Seyfettin Ayakyay

Seyfettin Ayakyay

Ses Duvarı

Edep ya huuu !

29 Aralık 2016 - 10:41

rnSevgili okuyucularım;rnrn     rnrn        Nasıl başlasam diye düşünürken yazıma ilgimi çeken Doğan Cüceloğlunun yazısında belirttiği arkadaşının yaşamdaki gercek söyleşisi ile başlamak istedim.rnrn       Doğan Cüceloğlunun arkadaşı diyorki!rnrn      “Sabah, müdavimi olduğum sebze halinin karşısındaki amele kahvesine uğradım.rnrnBir masada benimle aynı yaşlarda dört kağıt hurdacısı vardı, Muhabbet ettik.rnrnHalepliymişler, biri Suriye'de Baas partisinin üyelerinden radikal bir solcu, Biri Türkmen milliyetçisi, biri ise Kürt, Diğeri ise Arap/Türkmen melezi ve tarikat ehliymiş.rnrnDediler ki; "Abi biz Suriye'de bırak aynı masada oturmayı, aynı caddede bile birbirimize tahammül edemezdik, şimdi vatan elden gitti, aynı çöplüğü karıştırıyoruz”rnrn      Çöplük ya hu…!rnrn        ABD’nin orta asya ve Arap yarım adasının insanlığı donduran buzlu kuzeyin de , Arap Baharı dünyası adıyla  egemenlik kurmak üzere Haçlı fitne-î zihniyetini körüklendirme yaparak , İslam uyumluluğu görünümü ile, Batılı ülkelerin ideolojilerini monte ederek Terör savaşının arkasında vatansız, ırk ve mezheplere ayrıştırılmış topluluklar yaratarak mevcut devletlerin hudutlarını değiştirmek! Emperyaliszimin modern görünümlü kanlı  sömürgeciliği için açılan bu savaşın ön saflarında sırtı ovalanarak  savaşa  sürüklendirilen, sözüm ona Liderler ve kahramanlar yaratarak bölge haritasının değişimini gerçekleştirmek istemleri yatmaktadır. Bu gün birinci ve ikinci dünya savaşlarında gerçekleştiremedikleri amellerine kavuşma stratejisinin peşinde olanların unuttukları gafletleri, bazı bölgesel değerleri aşamayacaklarını bilmemelerinin getirmiş olduğu mağlubiyet batağına sürüklenmeleri Dünya Liderliği pozisyonlarının el değişimine sebepolduğu aşıkâr görülmektedir.rnrn         ABD  İsrail'in Ortadoğu'daki çıkarlarına güvenlikli bir bölge oluşturmak, bölge haritasını değiştirmek, İsrail’in hayalindeki Suriye topraklarını Noel hediyesi olarak sunmak ve savaşın mağduru zavallı halkı hayel ürünü pembe ülke tabloları ile aldatarak Eğe ve Ak denizde umuda yolculuklarında boğulmalarını seyir edereken, bölgeyi yaşamları için çocuklarının canları ve kanları ile  ödenen bedeller ülkesi haline getirdiler. rnrn         Türkiye'yi bu siyaset dinamiğinde;  CIA ve MOSSAD'dan satın alınan istibarat destek bilgilerinden yoksun, kendi devletini  yanıltan MİT istibarat bilgilerinin gölgesine sürükleyerek iç ihanetleri yaratarak Türkiyeyi de ihanet ve Terör çenberinde bölme amalleri,  Kurtuluş savaşında olduğu gibi Rusya ile yakınlaşmaya ve iş birliğine itmiştir.  rnrn        ABD’nin bu stratejisi; Savaşa sürüklenmesi hedeflenen Suriye ve Irak gibi ülkelerin Terör savaşı rekabetçiliği baskılarına dayanabilecek bir toplum yapısına sahip olmayışı ve ekonomi varlığı içinde  tutulamayacağını algılayamayışlarının yarattığı basiretsiz savaş politikalarının ürünü olarak bu ülkelerdeki göç ve kaçkınların insanlık dışı vahşet, sefalet ve onursuzlandırılmalarını doğurmalarına neden olmuştur. ABD adına Arap Baharı'nda  Suriye'de savaşan,  Türkiye üzerinden nemalanan Kuzey Irakta yuvalanan, eğitilen, silahlandırılan ve Suriye'ye sokulan YPG ve İslami Cihadçı örgütlerin küresel bir tehdit oldukları ateşe tutulan maşanın kızgınlaşması sonucu kendi ellerini yakınca, onların yaygınlaşarak devletleşme yapısalıkları tehdit unsuru olarak bilinmelerıne sebep olmuştur.  Ey vah, ey vahlar denmeye başlandığında geçte olsa yeni devlet politikasına baş vurulmasına neden olmuştur.rnrn       Bu yüzden Suriye'de ve bölgede  bir barış hareketine ihtiyaç duyulması zorunlu olmuştur.  