Emine Bulut ve Kadın Cinayetleri
Zekariya Yıldız

Zekariya Yıldız

Emine Bulut ve Kadın Cinayetleri

25 Ağustos 2019 - 06:44 - Güncelleme: 26 Ağustos 2019 - 09:24

Günlerce sosyal medya'da, Emine Bulut vahşetini konuşuyoruz. Konuşuyoruz çünkü katledilişi kameralara kaydedildi. Şayet öldürülüşünü canlı izlememiş olsaydık bu kadar ses getirecek mi idi,  bu barbarca işlenen cinayet...

Türkiye'yi yasa boğan bu vahşi olay belki de birkaç gün sonra unutulacak. Böyle olmamalı, olamaz…

Toplum, tüm kurumları ile harekete geçmek için daha kaç annenin vahşice öldürülmesine çocuğu ile şahit olacağız!

Olay 18 Ağustos'ta Kırıkkale’de, eski eşi tarafından kızının gözü önünde vahşice katledilen Emine Bulut cinayeti… Emine Bulut’un ‘Ben ölmek istemiyorum’, başucundaki çocuğu ise “Anne lütfen ölme” sözleri herkesin yüreğini dağladı.

Sokak ortasında ve kız çocuğunun gözleri önünde; eski kocası tarafından vahşice katledilen anne Emine Bulut’a rahmet diliyorum... Katilin en ağır ceza ile cezalandırılacağına inanıyorum.

Kadınları hedef alan bu vahşi saldırıların sebebi ne olursa olsun, son bulması için; toplum, bireyler, ilgili bakanlıklar ve diyanet dahil, tüm kurumların yapacak çok şeyin olduğuna inanıyorum. Bana ne diyen, duyarsız kalan, her kim olursa olsun, bu vebalin altında kalır.

Maalesef “Kadına Yönelik Şiddet” Türkiye’nin ve de dünyanın gündeminden hiç düşmedi…

Birleşmiş Milletler'in son raporuna göre dünya genelinde 2017 yılı için 90 bin kadın kasten öldürüldü.

Bu cinayetlerin işlendiği ülke olarak,  Amerika birinci sırada… “Medeniyetler ülkesi Amerika…”

Ülkemizde, Emine Bulut'un öldürülmesiyle dikkatler kadın cinayetlerine tekrar çevrildi.

Türkiye’de her yıl bir önceki yıla göre daha fazla kadın cinayeti işleniyor. 2018’de 440 kadının öldürüldüğü Türkiye’de, 2019’un ilk yedi ayında kadın cinayeti sayısı 245’e ulaştı. Çok vahim bir tablo…

Kadına şiddet, bundan yaklaşık 1400 yıl önce, İslam peygamberi (sav) tarafından yasaklanmış, "Cennet anaların ayakları altındadır' diyen bir dine, Nene Hatunların, Fadime Bacıların olduğu bir tarihe sahip köklü medeniyette hiçbir şekilde yeri bulunmayan kadına şiddetin, bugün maalesef insanlığın yüz karası olarak karşımızda…

Peygamber Efendimiz (sav): Develeri hızla koşturan bir sahabeye, üzerlerinde hanımları taşıdığını hatırlatır ve “Yavaş ol. Üstünde kristalleri taşıyorsun, kırılacak” buyuruyor, şu inceliğe / şu hassasiyete bakar mısınız?

* Allah ve Resulüne inananlar ve onların talimatlarını hayat felsefesi yapan insanların, değil kadını dövmek ya da bir hiç uğruna öldürmek, bir karıncayı bile incitemez!

Unutulmamalıdır ki, hiçbir sebep bir canlıya şiddet uygulanmasını mazur gösteremez. Bunun için de bireysel olarak, toplumsal olarak ve devletin tüm kurumları olarak; kadına şiddetin önlenmesi adına gereken tüm adımlar bir an önce atılmalı, kadına şiddet vakaları son bulması için azami gayret gösterilmeli.

 * “Düşmanın oyununa gelinmemeli ve İstanbul Sözleşmesi'nden vazgeçilmeli”!

* “İstanbul Sözleşmesi’yle birlikte eşler arasındaki diyalog süreci bitmiştir!”

“Toplum olarak bu hepimizi ilgilendiren çok önemli bir meseledir. Kadına veya çocuğa şiddet olduğu zaman; yeri göğü inletmemiz lazım" .

Kadın:

Kadın Annedir… Kadın Sırdır… Kadın Ailedir… Kadın Zenginliktir…

Kadın İffettir… Kadın Cennet'tir… Kadın Cehennem kilididir…

Kadın Sırat köprüsünde yol arkadaşı, Cennette yoldaştır, arkadaştır…

“Kadınlık / Annelik” kutsal bir değer, yeryüzünün mukaddes bir mertebesi…

Kadın nasıl incitilir… Ya katledilmesi…

Selam ve dua ile…

 

 

Bu yazı 120 defa okunmuştur .

Son Yazılar