KUŞAKLAR VE Z KUŞAĞI'NIN EDEBİYATA EĞİLİMİ
SERPİL TUNA

SERPİL TUNA

  • Instagram

KUŞAKLAR VE Z KUŞAĞI'NIN EDEBİYATA EĞİLİMİ

23 Kasım 2019 - 13:06

Z-  KUŞAĞI VE EDEBİYAT

            Milenyum kuşak olarak adlandırılan Z kuşağından bahsedebilmemiz için genel olarak kuşakları tanımamız gerekiyor.

 

KUŞAKLAR

1-Kayıp Kuşak 1925 den önce doğanlar.

2-Sesiz kuşak - 1925- 1944 - Yaşamak için Çalışan Kuşak.

3- Bebek Bombardımanı -1945-1964 (Sandviç Kuşağı)  Kurallara Sadık Kuşak

4- X kuşağı - 1969-1981 - Bireycilik ve Rekabetçilik ( Travmatik) Kuşak

5- Y Kuşağı - 1981- 1999  Yetenek ve Başarı Odaklı Kuşak

6- Z- Kuşağı - 2000-2012  Çevrim içi Kuşak

 

Z Kuşağından sonra Alfa'lar geliyor.

 

            Kuşaklar arasında ki belirleyici faktör, teknoloji ile tanışma ve uyum süreçleri baz alınarak yapılmış. Kuşaklar arsındaki farkları ortaya koymak için teknoloji baz alınırken, doğal olarak  ekonomik sistemin toplum üzerindeki etkileri araştırmanın konusunu teşkil ediyor.

            Kayıp kuşak, 1925'ten önce doğmuş olanlar. Bu kuşak sınıflandırılırken  araştırmaların kaynağında belirleyici bir aktivasyon kullanılmamış.

            Sessiz Kuşak 1925-1944 yılları arasında doğanlar. Savaşların etkisiyle, yoksulluk ve sefaletle en çok mücadele eden ve hayatlarını yaşamak için çalışmaya odaklayan vefakar kuşaktır.

            Bebek bombardımanı, 1945-1964, 2. Dünya savaşından sonra, savaş kaygılarının sona ermesi ile birlikte aileler bebek yapma konusunda cesur davranmışlar.

            Savaş ortamında dünyaya yeni bir bebek getirmenin fayda sağlamayacağını düşünen aileler, savaşa giden ve savaşta ölen erkeklerin sayıca fazla olması , 1945 öncesi nüfusun azalmasına neden olmuştur.. Bu dönemden sonra  aileler çocuk yapma oranını arttırmıştır. Ayrıca çocuk yapma konusunda politik adımlar atılmıştır. Bu dönemde dünyada en fazla bebek doğumları meydana gelmiştir.

            X Kuşağı  68 Kuşağı bu döneme denk gelmektedir.Pikapların, radyonun, teyplerin olduğu teknoloji ile yaşayanların oluşturduğa kuşağa X Kuşağı diyoruz.

            X Kuşağının temel özelliği, otoriteye ve kurallara saygılı, iş yerinde çalışma saatlerine uyumlu, disiplini seven yapıları  mevcuttur.  X kuşağının travmatik bir yapı sergilediklerini söyleyenler de az değildir. 1968 sonrası soğuk savaş dönemine denk geldiği için politik ve iş kaygılarının arttığı transformasyona uğrayan bir dönem olarak bahsedilebilir. 1970'lerde stagflasyon ( Durgunluk içinde işsizlik) dünyanın her yerinde hissedilmiştir.Bu dönem de insanlar daha çok çalışıp işini kaybetmemek için, işverene karşı aidiyet duygusu pekişmiştir. İş kaygısı X kuşağını  bireyci ve rekabetçi yapmıştır. Tutumlu ve tasarrufludurlar Gerekmedikçe harcama yapmazlar..  Bilgiyi olduğu gibi kabul ederler, sorgulamazlar.

            Y Kuşağı teknoloji ile tanışmış bilgisayar  her eve girmeye başlasa da internet 1990'ların sonuna doğru  elektronik posta kullanımı ile sınırlı kalmıştır. Sosyalleşme yüz yüze konuşma şeklinde devam etmektedir. Y kuşağı, X kuşağı ile Z kuşağı arasında köprü görevi görmüştür.

