Zekeriya Yıldız

Zekeriya Yıldız


8 MART DÜNYA KADINLAR GÜNÜ KUTLU OLSUN!

08 Mart 2020 - 02:28

8 Mart’ın hikâyesi
8 Mart 1857 yılında Newyork’ta bir fabrikasında çıkan yangında çoğu kadın l29 kişi yanmıştı. 1910 yılında Kopenhag’da toplanan Uluslararası Kadınlar Konferansı’nda fabrikasında kadınların diri diri yandığı, hatta bir iddiaya göre yakıldığı 8 Mart, Dünya Kadınlar Günü ilan edilmiş.
Güya o gün yapılacak faaliyetlerle kadınların lehine ilerleme olacaktı. Ama beklenen ilerleme olmamış, kadın özellikle Hıristiyan ülkelerde horlanmış, şiddete maruz kalmış veya istismar edilmiş, şerefini kaybettirecek işlerde çalıştırılmıştır.

Batıda kadına şiddet, ekonomik ve sosyal sınır tanımamış.
Kadınların büyük bölümü, hangi gelir grubu, yaş ve eğitim seviyesinden olursa olsun kadın şiddetine maruz kalıyor. Bu oranın dünya genelinde yüzde 35 olduğu ifade ediliyor.
Kadına şiddetin önüne geçilememesinin gelecek nesillere faturasının da ağır olacağı muhakkaktır. Çok sayıda araştırma, şiddetle büyüyen çocukların gelecekte şiddetin kurbanı ya da failleri olma ihtimalinin yüksek olacağını haber veriyor!
Birleşmiş Milletler’in (UN Women) göre, dünya çapında cinsel şiddetin neredeyse yüzde 50'sinin, 15 yaşından küçük genç kızları hedef aldığı, 64 milyondan fazla "çocuk gelin" olduğu ifade ediliyor.
Avrupa'da kadına eşi tarafından uygulanan şiddet Danimarka, Fransa ve İsveç'te yükselişte…
ABD'de de devlet okullarında cinsel tacize uğrayan 12 ila 16 yaşlarındaki genç kızların oranının yüzde 83 olduğu yazılıyor.

Ülkemizde kadına şiddet
Türkiye'de kadınların yüzde 38'i şiddete maruz kalıyor; 2018'de öldürülen kadın sayısı 440…
Resmi olmayan verilere göre, kadına şiddeti önleme yasasının meclisten geçtiği 2012'den bu yana öldürülen kadın sayısı ikiye katlandı.
"Türkiye İstanbul Sözleşmesi'ni uygulamada başarısız"
Türkiye, 2011 tarihli cinsiyet eşitliğini sağlama ve kadına karşı şiddetin önlenmesinde yol gösterici “İstanbul Sözleşmesi'nin ilk imzacısı”.
Hükümet, 2018 yılında şiddete başvuran kişileri etiketlemek ve kadınların polise haber vermesini kolaylaştırmak üzere akıllı telefon uygulaması önce 70 bin kişi tarafından indirilmişti, bu sayı Emine Bulut cinayetinden sonra 300 bine yükseldi!
Türkiye'de muhafazakar kesimden pek çokları, İstanbul Sözleşmesi'ne karşı ve cinsiyet eşitliğinin aile kurumuna zarar verdiğine inanıyor.
“Kadının çalışmasının önündeki kanunî engeller birer birer kaldırıldı” da ne oldu?
Efendim, “kanının istihdamdaki yeri % 25 artmış…”
Binlerce erkek hakkında verilen  “evden uzaklaştırma” cezaları…
Fuhuş yapana bir ceza yok. Zina serbest. Kadın kadına, erkek erkeğe evlilik serbest…
Cemiyetin temeli olan aile müessesesi ciddi manada sarsıntı geçirmekte…
Son 10 yılda boşanma nispeti yüzde 500 artmış...
Yıkılan yuvalar…
Ortada kalan çocuklar…
Hâl böyle iken habire kadınları yuvalarından çıkarmanın planları niçin?
Henüz bizi aralarına almamış bir topluluğun neredeyse bizden bütün istekleri niçin KABUL EDİLİYOR. Bizim bünyemize uyup uymayacağını ölçüp biçmeden alınan 82 milyonu bağlayıcı kararlar…
Anneyi çalışmaya teşvik etmek yerine, annelik aylığı verin, (en az asgari ücret) böylece evde kalmaya teşvik edin anneleri. Anne çocuklarıyla daha çok ilgilensin; kutsal annelik görevini yerine getirsin. Yorgun argın işten gelen koca evde huzur bulsun... Yuvalar yıkılmasın! Nesiller bozulmasın!

Kadın annedir; anne kutsaldır
Kimisi için baş tacıdır anne, kimi için süper kahraman, özünde anneler koşulsuz sevginin bir resmidir. Çocuğu her şeyiyle seven annedir. Kutsal bir görevdir annelik. Kutsaldır çünkü varoluş onun rahmindedir…
Anne aynı zamanda ilk öğretmendir.
Gelecek onunla filizlenir, şekillenir ve çiçek açar, gonca, gonca…
Nesillerin yetiştirilmesinde öncelikli vazife annelerin...
 
Muhammed İkbal de bir şiirinde, Müslüman hanıma şöyle seslenir:
“Ey örtüsü namusumuzun perdesi olan Müslüman Kadını!
Senin yüzündeki nur, iman kandilimizin sermayesidir.
Yaratılışındaki saflık; Hak’tan bize rahmettir,..”


“Olmalı harcı sağlam, baba evin direği,
Olmalı sımsıcak gül, anne evin yüreği...” 
“Cennet Anaların Ayakları Altındadır”  anlamı çok iyi bilinmelidir!

Kadın, “Annedir, eştir, kardeştir, teyzedir, anneannedir, babaannedir, hala, abladır… Sevginin, şefkatin, fedakarlık ve sabrın simgesi olan kadınlarımız en değerli, en yüce varlıklarımız. Kısacası kadınlarımız bizim her şeyimizdir. Kadınlarımızın yüzünü güldürmek, bizim medeniyet vazifemizdir.

Böyle ağır ve kutsal bir görevdir kadınlık / annelik.
Kadınlar Günü her gün olsun,
Kadınlar Günü Kutlu Olsun!