"Bir Oy"un Hesabı, Ezansızlar ve Beka…
Zekariya Yıldız

Zekariya Yıldız

"Bir Oy"un Hesabı, Ezansızlar ve Beka…

19 Mart 2019 - 00:05

“Bir oy, çok oydur”. Oyumuzla seçtiğimiz yöneticiler ve yönetimler bizim adımıza iş yaparlar. Yapılan her bir usulsüzlük, vatan, millet, ezan veya bayrak düşmanlığı verilen her bir oyla verenin sorumlu olacağı muhakkaktır.

Oy vermek sorumluluk gerektirir. Kendi adınıza mesuliyet ve yönetme yetkisini oyunuzla vermiş oluyorsunuz. Yaptıkları ya da yapacakları her icraattan size de pay düşecektir. Verilecek her bir oyun sorumluluğu vardır,  yüklediği yük ağırdır…

Zira her şey gelip o kapalı mekânda verdiğimiz tek bir oya bakıyor. Böyle bir nokta oy… Ne yaptığımızı bilmek mecburiyetindeyiz. Allah akıl nimeti vermiş bizlere. Akıl demek, bir işin sonunu düşünerek hareket etmek demektir. Bu nedenle işin vahametini anlamalıyız. Eğer anlamazsak kapımıza kadar gelen tehlike bizi de içine alır...

Seçmyoruz taraf oluyoruz aynı zamanda…

8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nü kutlama bahanesi ile Taksim’de toplanan sözde feminist çevreci gözüken ahlaksızlar topluluğu; Ezana yapılan saygısızlığı hayret ve ibretle izledik. Açılan onca ahlaksız pankart ve aşağılık konuşmalar, fikirler, söylemler affedilir gibi değildir.

Leyla Zana 2004 yılında, tahliye olduktan sonra “Güneydoğu Gezisi”ne çıkmış, ilk durağı olan Diyarbakır İstasyon Meydanı’nda bir konuşma yapmıştı. O sırada ezan okunmuş, Zana konuşmasını kesmek yerine sürdürmeyi tercih edince, halk ıslıklarıyla tepki göstermişti… Zana da, bu uyarı üzerine konuşmasına ara vermek zorunda kalmıştı… Anlaşılan Taksim yürüyüşünde böyle birileri de çıkmamış…

Ezan, Müslümanın - Türkiye’nin gerçeğidir…

Bu gerçek, “İstiklal Marşı”mızın sekizinci kıtasında;

“Bu ezanlar -ki şehâdetleri dinin temeli-

Ebedî, yurdumun üstünde benim inlemeli.” dizeleriyle de kayıt altına alınmıştır… Hey had…

Yeni bir marş yazılmadığı sürece, bu gerçeği değiştirmeye hiç kimselerin gücü yetmez...

“Ezanı yuhalayanları” Ahmet Süreyya Durna; “sol zümre'nin nesebi gayr-ı sahih taverna çocukları” diye tarif ediyor…

“Nesebi gayr-ı sahih taverna çocukları” olup olmadıkları bilemeyiz ama maalesef ezan düşmanı bir  “solak zümre” zuhur etti... Daha yeni, geçen hafta Taksim’de…

Hatırlasanız, iki yıl önce de Kadıköy’de aynı hayasızlıkla karşılaştık…

“Cumhurbaşkanlığı Yönetim Sistemi”ni oyladığımız referandumu”da, CHP’nin başını çektiği “Hayır”cılar mağlup olmuşlardı.

“EVET”i hazmedemeyen bir grup Kadıköy'de,  23 Nisan 2017 gecesi eylem yaptığı sırada, Yatsı ezanı okunmaya başlamış... Ezan sesini duyan mukaddesat düşmanları, ıslıklar çalıp ulumayla, “Ezan-ı Muhammedi”yi yuhalamışlardı…

Halkının yüzde 99’u Müslüman olan ülkemizde, belki de bu mukaddes çağrı olan ezan ilk kez toplu şekilde açık bir alanda yuhalanıyordu…

2017’de Kadıköy’de yaşanan “ezan yuhalama rezaletini işleyenler…:

“8 Mart Dünya Kadınlar Günü” nedeniyle Taksim'de yürüyüş sırasında hadlerini aşarak okunan ezanın ıslıklarla ve yuhalamalarla bastırmaya çalışanlar “Cumhur İttifakı”na oy vermeyecek olanlardır!

CHP, İP, SP ve HDPKK ittifakının 31 Mart’ta hezimetinden korkanlar bunlar…

Kemal Kılıçdaroğlu ile Meral Akşener’in ve diğerlerinin “siyasi mevta” olacağının endişesi için; köpeklerin ezan okunurken ulumasına benzer bir halta gerek yok ki…

İyi düşünülmeli?

8 Mart’ta Taksim’de yaşanan rezalet, bir takım bahanelerle geçiştirilemeyecek kadar ciddi ve tekerrürüne izin verilmemesi gereken milli ve manevi bir meseledir.

Hâlbuki ezanın namaza (ve tabii Allah yoluna) çağrı olduğunu, aynı zamanda zikir, fikir, şükür anlamına geldiğini bilmeyen var mı?

Anlaşılan bu partilerin, “sandık ittifakı” dışında bir de “ezanı yuhalama ittifakı” mı..?

Allah muhafaza, CHP ile HDP bir şekilde iktidar olsalar, “Doğu’da Kürtçe, Batı’da ise Türkçe ezan” okutmazlar mı?  Çünkü ikisinin de geçmişinde bu sabıka mevcuttur.

Ya o terör belası… : Türkiye’de terörü, antidemokratik yolları bir şekilde destekleyen siyasetçilerin hala açık ve aleni söylemleri…

Sonuç olarak; “Beka Meselesi” olmadığını söyleyenlerin gözleri kör,  kulakları sağır,  ya da;  daha vahimi…

Evet bir oy çok ama çoook önemlidir. O zaman oy verme kabinine girince aman haa çok dikkat… Kesinlikle “benim bir oy’umdan n’olacak” demeyesin. Her şey o bir oy’la olacak. O bir oy da senin oy’un…

Allah (cc) kalplerimizin arasına ülfet ve muhabbet koysun. Ümmeti Muhammed in saflarını birleştirsin. Hainlere fırsat vermesin!

Selam ve muhabbetlerimle…

Yeni Zelanda'da, Cuma namazı sırasında Müslümanlara yapılan terör saldırısını şiddetle

lanetliyorum...

 

Bu yazı 263 defa okunmuştur .

Son Yazılar