Zekeriya Yıldız

Zekeriya Yıldız


AHLÂK AHLÂK AHLÂK

13 Mart 2021 - 22:18

Çinliler, düşmanlarından emin; huzur içinde yaşamaya karar verdiklerinde büyük Çin Seddi’ni inşa ettiler. Yüksekliğinden dolayı hiç kimsenin aşamayacağını zannettiler. Fakat inşasını takip eden 100 yılda üç misli daha fazla işgale uğradılar. Düşman askerleri, hiçbir zaman duvara tırmanma ya da seddi yıkma ihtiyaçları olmadı. Çünkü her zaman muhafızlara rüşvet verip kapılardan içeri rahatlıkla girdiler…
Çinliler, yüksek duvarlar inşa etmelerine rağmen, kapı muhafızlarının karakterini/ ahlakını inşa edememişlerdi.
 
“Eğer bir milleti tahrip etmek istiyorsanız; Aile yapısını, eğitim sistemini, tarihini, inancını, rol modellerini ve referanslarını, ahlaki değerlerini küçümseyin, alçaltın...” Bunları yapan zevata göz yummakta aynıdır.

Demek ki, insan karakterini/ahlakını(güzel ahlak) inşa etmek farklı ve çok önemli...
İnsan ahlakı her şeyin inşasından önce gelir…
Yeni neslin bugünkü ihtiyacı işte tam da budur!
Ahlak, ahlak...; “Ahlak-ı Nebi”…
İlle de ahlak…
Herkese ahlak, herkesçe ahlak… Bireysel ahlak… Toplumsal ahlak…
Ahlakçılık değil ahlaklılık…

Ahlak sükut etmiş; İnsaf kurumuş, vicdanlar kapkara olmuş… Ve tehlikenin de en büyüğü bu olmuş. Hedefi ise toplumsal, milli ve bireysel ahlaktır.
Ahlaki çöküş kamusal çöküşü de getirir…
Devletin zayıflamasını doğurur.. Toplumsal çürümeyi hızlandırır...
Ahlaki değerler, yalnız bireyler için değil, toplumun bütün katmanları için gereklidir.
 
Yazımı malum bir hikâye ile sonlandırıyorum;

 Ateş Su ve Ahlak arkadaş olmuşlar. Bir gün ormanda gezintiye çıkmışlar. Orman çok büyük ve korkulu bir yer olduğu için içlerine de bir korku düşmüş. Kendi aralarında bu korkudan dolayı kaybolursak nasıl buluşuruz diye bir konuşma geçmiş. Ateş ve Ahlak Suya sormuşlar; “kaybolursak seni nerde buluruz”?
Su demiş ki; “Nerde bir şırıltı varsa ben oradayım”. Ateşe sormuşlar, oda şu cevabı vermiş..
“Bir duman görürseniz bilin ki, ben orada olurum”. Sıra gelmiş Ahlaka,
Ahlakın cevabı ise manidar; “Sakın ha beni kaybetmeyin, bir kaybederseniz asla beni bir daha bulamazsınız”. 

...  "Dindarlığın ruhu ahlaktır:  Yalan söyleyenin, çalanın, öldürenin dindarlığı dindarlık mıdır? Dindarlığın ruhu olan ahlak yoksa, o dindarlığın ruhsuz bedenden ne farkı kalır?"

Ahlâk, Ahlâh, Ahlâk…