DIŞ ve İÇ EKONOMİ
Seyfettin Ayakyay

Seyfettin Ayakyay

Ses Duvarı

DIŞ ve İÇ EKONOMİ

08 Mayıs 2018 - 14:17

Sevgili okuyucularım;

           İç siyasette ekonomik erezyonların yaşandığı görülürken, Dünyada bu süreçte Pekin'de düzenlenen ABD - Çin ticaret müzakereleri de​​ 4 Mayıs Cuma günü sona ermiyor.

Dünyanın en büyük iki ekonomisinin temsilcileri;

    ABD'nin Çin'e ihracatını genişletme, hizmet ticareti, karşılıklı yatırım, fikri mülkiyet hakları, gümrük tarifeleri konularında görüş alışverişinde bulunarak, bir çok  konuda fikir birliğine varılmış, süren ihtilaflar için ortak bir çalışma grubu kurul​​masına mutabık kalıyorlar.    

   Ancak iki ülke arasındaki tüm sorunların tek bir diyalogla çözülmesi de mümkün değildir.

     Nitekim iki taraf da ticaret savaşını sona erdirmek için tam bir anlaşmaya varamamıştır. 

     Görülen o’ki Ticaret savaşı Çin'e karşı bir meydan okumayı dönüşerek  Çin'in  siyasetini ve gücünü test etmiş, ama Çin, ABD ve dünyanın hayal gücünün ötesinde güçlü bir irade ve azimle ABD'nin taleplerine güçlü karşılıklar vermiştir.

    Çin serbest ticaret ve çok taraflı ticaret mekanizmasını korumak adına yüksek bir ahlaki zeminde ayakta durmuştur. ABD’nin kaypak ve kaygan ticari politikası deşifre olmuştur.

    Böylece Çin; ana çıkarlarının asla bir ticaret savaşının hedefi haline getirilmeyeceğine ilişkin kararlı bir duruş sergileyerek kendisi ile ticari ilişkileri olan ülkelerer de neden bütün alış verişlerinizi bizimle yapmıyorsunuz gibi davranışlardan kaçınmaktadır.

     ABD tam tersi davranışlarla kendisi haricinde ticari ilişkileri olanların, başka ülkelerle yaptığı ticari ilişkiler yüzünden “ya benimle yada hiç” anlayışı ile yaptırımlar uygulama taktiği ile tehditkar davranmaktadır.

   ABD’nin Uçak ve Silah sanayi Pazar ilişkileri Türkiye’miz ilebu ilişkilere dayandığı için Dış İşleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu da özel bir Televizyon programında ABD’nin kaprisli davranışına değinmiştir.

    ABD'nin  yaklaşık 50 milyar doları bulan Çin menşeli ürüne yüzde 25 vergi uygulamasına karşı politikasında, Çin, ABD'den ithal ettiği 3 milyar dolar tutarındaki 128 ürüne yüzde 15 ila yüzde 25, daha sonra da 50 milyar dolar tutarında ürünlere yüzde 25 vergi getireceğini ilan etmiş,

    ABD'nin vergi planı genel olarak Çin'in savunma, havacılık ve imalat sektörlerini,

   Çin'in misilleme vergileri de et, elektrikli araçlar, kimyasal maddeler, otomotiv, hava araçları ve soya fasulyesi gibi 106 Amerikan menşeli ürünü hedef almıştır. 

     Haksız Rekabet Hukuku'nun piyasalarda  haksız davranışlarla rakiplerine zarar veren hem özel şirketlere hem de kamusal uygulayıcılara karşı kullanılabileceği düşüncesini gelişitiriyor..

     Yabancı üreticilerin ürün ve imalatlarınına umut bağlamak fikri ekonomi ve toprak mülkiyet gaspı ve iç ekonomide çöküşler yaratır. Haksız rekabet hukukunun bu işleyişe terk edilmesi yeni bir haksız kazanım kullanımını temsil edebilir.    Bu tür bir eylemler  iç piyasamızdaki geniş yelpazedeki şirketlere ve ürünlerine yayılarak, haksız rekabet davaları, ekonomik erezyondaki gerçek çöküş yanlışlarını hedef alır. Doğrudan doğruya fikri mülkiyetten haksız şekilde faydalanan özel şirketleri ve kamusal uygulayıcıları hedefler.

    Yaşamsal olarakta bir ülkenin çalışanını, emekci ve emekli olan ülke vatandaşlarını teknolojinin getirdiği planyada yontulmalarına engel olunamaz. Suni tenefüslerlede ülke ekonomisi, ticaret sahibi, çalışanı ve emeklisi abat olamaz.

   Sağlıklı düşünerek sağlıklı yaşayarak, sağlıcakla kalın.

 

Bu yazı 145 defa okunmuştur .

Son Yazılar