Zekeriya Yıldız

Zekeriya Yıldız


ALLAH (CC) ÜLKEMİZİ FELAKETLERDEN VE AFETLERDEN KORUSUN!

27 Ocak 2020 - 16:21

Geçen hafta ülkemiz depremlerle sarsıldı. Önce Manisa'nın Akhisar/ Kırkağaç bölgesinde 5.6’lık, Cuma günü akşam ise ülkenin doğu yarısı 6.8’lik daha büyük bir depremle sarsıldı.
Devlet millet el ele
Deprem sonrası tam bir dayanışma örneği gösterildi. Devlet deprem bölgesine Hızır gibi yetişti, millet ise depremzedelere maddi-manevi destek için seferber oldu.
Depremin duyulduğu saat 20.55'ten bir dakika sonra Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a depremle ilgili bilgi verdiğini aktaran İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum ve Sağlık Bakanı Fahrettin Koca ve yardım ekiplerinin Elazığ Sivrice’de deprem yerinde olmaları…
Aynı gün Cumhurbaşkanı Erdoğan deprem bölgesinde, vatandaşlarını kucaklıyor, depremde hayatını kaybeden Ayşe Civelek ve 10 yaşındaki oğlu Salih Civelek'in cenaze törenine katılıyor, yaralıları ziyaret ediyor ve taziye dileklerinde bulunuyor… …

99 depremini hatırlayın?..
1999 depreminde devlet neredeyse 10 gün boyunca “yokları oynaması”…
Gelen yardımlarla memur maaşı ödenmeye çalışılması…
Çünkü ortada ne devlet vardı ne de bir güç. O tarihte memlekette neredeyse hiçbir şey yönetilemiyordu…

Nereden nereye...
Manisa- Akhisar, Elâzığ ve Malatya’da yaşanan depremde “devlete sahip bir millet” olmanın ne denli önemli olduğunu ülke olarak yaşadık. Daha depremin ilk anında, hem devletin ilgili kurumları hem de millet meseleye el koyarak insanüstü bir süratle organize oldular. Depremin 40. Dakikasında “drone” lerle depremin ilk görüntüleri alındı, 2 saat geçmemişken insanların geceleyebileceği mekânlar belirlendi, camiler, havalimanı, spor salonları, okulların tamamı milletin hizmetine açıldı. Kızılay hemen Erzurum’dan 5.000 kapasiteli mutfağını yola çıkardı. TCDD perondaki trenleri çalıştırıp ısıttı. Malatya ve Elazığ’da yerel yönetimler çok çabuk mobilize oldular.
Türkiye’nin 81 ilinden yardımlar tabiri caizse yıldırım hızıyla yola çıktı. Sadece kurumların ve yerel yönetimlerin yaptıkları yardımlardan söz etmiyorum. Bingöl’den arabasının bagajına battaniye yükleyip yola çıkandan mı, “depremzede aileleri evimde ağırlarım” diyenden mi, arama kurtarma çalışmaları için İzmir’den, İstanbul’dan, Kayseri’den yola düşenden mi bahsedeyim?
Bu Depremde bütün Türkiye seferber oldu. Her konuda anında kutuplaşan toplum, bir anda bütünleşti depremle birlikte!
İlgili bakanlarımız anında deprem mahalline damladılar ve hep birlikte birer açıklama yaptılar. Diyanet İşleri Başkanımız Ali Erbaş Hoca, bütün camilerin gece boyunca açık olacağını açıkladı. Deprem bölgesinin camileri, okulları, devlet kurumları, yurtlar depremde gece boyunca bir yer arayan insanlara kapılarını açtı...
Yardımlaşma, dayanışma ve kardeşlik konusunda göz yaşartıcı anlar yaşandı bu depremde.
Bu millet, deprem gecesinde Akhisar’daydı,  Karadut’taydı,  Elazığ’daydı, Malatya’daydı, faciayı yaşayan her yerde.
Ve özet olarak: Devlet orada, millet de orada. Demek ki her şey olması gerektiği gibi…
Her zaman böyle bir ve beraber olacağımız günleri görebilecek miyiz acaba?

Deprem sonrasında başarılıyız da… Ya Deprem Öncesi?
Depremde 36 insanımızı kaybettik.  Enkazdan altından 45 kişi sağ kurtarıldı, 1607 kişinin ise yaralandığı açıklandı.
“Deprem sonrasında başarılıyız da, önesin de de başarılı olmamız için;  betonarme görünümlü çürük binaların tespiti yapılıp, acil olarak kentsel dönüşümle yenilenmelidir.
"İhmal edilmemelidir!
İnsan hayatından daha değerli ikinci bir değer yoktur!
Depremde vefat eden kardeşlerimize rahmet, yaralı olanlara acil şifalar diliyorum.

ALLAH (CC) ÜLKEMİZİ FELAKETLERDEN VE AFETLERDEN KORUSUN!
Selam ve dua ile…