Zekeriya Yıldız

Zekeriya Yıldız


Bu kadim topraklarda bu kadar hain nasıl yetişti?

19 Ocak 2020 - 20:31

Günümüz Türkiye'sinde, politikacılar başta olmak üzere, kimi kamu yöneticileri, iş adamları, gazeteciler, akademisyenler, sanatçılar ve aydınlar arasında, yoğun bir yozlaşma yaşanmaktadır. Ülkenin çıkarları yönünde değil de, ilişki içinde oldukları küresel şeytani merkezlerinin istekleri yönünde sayıları az da olsa bu insanların etkileri yükseldikçe yükseliyor…

Hainlik ve ihanet üreten toplum mu olduk?

Son günlerde Milletvekilleri, İl Başkanı, Belediye Başkanı ve sanatçı Kadir İnanır da; tiyatro oyunları ile hainleri kucaklayarak meydan okuyorlar…
Birde FETÖ, PKK, IŞİD gibi vatansız olan örgütler, küçük yaştan itibaren milli duygular; vatan aşkı, millet kavramı, ülke bilinci özellikle öğretilmedi. Onlar için ideolojileri ezan, bayrak, vatan, ülke, millet kavramlarından önce gelir.
Bu kör ideolojilerin vatanları yok. Ezan, Bayrak, toprak, millet, ülke gibi kavramların duygusal bir karşılığı yoktur onlarda.
Başka türlü elde edemeyeceği bir makamı, bir serveti ancak ihanet ederek elde edeceğini düşünen bunlar, bunu tereddüt etmeden yaptılar ve de halen yapıyorlar. Bunu 15 Temmuz’da hep birlikte yaşadık.

Ayrıca ülkesini Avrupa'da ülke ülke dolaşarak kötüleyen gazeteci, siyasetçi, örgüt mensubu insanlar; sorsanız ülkelerine ihanet etmediklerini söylerler. Oysa iktidara karşı olmakla, devlete karşı olmak birbirine karışmış zihinlerinde bu hainlerin…

Tüm ülke insanını, çocukları ile kucaklayarak, manevi ve milli birliği kurmalıyız. Geniş gönüllü, hoşgörülü bir milli seferberlik başlatmalıyız. Dostu çoğaltmalı, düşmanı azaltmalıyız.
Çünkü: Fokur fokur kaynayan coğrafyamız, bizi bekliyor… Ülke sınırlarımız sadece Türkiye’yi kapsamıyor. Bizim çok daha büyük bir sınırımız var. Hırvatistan’dan Hazar Denizi’ne, Güney Afrika’dan,  Filistin’e, oradan da Kırım’a kadar olan mazlum bir coğrafya bizi bekliyor. Aslında biz Müslümanlar olarak tüm dünya insanlarından sorumluyuz!

Bir “şey” var; başka toplumlarda olmayan bir şey var biz Anadolu insanında.
O yüzden Türkiye ruhsuz dünyanın ruhu, mazlumların umududur.

Son kale Türkiye,  mazlum dünya bizi bekliyor…
Selam ve dua…