ABD’de Suriye savaşında Terörist olarak Türkiye tarafından nitelendirilen YPG ve DEAŞ ile Terör deştekli politikalar yürütmekte ve açık, açık  destekleyerek uçak savar ve füzelerle donatmaktadır. Sözüm ona mütefikimiz olan ABD’nin Terör örgütlerine verilen bu silahları, TSK’lerine yöneltilerek şehitler vermemize neden olmaktadır. rnrn    Suriye Devlet Başkanı B.Esad'ın yenilgisini sağlamak ve bütün savaş suçlarını ona yüklemek üzere hazırlanan bu savaş ta umud kaynağı olarak görünen IŞİD, El Kaideci Nusra terör örgütü,YPG ve DEAŞ ayrı tel,  Özgür Suriye Ordusuna bağlı Feylek el Şam, Sultan Murat Tugayları, Ahrar Şam ve Şam Cephesi gibi güçleri ise ayrı telden çalıyoyorlar. rnrn        Hesaplanmayan ne vardı? ABD'nin Suriye'deki rejim değişikliği operasyonlarında      rnrnPYD, DEAŞ gibi İslamcı  güçlere bel bağlama hayali sürerken; Ekim 2015'te Ekonomik ve Stratejik ortağı olarak, ekonomisini ve geleceğini lider ve bütün Avrasya'nın lider merkezi olma yeteneğine bağlayan Rusya, Suriye İç Savaşına askeri müdahalede bulundu. rnrn       ABD ve Batı'nın bütün projeleri sarsılarak, Suriye ve Ortadoğu'da İntibai erezyona, kayıplara uğrayarak bölgede Rusya'sız netice çıkarmanın  imkansızlaştığını anladılar.       rnrn      AB ise giderek ABD'nin Ortadoğu hegemonyasına Rusya ve İran ittifakının yanında Türkiye’nin de bu itifaka iştirak etmesinin büyük bir engel olarak ortaya çıkmasından kaygılanmaya başladılar. Bölge hızla Doğu Halep, Rus Hava Kuvvetleri ve İran güdümlü Şii milislerin desteğiyle Suriye hükümet güçlerinin eline geçti. Bölgede dengeler değişirken, sürklenmesi istenilen İngiliz Şiia’lığı ve ABD Sünniliği savaşı artık İran, Rusya ve Türkiyenin biri, birilerine yakınlaşması itifak arayışlarında buz dolabında bir sure muhafaza edilecek görüntüsüne büründürülmüş oldu.rnrn         15 Temmuz başarısız Darbe girişimi Moskova da tarafların yaptığı toplantıda rnrnGenerallerin generali olarak bilinen İVAŞOV  Konu FETÖ'ye gelince şunları söylemiş: "Bir sistemle ancak ve ancak başka bir sistem kurarak mücadele edebilirsiniz.”rnrn    ortak tutumları, her ne kadar başarısız darbenin Faturasını  ABD’deki dünün ulu ağababası, bu günün terrorist başı Fetullah Gülen'e yüklemeye çalışsalar da bu güne müsebbip olan ortaklarının tarih önünde bu gün olmasa da gelecekte mahküm olacakları şimdiden görünmektedir.rnrn       Ağa babaları tarafından Feto boş durdurlmadı, Türkiye Rusya işbirliğini gölgelemek için FETÖ militanı  olduğu söylenen bir polis, Rusya Büyükelçisi A.Karlov'u öldürdü ve olaya geçte olsa  müdahale eden meslektaşları tarafından  sağ ele geçirilemeyerek öldürüldü.rnrn   Fetoda müda halen de gizli kalan, görevlerinin başında olan yetkililer, Müdürler ve rnrnMemurlar bulunduğu sağır sultan ve körler tarafından bilinmesine ragmen Feto ile hiçmi hiç alakası olmayan bazılarınında halen suçsuz yere görevden uzaklaştırıldığı açık ve net olarak bilinmektedir. Suçsuzların göreve döndürülmeyişleri soru işaretleri doğururken, FETÖ savaşında en önemli halkalardan olan Feto ile yakınlığı bilinen Rektörlerin Üniversitelerden temizlenmesi gençliği ve eğitimi korumak açısından ilk sıralarda yer almalı idi. TSK imamı ortaya çıkıyor, Polis imamı ortaya çıkıyor, ne bilim sendika imamı ortaya çıkıyor ama nedense hiç fetonun kaynak olarak kullandığı S.P. bünyesindeki yetiştirme yurtlarından  Rektör ve camilerin imamından ve devlet kaynaklarını kullanarak görevleri başında kalanlardan  söz eden olmuyor. rnrn        Bu yazıyı Sayın Cumhurbaşkanımızın “Pısırık kalmayacağız”, Sayın Baş Bakanımızın; “15 Temuzun başarısı halkın suskun olmayışından kaynaklanmıştır” demesi ile yola çıkılarak üzerimize yükletilen suskun kalmama  düşüncesi ile ele alınarak yazılmıştır. Bu yazılarla yerel de olsa bir görev anlayışına su taşıdığı inancındayım. Kahvehaneler de, parklar da,Pazar yerlerinde evlerde kouştuğunuzu biliyorum, olsun yinede;rnrn       Sağlıklı yaşayın, sağlıcakla pısırık ve suskun olmadan kalın.rnrn rnrn rnrn rnrn rnrn rnrn rnrn rnrn rnrn rnrn rnrn rnrn 

YORUMLAR

  • 0 Yorum