Unutulmuş Bir Geleneğimiz; "Zimem Defteri"
Zekariya Yıldız

Zekariya Yıldız

Unutulmuş Bir Geleneğimiz; "Zimem Defteri"

26 Ocak 2019 - 11:51 - Güncelleme: 26 Ocak 2019 - 11:55

Sosyal hayatımıza yön veren güzel geleneklerimiz, kültürümüz köklü bir tarihe dayanıyor, fakat modern çağa direnemiyor... Her biri yardımseverlik, dayanışma, ihtiyacı olanlara el uzatma, kibarlık gibi erdemleri barındıran bu geleneklerin birçoğunu kaybettik. Bugün eskinin nezaketini ve bizi biz yapan eski adetlerimizden biri olan “Zimem Defteri”ni sizlerle paylaşmak istedim.

Zimem defteri: Borçluların borçlarının yazılı olduğu bir defterdir.

Bilhassa ramazanlarda hali vakti yerinde olan kişiler, hiç tanımadıkları, bilmedikleri mahalleleri dolaşmaya çıkarlarmış.

Oralardaki bakkal, manav veya başka esnafa uğrar, dükkanın ıssız bir anını kollar ve dükkan sahibiyle baş başa kalınca sorarlarmış:

“Zimem defteri var mı?”

Zimem defteri, borçlunun ismini ve ne kadar borcu olduğunu gösteren, günümüzde mahalle bakkallarının kullanıldığı şekliyle veresiye defteridir.

Zimem defterinin olduğunu öğrenen kişi, kimin ne kadar borcunu ödediğini bilmeden, öğrenme gereği de duymadan, “Baştan, ortadan ve sondan şu kadar miktar sayfanın borcunu hesapla.” dermiş.

Hesabı ödedikten sonra da “Haydi Allah kabul etsin” deyip dükkandan çıkıp gidermiş.

Borç ödeyen kişi kimin borcunu ödediğini, borcu ödenen kişi hayır sahibinin kim olduğunu bilmezmiş. Bilme gereği de duymazmış.

Gösteriş yok, gurur kibir yok, başa kakma yok, minnet altında bırakma yok…

Günümüz insanın hesap makinesi gibi ortalıkta dolaştığı bir dünya…

Peygamber Efendimiz (sav) özelliklerini okurken karşılaştığım şu cümle, bizim dikkatimizi ne zaman çeker bilinmez. ''Sıradan değildi, fakat sıradan insanlar gibi yaşardı.''

Maalesef bu gün, ''İyi görünmek, iyi olmaktan daha fazla önemli oldu''.

Allah sonumuzu hayretsin.

Selam ve dua ile…

Bu yazı 1041 defa okunmuştur .

Son Yazılar