Seyfettin Ayakyay

Seyfettin Ayakyay

Ses Duvarı

FIRAT ve DOĞUSU! NELER OLUYOR

24 Ağustos 2016 - 11:42

Sevgili Okuyucularım;rnBaraj kuruluyor Fırat üzerinde su kaynağı petrol gibi kullanılmak üzere, baraj mı kuruluyor?  Ne yani bu kötü haber mi, ona siz karar verin. Bu akarsu barajı değil,ihanet çemberi barajı. Hani bir kırmızı çizgimiz var deniliyordu,  “PYD Fırat'ın batısına geçemez” evet Fırat’ın batısı batıyor, kime mi batıyor Misak-ı Milli Hudutlarımıza ve onun savunucusu yurtseverlere, bizlere , PYD Fırat'ın batısına  geçemez söylemlerinde bulunan yiv i seti kalmamışlara.  “PYD Fırat'ın batısına geçemez” sloganıyla belirlenen kırmızı çizgi artık özelliğini yitirmiştir.  ABD'nin geçersiniz diye verdiği söz ve bu sözünü tutması beklenirken diğer söz verenlerin “PYD'lilerin tekrar Fırat'ın doğusuna geçeceğine yönelik sözü” unutulmamalıdır. Türkiye’nin hudutları dışındaki Kürtler bugüne kadar IŞİD'e karşı sözüm ona herkesle müttefik görüntüsü ile hareket ettiği görüntüsü vermiştir. Arapların yerleşimi olan Menbic'i kurtarmış ve buranın yeni devletlerinin çekirdeği olarak kabul edilmesi uğraşısı vermektedir. Diğer taraftan Türkmen bölgeleri üzerinde halen sinsi planlarını hayata geçirmeye çalışırken Fırat’ın sağı ve solu dahil olmak üzere Baraj kurmakta olduğu gözden kaçmamalıdır. Tabi bu baraj Keban barajı gibi değil, yeni bir stratejiyi hayata geçirerek yaşam kaynaklarına can suyu oluşturma Barajı. Kürt olmayan topraklar üzerinde bir Kürdistan oluşturmak, giderek Suriye ve Irak'ta güçlerini birleştirerek, birleşmiş Kürdistan'ın oluşturulması ve Akdeniz'e bir koridor açmak stratejisi ile hayali gaflet tablosu oluştururken kendilerine söz veren ABD ve Emperyalist güçlerden destekler beklemektedirler.  Bunlar o baraj ve Akdeniz’e açılacak koridor hayali ile yaşarken biz Türkiye’mizde patlayan irtica-ı FETO BARAJI nasıl patladı ona değinelim.rn FETO paralel yapısı ile ihanet BARAJINI kurarken neler yapmadı ki! Paralel yürüme darken devletimizin tüm akar can sularını aldıkları fiziki ve lojistik desteklerle Devletin kılcal damarlarına kadar sızarak, atar ve toplar damarlarından gelir-i muazzamiye, dağıtımının emisyon pompaları olan bir sistemle oluşturduğu Baraj FETO ayranını kabartmış olduğundan köpürme hareketi ile Darbe girişimine kalkışması Vatanını , Bayrağını Yurdunu sevenler tarafından setleri yıkılarak engellenmiştir. Patlayan Barajın suları (Tank ve uçakları) önündeki birçok engel diye gördüklerini de sürüklemeye çalışmıştır. FETO bu barajda biriktirdiği, Devletimizin tüm kritik kurumları, ordu, milli eğitim, milli savunma, , ana okulları, ilköğretim kurumları, yurtlar, üniversiteler, MİT, Polis teşkilatları, Nato, incirlik, TÜBİTAK, sağlık kurumları, maliye, tapu ve kadastro, defterdarlık, Emniyet müdürlüğü, siyasi partiler,belediyeler, basın yayın, TV, medya, spor, sinema, RTÜK, tiyatro ,opera, vakıflar, dernekler, imam hatipler, camiler, sosyal medyalar, telekomünikasyon, Aydınım diye geçinenler , turizm oteller zinciri, restoranlar, kafeler, barlar, emlak, borsa, bankalar,kuyumcular, kargo nakliye ulaşım, Aselsan, kara-deniz-hava ulaşım şirketleri, Tatil yerleri, plajlar, kaçakçılık, haşhaşı üretimi, petrol, tütün toprak ekim alanları, alkol kaçak üretim daha akla hayale gelmeyecek evlendirme masaları, gizli kameralı yatak odaları, dahil her bir teşkilat-ı aziziyeden oluşturduğu Baraj patlayınca "15 Temmuz 2016 FETO’nun silahlı darbe girişiminin ve kaybettiğimiz 240 vatandaşımızın hayatı son bir ayda asker, polis ve köy koruyucularından oluşan 70 güvenlik görevlimizin katli, Elazığ, Van ve  Gaziantep saldırısının muhtemel faili FETO organizeli İŞİD- PKK işbirliği olduğunu en yetkililerimiz dahi açıklamaktadır. ABD/CIA ve İsrail/MOSSAD'da bunların dışında tutulamaz diyelim mi!rn     Türkiye’mizin Azerbaycan dışında komşularının tümüyle çatışma durumunda olduğu görülmektedir. Şimdi kendi safımızı belirlememiz gerekmiyor mu? ABD, Rusya ve İran saflarının belirginleşmesi gerekmektedir. Milli Mücadeleyle sahip olduğumuz ve Emperyalizmin ulus devlet kurumuyla sahip olunan toprak parçasının ötesinde insanın ve toplumsal yapının da yönetilmesini, refah ve gelişime ortak edilmesini istiyorsak, emperyalizme karşı bir bağımsızlık savaşı zaferiyle imzalanan Lozan Barış Antlaşması ile mütemadiyen gelişmeye açık, aydınlanma çağının getirdiği ulus devlet, eşitlik, din ve vicdan özgürlüğü gibi kavram ve olguları benimsemiş ve güvence altına almış bu devlet yapımızı korumamız gerekmektedir. İkinci bir Türkiye, ikinci bir Cumhuriyet düşünemeyeceğimiz inancı ile. rn        Sağlıklı yaşayın sağlıcakla kalınrnrn 

YORUMLAR

  • 1 Yorum
  • Hikmet ELP
    3 yıl önce
    Değerlli Seyfettin Bey, kaleme almış olduğunuz harika yazınızı okudum. Günümüz gerçeğine uygun bölgemizdeki aleyhimize olan planları ve çalışmaları çok yerinde tespitlerinizle sizi kutluyorum.