            Y Kuşağının özelliklerine baktığımızda; sabırsız, harcamak için kazanmayı seven, karşıt görüşlere karşı acımasız tavır sergileyen, grup çalışmalarına yatkın olmakla birlikte kendilerini çabuk ispat etme eğilimleri  vardır.Çalıştıkları işyerinde uyumsuzluğa neden olmakta, ayrıca otoriteden hoşlanmayan gerçeği yansıtmayan talepleri  X kuşağı tarafından benimsenmeyen tavırlar olarak görülüyor. Değişime çabuk uyum sağlamaları onları Z kuşağına yakınlaştırıyor. Zira  X kuşağı Z kuşağını anlamakta zorlanıyor ve adaptasyon sorunu yaşıyor.  Y kuşağı bu noktada iletişimde köprü vazifesini sağlıyor.

            Z Kuşağı 2000'ler, Millenyum çoçukları,teknoloji ile birlikte doğdukları için sosyallik internet ortamında takipçi sayısı ile baş gösteriyor. Yüz yüze konuşarak iletişim kurmakta zorlanıyorlar.  Z Kuşağının en belirgin özelliği aynı anda birden fazla işle meşgul olabilmeleri. Ellerindeki cep telefonları ve tabletlerle ilgilenirken aynı anda karşısındaki kişiyi dinleyip başka bir işle meşgul olabiliyorlar.Bu durum online (çevrim içi) olmak ile tabir ediliyor.

            Z Kuşağı geleneksel yapıdan uzaktır, sosyalleşme internet üzerinden olmaktadır. Yaptıkları işe odaklanma süreleri çok kısadır, bu yüzden yaptıkları işten hemen sıkılırlar.

            Z Kuşağı günümüz çocuklarını temsil ettiği için iş hayatlarında araştırma  ve değerlendirme yapılacak evre henüz yaşanmamıştır.

            Kuşaklar arası  adaptasyon problemine,kuşak çatışması deniyor. Kuşakları ele aldığımızda bireysel ve toplumsal yapıdaki kitlesel değişim kuşakların çatışma evresindeki süreci anlatıyor.

            Z Kuşağı şüphesiz teknoloji ile yakından ilişki içinde oldukları için reel dünyadan ziyade sanal alemde popülist yaklaşımlar sergiliyor. Toplumsal yapı içinde sosyallik anlayışları diğer kuşaklardan oldukça farklı buda onları gizemli ve esrarengiz bir olguya büründürüyor.

            Z kuşağından önce haberleşme ve duygu aktarımı mektup, telgraf, telefon, radyo ve televizyon gibi kitlesel araçlarla sağlanırken Z kuşağı, dijital platformların içinde bütün imkanları sığdırabiliyorlar.

            Örnek vermek gerekirse birine mi kızdı, sosyal medyadan bir caps atıyorlar duygu aktarımı bu capslerin altında beğeni, yorum ve paylaşımlarla dünya genelinde istedikleri mecraya ulaşabiliyor.

 

 

 

 

 

 

 

Z KUŞAĞINI'NIN EDEBİYATA YÖNELİMİ

 

            Z Kuşağı'nın Edebiyata ilgisi ve yönelimi, dijital ortamda gelişmektedir. Z kuşağının sıkılgan ve odaklanma yapısı onların dijital platformda uzun soluklu edebiyatı takip  etme yapısını kırılgan hale getirmiştir. Odaklanma problemleri olduğu için okudukları metinin kısa ve herşeyi karşılayan cümleler olmasına dikkat ederler. Uzun cümleler kuramazlar, okurken uzun cümlelerin sonunu getirmekte zorlanırlar.

            Caps ( kapak laflar) denilen iletişim türleri var. Caps , karikatürün bilgisayar ortamında fotoshopla renklendirilmiş devamı niteliğindedir. Resim ve  video'nun altına yazılan kapak laflar,  internet ortamında takip edilir, beğeni alan yada olumsuz eleştiri yapılan görseller birbirini takip eder.. Yorumlarını ve eleştirilerini bunun üzerinden yaparlar. Wordpat  denilen uygulamada, roman ve yazı paylaşımı yaparlar fakat bunlarda uzun soluklu olmaz.

            Z Kuşağı Kitaptan önce tabletle tanışmıştır. Temel kopukluk noktası burada başlar. X ve Y kuşağı ilk öncelikle masal kitapları ile tanışmış okul sıralarında öykü akabinde hikaye ve romanlara geçmişlerdir. İnternet ortamındaki paylaşımları bu sıralamanın sonunda gelmektedir.

