SERPİL TUNA

SERPİL TUNA


CORONA VİRÜS TEHDİDİ- COVİD-19

14 Mart 2020 - 00:25

CORONA VİRÜS TEHDİDİ- COVİD-19

Son günler de dilimizden düşmeyen Coranovirüs. Korku ve endişenin ardından yaşanan panik hayatı durdurma noktasına getirdi.

 Coronovirüs Covid-19  olarak bilinen virüsün bu derece paniğe yol açmasının sebebi normal üst solunum yolu enfeksiyonuna karşın daha hızlı yayılması.
Sosyal medyanın etkisi, dünyaca tanınmış ünlü insanların da bu virüse yakalanması paniğin katlanarak ilerlemesine neden oldu.
Unutmamak gerekir ki doğa hata kabul etmez. Dengesini korumak için elinden geleni yapar. İnsanoğlu doğanın dengesini bozduğu için bugün karşılaştığımız covid- 19 ile mücadele etmektedir.
Önceki yazılarımda doğanın dengesi ve amazonlardaki yangının dünya ekosistemini nasıl etkilediğini belirtmiştim.  Petrol ile ilgili insanın gözünün ne kadar karardığını, kendi menfaatleri için doğayı nasıl katlettiğini yazmıştım. Doğanın içinde sürekli olduğum için araştırmalarımı bu doğrultu da yapıyorum. Tek bir konu üzerinde değil disiplinler arası çalışmayı baz alıyorum. Covid 19 ile ilgili genel olarak dünya gündemini ve  konular üzerine yazılmış bir çok makaleyi okuduktan sonra en son aşamada kendi düşüncelerimi ekleyerek keleme alıyorum. Bunu belirtmekte fayda gördüm. Çünkü; salt kendi öz düşüncemi belirlerken dünya ne düşünüyor bu konuda araştırmaların temeli hangi tarihe dayanıyor ve hangi aşamada kalmış araştırıp onun üzerine yorum yapmakta farda görüyorum. Bu açıklamadan sonra gelelim Corona virüse. 
Üzerinde kaos teoremleri yazılıp çiziliyor. Bir kısım kapitalist sistemin türlü oyunları olarak değerlendiriyor. Bir kısım ise teknolojinin insanlar üzerindeki etkisinin nelere mal olabileceğini açıklıyor. Kaos teoremi adı üzerinde belirsizliğin insan hayatında nelere neden olabileceği kurgusunu beraberinde getiriyor.
İşin aslı Coranovirüs tehlikenin başlangıcı. Çünkü bilmediğimiz yüzlerce virüsün olduğu söyleniyor. Küresel ısınma, buzulların hızla erimesi, yangınların dünya eko sistemini bozacak düzeye getirmesi ve kaçınılmaz gerçekler virüsler ile başbaşa kalmamız. Doğanın kendi sistemini bozduk. Fabrika gazları, kirli atıklar, dağların altın ve petrol uğruna param parça edilmesi. Önlemlerin yetersiz kalması yada doğaya salın gitsin doğa hepsini temizler mantığının bugünlere gelmesi. "Dünya malı sınırlı insan ihtiyaçları sonsuz" iktisatın meşhur sözü. İnsan ihtiyaçlarının karşılanması için doğanın gelişigüzel kullanılması.
"Son  ırmak kuruduğunda, son ağaç yok olduğunda, son balık öldüğünde; beyaz adam paranın yenmeyen bir şey olduğunu anlayacak."
Her ihtimale karşın insan sağlığı her şeyden önemlidir ve tedbir almakta fayda vardır.
Şimdi gelelim Corana virüs hakkında genel olarak bilgilemeye.

Koronavirüs (coronavirus) nedir?

Dünya Sağlık Örgütü tarafından  fg"pandemi" yani "küresel salgın" statüsüne alınan Koronavirüs, Covid-19 ya da 2019-n CoV olarak adlandırılan hastalığa neden olan, dünya üzerinde 100'den fazla çeşidi olan coronavirüsler ailesinden bir tür virüs.
İlk olarak Çin'in Wuhan şehrinde ortaya çıkan Koronavirüs, ciddi solunum yolu sorunlarına neden oluyor. Bu sorunlar yaş, sağlık durumu gibi farkı etkenlerle de birleştiğinde ölümcül boyutta bir tehlikeye dönüşüyor, artık neredeyse dünyanın hemen her ülkesinde rastlanması nedeniyle bu salgına karşı temkinli olmak her geçen dakika daha da önem kazanıyor. Bu virüsün kuluçka süresinin ise genel olarak 2 ila 14 gün arasında olduğu söyleniyor.
Dünya Sağlık Örgütü koronavirüsleri hayvanlarda ve insanlarda hastalığa neden olan büyük bir virüs ailesi olarak tanımlıyor. Koronavirüsün insanlarda soğuk algınlığından Orta Doğu Solunum Sendromu (MERS) ve Şiddetli Akut Solunum Sendromu (SARS) gibi daha şiddetli hastalıklara veya zatüre'ye kadar solunum yolu enfeksiyonlarına neden olduğu belirtiliyor.
Koronavirüsler adını kendilerini sararak taç oluşturan protein kapsüllerinden alıyor. Bu özelliğinden dolayı virüslere Latince taç anlamına gelen "corona" ismi veriliyor.
2019 yılında ortaya çıkan ve Covid-19 olarak bilinen yeni tip koronavirüs, insanda etki gösteren koronavirüslerin yedinci çeşidi.
Hayvandan insana ve insandan insana bulaşabilen bu yeni koronavirüs, 2019 yılında Vuhan'daki salgın başlamadan önce bilinmiyordu.

Koronavirüs nasıl bulaşır?

