Ailenin Kıyameti; Boşanmalar -3
Zekariya Yıldız

Zekariya Yıldız

Ailenin Kıyameti; Boşanmalar -3

23 Ekim 2019 - 09:05

Yuvası dağılan çocuklar suça karışıyor.

Türkiye’de yıldan yıla yükselen boşanma grafiği, çocukların yarınlarını zindan ediyor. Kusurlu toplumsallaşmanın sonucu olarak çocuklar suça karışıyor, toplumun sabıkalı fertleri arasında yer alan çocuk sayısı hızla artıyor;  geleceğimiz kararıyor.

Dr. Veysel Kunt’un, “Suç ve Çocuk” isimli yüksek lisans tezinde yer alan “Parçalanmış Aile” başlığı altında yayınlanan verilere göre; 316 suçlu çocuk üzerinden yapılan tetkikte, suça karışan çocukların yüzde 98’inin babadan, yüzde 17’sinin anneden uzak şekilde büyüdüğünü gösteriyor.

Başka bir araştırmada ise: Evden kaçan 660 kaçak çocuk üzerinde yapılan araştırmada ise; çocuklardan yüzde 29’u 4 yaşından önce, yüzde 28’i 4-6 yaşlar arasında parçalanmış aileler içinde yaşandığı tespit edildi.

Bu sonuçlardan anlaşılacağı gibi, dağılan veya huzursuz aileden gelen çocukların suç işlemeye daha yatkın olduğu görülmektedir.

Çöken yuvalar ve enkazın altındaki kalan çocuklar:

Allah’ın adı, Peygamberin kavli ile kurulan yuvalar, daha sonra Allah’ı ve Peygamberi aradan çıkararak; kavganın üst boyutlara çıkması, verilen sözlerin tutulmaması, saygıların zedelenmesi ve dolayısı ile sevginin,  merhametin ve adaletin yok olması…

Sevgi, merhametin ve adaletin olmadığı bir yerde huzur olmaz!

Hanfendiler beyefendiler:

Boşanmalar; kötülüklere neden olan nikâh sorumluluğundan kaçıp kurtulmaktır.

Boşanma nefsi sebeplere bağlı ise, haksızlığa ve zulme sebeptir.

Boşanma kadına ve çocuklara yapılabilecek en büyük kötülüktür/zulümdür.

Boşanma, Cenab-ı Allah’ın hoş görmediği bir iştir.

Allah Resulü; “Boşanma sözcüğünden yer gök titrer” buyurmuştur.

İstenirken; “Allah’ın emri, Peygamberin kavli” diye istenir.

Allah adına söz verilerek ilk adım atılır. 

O zaman eş Allah’ın bir emaneti olur.

Ailede huzur; Allah’a söz verildiği için “ahde vefa” olur.

Yarın boşananlardan, Cenab-ı Allah bunun hesabını sorar.

Artık insanlara köpek, kedi beslemek, çocuk beslemekten daha huzurlu gelmeğe başladı…

İnsanımız,  keyfi yaşamak istiyor.

Sonuç: Altı ay sonra mahkemeye. Hakim soruyor: “Niçin boşanıyorsunuz”?

Şiddetli geçimsizlik. “Birkaç ayda da ne oldu da? Şiddetli geçimsizlik ortaya çıkıverdi…”

Aileyi yıkan ne varsa çağdaş sayıldı…

Hayvanları bile geride bırakan pespayelikler yerini aldı…

Birde; “Kadına pozitif ayırımcılık” denerek başlanan düzenlemeler sonucu, erkeğe yapılan zulüm tahkir, Gayretullaha dokunuyor. Kadının haddini aşması, yuvalara düşen köz, dağılan yuvalardan savrulan o masum yavruların feryatları da Gayretullaha dokunuyor.

 AB’ye uyum zırvaları, ahlaksız dizi-filmler ve 6284 gibi kanunlarla zayıflatılan Türk aile yapısının kırmızı alarm verdiğine ilişkin rakamlar ve dudak uçuklatan boşanmalar…

Gençlik yıllarımda “otuz iki farzı” bilmeyenlerin nikâhını imamlar kıymazdı. “Öğren de gel” derlerdi.

(32 Farz ise: 6 İmanın Şartları, 5 İslam’ın Şartları, 12 Namazın Farzları, 4 Abdestin Fazları, 3 Guslün Farzları ve 2 Teyemmümün Fazları ile topla m 32)

Ya şimdi: Ölçüler değişti. Seçim; yüz güzelliğine, mala mülke göre yapılıyor.

Dinin koyduğu ölçüler göz ardı ediliyor.

Baştan seçim çok iyi yapılmalı. Eş olur mu olmaz mı? İnancı var mı?

Bir büyüğümüz sıklıkla; “asil azmaz bal kokmaz” derdi.

Kuru aşkla, kuru sevgi ile mutluluğun olamayacağı,

Kaba, kırıcı, söven, dövenle evlenilemeyeceği,

İffetsiz, alkolik, kumarbazdan aile olamayacağı… İyi bilinmeli.

Müslümanın ölçüsü Sevgili Peygamberimiz: “Dört şey için evlenilir; soyu, malı, güzelliği ve dini için. Sen dindar olanı tercih et mutlu ol” buyurmuştur.

Nefsi tatmin için ne evlenilir, ne de boşanılır…

Anne, baba, yakın akraba; boşanan ailelere yardımcı olmayan, seyreden herkes;  “Ailenin Kıyameti; Boşanmalar” olan bu azaba ortaktır!

Haftaya devam edeceğim. Huzurla kalın…

Bu yazı 153 defa okunmuştur .

Son Yazılar