            Z kuşağı ise ilk öncelikle internet ortamında görsel masallarla tanışmış kitaplar onlar için sonradan gelmiştir. İnternetin hız tartışması günümüzde bilgisayar ve tabletlerin en önemli parametresi olduğunu düşünürsek, Z kuşağının sabırsızlığı ve odaklanmada yaşadığı problemler daha hızlı anlaşılabilir.

            Z Kuşağını bu bağlamda eleştirirken akıllı tahtalardan evlerin içine giren akıllı televizyonlara kadar incelemekte fayda var. Hayatın içinde herşey internet dünyasında araştırılırken bilgiye arama motorlarından ulaşmak, pdf üzerinden notlarını alarak araştırmalarını yapmaları onları kütüphane, gazete, dergi okuma kültüründen uzaklaştırmıştır. Z kuşağı bilgiye en hızlı ulaşma argümanlarını tercih ediyor.  Bunların başında dolayısı ile internet ortamındaki arama motorları  geliyor.

            İçerik olarak oldukça zengin olan arama motorları aynı zamanda bilgi kirliliğine ve edebi dilden uzaklaştığı için dilde kirlenme meydana getirmektedir. Bilgiye ulaşırken edebi bir düzen içinde açık, anlaşılır en önemlisi doğru bilgiye ulaşmak temel nokta olmalıdır. Arama motorlarında ki bilgilerin doğruluğunu tespit etmek zordur çünkü, blog yazılarından tezli yazılara kadar bir çok metin bu motorlarda dolaşır. Z kuşağının odaklanma sorunu dikkate alındığında doğru bilgiye ulaşmak için araştırma yapma zahmetine girmeyecekler ve ilk gördüklerini doğru bilgi olarak kabul edeceklerdir.

 

 

            Z kuşağı dijital ortamda herşeyi bulduklarını düşündükleri için gazete, dergi, araştırma kitaplarına ihtiyaç  duymuyorlar.

 

 

 

            Şimdide Z kuşağının edebiyat dünyasında en çok hangi kitapları okuduklarına içerik olarak hangi kitaplara göz attıklarına değinelim.

 

            Z kuşağından bahsediyoruz tabi burada edebiyat dünyası, dijital dünyadan nasibini alıyor. Haber bültenlerinde  internet dünyasında ki zararlı oyunların  Z kuşakları üstündeki olumsuz etkisine ne kadar çok değinilse de Z kuşağı edebiyat dünyasında kendilerine yakın tercih olarak, bilgisayar oyunlarındaki  duygudan uzak, vahşi öğeleri daha çok tercih ediyor. Fantastik kurguda, karanlık duyguları, bilinmezliği şiddeti öngören kitap türlerini tercih ediliyor. Araştırma kitapları onların dünyasında fazla yer almıyor zira arama motorları onların bilgiye erişme noktası. Hüznün ve kalben işlerliği olan duygular yerine  Ritmik Amerikan Şiirleri denilen( Rap) , hızlı ve akışkan, isyankar duyguları anımsatan yazı türlerine kayıyorlar.

 

            Gerçek hayatta bireyci, internet ortamında sosyal iletişimleri var. Hızlı , çözüm odaklı ve sistemli bir argüman yapılarına sahipler. Z kuşağının edebiyat dünyasında en çok tercih ettiği kitaplar, Karanlık bilim kurgu. fantastik, biyografi alanında youtuberın hayatları ve içerik olarak geleceğe merak ,salgın hatalıklar iklim değişikliğinin getirdiği felaketler, nükleer savaşlar, ölümsüz varlıklar, tehlikeli yaratıklar olarak sıralanabilir.

 

            Z kuşağı online olarak tabir edilen çevrimiçi bir yapıya sahip oldukları için dünyanın herhangi bir noktasına ulaşmak onlar için sadece saniyelerden ibaret. Durum böyle olunca dilde çeviri hakimiyetleri artıyor. Dünyanın herhangi bir yerindeki durum onlar için anlık paylaşımlarla çevrim içi oluyor. Geleceğe dair merak güdüsü ve teknolojinin üst boyutlara çıktığı günümüzde gelecekle ilgili beklentileri, kaos teoremleri Z kuşağının edebiyat dünyasını şekillendiren kitapların tirajını arttırıyor.

            Z kuşağını yetiştiren, Y ve X Kuşağı, Z kuşağının teknolojideki üstünlüğünü kabul etmek durumunda.