  Yakın temas
  Öksürük, hapşırık
  Tokalaşma
  Ağız ve burun yoluyla solunum yollarına girme
  Doğrulanmış COVID-19 vakası ile aynı ortamda ya da yakın temasta bulunma
  Bu virüse sahip olan insanların solunum parçacıklarıyla kirlenen yüzeylere dokunma (Özellikle toplu taşımalar gibi ortak kullanım alanlarında bu durum söz konusu olabilir)
  Özellikle bu temas sonrası elleri yıkamama, aksine elleri yüze, göze, burna ya da ağza götürme

Koronavirüs belirtileri nelerdir?

Koronavirüsün ne olduğunu, nasıl bulaştığını öğrendik. Peki ama vücudumuza Koronavirüs girmişse bunu nasıl anlayabiliriz? İşte Corona virüsün en sık rastlanan belirtileri şöyle:
 Kuru öksürük
  Yüksek ateş
  Nefes darlığı
  Halsizlik
  Boğaz ağrısı
  Burun akıntısı
  Eklemlerde ağrı
  Zatürre belirtileri
  İshal ve bulantı
  İştahsızlık
  Denge sorunları
Elbette bu belirtilerin hepsi her hastada görülecek diye bir şart yok ancak sizde de bu belirtilerden birkaçı varsa, Koronavirüsün size de bulaştığını düşünüyorsanız ya da içinizde en ufak dahi olsa bir şüphe varsa mutlaka ilgililerle iletişime geçin, prosedürlere uygun şekilde uzman doktorlarla haberleşin ve gerekli testlerin en kısa sürede en sağlıklı şekilde yapılmasını sağlayın. Siz siz olun, bu süreçte ne kendi sağlığınızı ihmal edin ne de başkalarının sağlığını tehlikeye atın.

Covid-19'un öldürme oranı nedir?

2003 yılında ortaya çıkan ve Covid-19 ile benzerlikler taşıyan SARS salgınında, hastalığa yakalanan her 10 kişiden 1'i hayatını kaybetmişti, yani ölüm oranı yüzde 10 civarındaydı.
Covid-19'a yakalananlar arasındaki ölüm oranı SARS'ın neredeyse beşte biri.
Dünya Sağlık Örgütü'ne göre, virüsün bulaştığı insanların yaklaşık yüzde 2'si hayatını kaybetti.
Ancak Covid-19'un SARS'a göre 6-7 kat daha hızlı yayıldığı belirtiliyor.
Bunun yanında yaşlılarda ve yüksek tansiyon, kalp problemleri ve diyabet gibi altta yatan başka sağlık sorunları olan insanlarda koronavirüsün ciddi hastalık geliştirme olasılığı çok daha yüksek.
Normal grip olarak bilinen influenzanın ölüm oranı ise yüzde 0,1. Bu oran SARS veya Covid-19'a göre oldukça düşük, ancak her yıl 500 binden fazla kişi doğrudan veya dolaylı olarak normal grip nedeniyle ölüyor.

Koronavirüsten korunmak için neler yapabiliriz? 

  Var olabilecek virüslerden kurtulmak için ellerinizi sık sık yıkamalısınız. Yıkama süresinin ise en az 20 saniye olmasına özen göstermelisiniz.
  Ellerinizi ne kadar sıklıkla yıkarsanız yıkayın, mümkün olduğunca yüzünüze, gözünüze, burnunuza değdirmemeye çalışmalısınız. Eller birçok yere temas ettiği için kısa sürede virüsleri alabilir ve yüzünüze değdirdiğiniz takdirde kısa sürede virüslerin solunum yollarına taşınmasına neden olabilirsiniz.
  Kalabalık ortamlardan olabildiğince uzak durmalısınız. Özellikle çevrenizde hapşıran, öksüren birileri varsa aranızda en az 1 metre mesafe olmasına dikkat etmelisiniz.
  Bu dönemde tokalaşma, sarılma gibi yakın temas gerektiren hareketlerden kaçınmalısınız.
  Hem kişisel hijyeniniz hem de ev temizliği için dezenfektanlardan da destek almalısınız. Özellikle alkol oranı yüksek ve mendil yerine sprey şeklinde kullanabileceklerinize öncelik verebilirsiniz.
  Bağışıklık sisteminizin güçlü kalmasını sağlamak için aile hekiminiz başta olmak üzere doktorlarınızın önerilerini mutlaka uygulamalı, stres ve panikten olabildiğince uzaklaşmalısınız.
  Öksürmeye ya da hapşırmaya ihtiyacınız olduğunda da çevrenizdeki insanlardan olabildiğince uzaklaşmalı ve kolunuzla ağzınızı kapatarak ya da tek kullanımlık steril peçeteler kullanarak öksürmeli/hapşırmalısınız.
  Ateş, öksürük ve nefes darlığı çekiyorsanız erken tıbbi yardım almalısınız. Kendinizi iyi hissetmiyorsanız evinizde kalmalı, mümkünse ev ahalisinden de uzak durarak hemen yerel sağlık kurumunuzla telefon vasıtasıyla iletişime geçmeli ve size verilen talimatlar doğrultusunda hareket etmelisiniz.
Salgın hastalıkların en büyük dezavantajı; insanlar günlük aktivitelerinden, olağan işlerinden vazgeçemediği için tehlikenin her an her yerde kol gezmesi. Kesin çözümler bulunamadığı için de karmaşanın devam etmesi.
Kötü günler geride kalır ve bir an önce herkes normal olağan akışında hayatına devam eder. Bağışıklık sisteminizi güçlendirmeniz için, spor yapmanızı, doğal besin tüketmenizi, meyve sebze ağırlıklı beslenmenizi ve doğanın içinde bol oksijenli günler geçirmenizi öneriyorum.
Sağlıklı günler.