hayal ederler.  Fakat gerçekte yanılıyorlardır. Bunu akıllarına hiç getirmezler,  düşünmek bile istemezler… Onlar şunu bilmezler: Doğru her zaman yanlışa karşı üstün gelmiştir er ya da geç.
Cahil ya da menfaatçi kişiler;  biat ettiği veya ıhcısı olduğu yanlış söz söyleyen veya yanlış yapan kimseler için,  “ben neyim ki ona bir şey bir söz diyeyim veya ona bir söz söylemek haddim değildir”. Yada “beni ilgilendirmez bana ne” veya “aslında onun dediklerine katılmıyorum” veya “o ne diyorsa beni hiç ilgilendirmez, bana ne” diyerek ses çıkarmamak sorumluluktan kaçmaktır…

Yanlıştan sıyrılmaya uğraşmayan insanlar kendilerini tarihin çöplüğünde yapa yalnız bulacaklardır... İşin en kötüsü ise;  ”…dilsiz şeytan…” olarak…


Ey nefis taşıyan dostlar: Doğruya doğru, yanlışa yanlış demeyi ilke edinmenizi temenni eder,  ömrünüzün sonuna kadar DOĞRULARLA dolu bir hayat sürmenizi dilerim yüce Rabbimden…
Allah (cc) sadece yanlışından pişmanlık duyanların, nihai manada doğruluğunu şaşmaz doğrudan alanların yardımcısıdır. Selam ve dua ile…