 

Z KUŞAĞININ EDEBİ DİLİ ( DİJİTAL DİL)

 

            Z Kuşağının sokak dili ile edebi dil arasında farkları bulunmakta. 14K, kişi ve para birimini temsil ediyor. Konuşma tarzları inter aktif. Bir düşünce sistemini açıklamak ve duygu dünyasına akmaları kendinden önceki kuşaklar gibi değil. Sosyal etkileşimleri sosyal platformda olduğu için klavye dilini geliştiriyorlar. Klavye dili hızlı ve anlık duygu bildirimini yansıtıyor. Yoğunlaşmış duygu yerine sıkıştırılmış duyguyu tercih ediyorlar. Sıkıştırılmış duygular agresif patlamalar şeklinde ortaya çıkıyor. Girişimci yapıları derinliği yansıtan ritmik yapıdan  kendilerini soyutluyorlar.

 

            Günümüzde X ve Y kuşağı ile aralarındaki konuşma farklılıkları çatışma yerine uyumsuzlukların yaratıcılığı şeklinde düşünülebilir. Z Kuşağı gelecek günlerde dijital platformda sosyal paylaşımlarını, reel açıdan başka boyutlarda kullanacak. Dijital platformlar girişimciliğin farklı bir varyansı olan yelpazesini edebiyattan, sanata, mekanik imalattan, tarıma kadar farklı şekilde kendini gösterecek.

            Dünya onlar için bir tuş ileride buda onların yabancı dile hakimiyetini farklı etnik gruplar ile etkileşimlerini aralayacağı için edebiyatın farklı ritüelleri seküler yaşamın içinde kendini gösterecek.

 

            Post modern dünyanın içinde pragmatist yapıları ön plana çıkacak.  Pragmatistler kendilerine fayda sağlamayan görüş ve düşünce biçimini reddeder. Z Kuşağı kendilerine en çok fayda sağlayacak düşünce ile ilgilenecekleri için edebiyat dünyasının dijital transformasyon da  sorunlarına çözüm olacak yapıya yönleneceklerdir.

            Bilgi şüphesiz bir tuş kadar uzak olsa da insanın ehlileşmiş hayvan olduğu gerçeğini değiştirmiyor. Dijital platform sosyal olarak sadece mekan farklılığı yaratıyor.  Aşk,sevgi, vatanseverlik, acı, hüzün, sevinç duygularının capslerin (kapak lafların) altına sığması mümkün değil.

            "Ah benim zavallı kalbim, büklüm büklüm dertlerin arasında kıvranırken, gecenin karanlığı derbeder gönlümü hazan yağmurlarına bıraktı". Bu duygunun tek bir lafın altına indirgenmesi, çoklu paylaşımlarla istediğin kadar kişiye ulaştırma imkanı sağlasa da, şiirin kendine has dokusunu veremez. Bir roman karakterinin uzun düşüncelerini belirtip onun  duygu yoğunluğunu aktaramaz. Araştırmaların da hedef belirleseler de kalıcı çözüm ve destek için kitapların yerini tutamaz.

 

            Kitaplar sadece bilginin ham halini vermez yazarla bağlaştırır. Kendine yeni ufuklar aralarken bu dünyadan kendine dersler çıkarır.

            Z Kuşağı uyumsuzlukların yaratıcılığını ortaya koyacak.  Yüzyıllardır insanların etnik kültürel yapıları değişti, teknoloji her dönemde kendine yeni kapılar araladı, savaşlar, barışlar, politik kaygılar geldi geçti. İmparatorluklar kuruldu yıkıldı.  Küresel ısınmadan iklim değişikliklerine kadar insan hayatının değişken bir çok yapısı günümüze kadar geldi. As olan bilgiyi aktarma biçimi, kil tabletlerden, mağara yazılarına, resimlerden, çizime kadar sanatın bir çok alanında kendini gösterdi. Son olarak geldiği nokta matbaalar da yerini buldu.  Matbaayı değerli kılan kalıcılığını taşımasıdır. Dijital platformlar anlık geçişler sağlasa da kalıcılık her yüzyılda olduğu gibi bu yüzyıla da damgasını vuracak.

            Dijital platform yazı dilini farklı bir sekil de sosyal hayata yansıtsa bile kağıt, kalem tutan ellerin sadece yeri değişti. Duyguların aktarım biçimini ekranlardan okunsa da elimizdeki kitabın ve defterin yerini hiç bir şey tutmayacak. Görsel sanatların duygu yoğunluğunu aktaran ekranlar çıkar mı bilmiyoruz, gelecek hepimiz açısından bilinmezliğe gebe!

Bu yazı 184 defa okunmuştur .

Son Yazılar