CADILAR BAYRAMI (HALLOWEN) KUTSAL GECE
SERPİL TUNA

SERPİL TUNA

  • Instagram

CADILAR BAYRAMI (HALLOWEN) KUTSAL GECE

16 Kasım 2019 - 19:52

CADILAR BAYRAMI

HALLOWEEN  (KUTSAL GECE)

Cadılar bayramının tarihçesi milattan önce beşinci yüzyıla kadar dayanıyor. Keltler ekim ayının sonunda hayaletlerin ve cinlerin dünyada bu dönemde daha çok dolaştığına inanırlardı. Onları korkutup uzaklaştırmak yada kendilerine zarar vermemeleri için şeker dağıtırlardı.

Kutsal kitaplarda bu inanışa dair her hangi bir bilgi bulunmadığı gibi falcı, büyücü, muskacı, medyum,ruh çağıran yada ölülerin ruhlarına danışan kimseden uzak durulması gerektiği vurgulanır.

(USA Today gazetesi, bir cadını sözleri) "Hırıstiyanlar farkında olmasalar da bizim bayramımızı kutluyorlar..."

VAMPİRLER, KURT ADAMLAR, CADILAR, ZOMBİLER

Cadılar bayramının din tarihi ile uzaktan yakından bir ilgisi yok, fakat yirmi birinci yüzyılda ticaret dünyası milyarlarca dolar gelir elde ediyor. Amerika da ve birçok ülkede gün geçtikçe artarak devam eden bu eğlence kültürü farkında olmadan batıl olan adetleri beraberinde getiriyor.

Eğlence kültürüne , eğlence turizmine dolayısı ile ticaret haline dönüşüyor. Kostümlerinden, makyajına, yiyecek, içecek vb. birçok tüketimi beraberinde getiriyor.

Bilgisayar oyunlarından, beyaz perdedeki filmlere, edebiyat dünyasından müzik piyasasına kadar bir çok kulvarda kendine zemin bulan bu bayramın içeriğinin farkında olmadan ne kadar zararlı olduğunun farkına varılması gerekiyor. İnsan neyi yaşarsa onu benimser ve zaman, içinde kendi yerel ve kültürel adetleri bu doğrultuda ilerler.

Büyüklerimiz nerde o eski bayramlar deren, dini bayramlarımızın eskisi kadar coşkulu ve heyecanlı geçmediğini vurgular. Zaman ilerledikçe dini bayramların coşkusu başka bayramlara kaymakta ve heyecan duygusu bu bayramlarla karşılanmaktadır.

Bizim Yerel ve kültürel adetlerimizle bağdaşmayan kültürün birde  perde arkası vardır. Dil neyi telaffuz ederse beyin bunun üzerine şematik kodlamalarını yapar. Günümüzde sadece uzakta gibi görünen adetler yıllar içinde kültürel kimliklerin içine yerleşecek.  Çünkü dil bu kelimeleri telaffuz ediyor, beyin bu kelimeleri emiyor bir süre sonra davranışlar bu yaşam kültürünü günlük yaşamın içine empoze ediyor.

Etrafımıza baktığımızda birçok mağazanın, retorantın, eğlence merkezlerinin isimleri yabancıdır. Türkçe isimler demode bulunuyor. Yabancı isimler çağdaş ve günümüz kültürü ile uyumlu gibi göründüğü için yabancı terimlere karşı gençler tarafından daha fazla ilgi uyanıyor.

 Bize yabancı olan terimlere yakınlaştıkça, bize yakın olan terimlerden uzaklaşıyoruz.

İnsanda merak ve heyecan duygusunu tetikleyen bilgisayar oyunları 6 ila 18 yaş grubunu derinden etkilediği, yaşam değerlerini bunların üzerine kurguladıklarını düşündüğümüz zaman durumun aslında tehlikeli boyutunu da görmek mümkün olacaktır. vampir, kurt adam, zombi, hayalet  gibi kelimler ve bilgisayar oyunlarının efektleriyle süslenip çocukların önüne konulduğu zaman onlar için cazibeli ve keyifli veren unsur olarak ortaya çıkıyor. Aileler çocukların bu oyunlardan ne kadar uzak tutmaya çalışsalar da yerleşen dili uzaklaştırmak sanıldığı kadar kolay olmuyor. Konfiçyüs derki; Bir ülkeyi değiştirmek istiyorsan önce dilinden başlamalısın.  Dilin edebi olarak değerine bakılırken içeriğin özü çok dikkatle irdelenmelidir.

CADILAR BAYRAMINDAN- CADI AVINA

Ortaçağ Avrupası'nda  yüzyıllarca bilge kadınlar cadı oldukları iddiası ile katledildi. Avrupa'nın ortasında yaşayan bu vahşet birçok hikaye ve kültüre sindi.

Cadı sıfatıyla yakılan ilk kadın İskenderiyeli Hypatia'dır. Hypatia dönemine göre bilgili, akıllı, cesur, dik başlı ve en önemlisi güzel bir kadındı. Hal böyle olunca kafası karışıp gözü gören erkeleri etkilemesi, büyülemesi kaçınılmaz oldu. 415 yılında keşişler sürüsü tarafından hemde büyük oruç zamanında şehrin orta yerinde şehri büyülediği gerekçesiyle parçalanarak vahşice öldürüldü. Bunun üzerine yüzyıllar geçse de cadı ve cadılık kavramlarıyla ilgili görüşler pek çok kez değişerek varlığını sürdürmeye devam etti.

Cadı avının en temel nedenlerinden biri erkeklerin daima kadınların önüne geçme isteiğidir.1381 yılından, 1951 yılına kadar resmi olarak devam eden cadı avı Avrupa tarihinin en acımasız, kanlı ve vahşi tarihi olarak kayıtlara geçmiştir. Bir kişiyi cadı olarak belirlemek için çok fazla nedene gerek yoktur. Cadıların % 70'i kadın geriye kalan kısım ise yaşlı, çocuk, kimsesiz kişilerden oluşmuştur. 

Ne ilginçtir ki kimsesiz ve savunmasız insanların infazı çabuk görülüp üzerlerine kayıtlı mülk kiliseye geçmiş ciddi bir gelir transferi sağlanmıştır.  Savunmasız ve kimsesiz kişilerin seçilmesi infazı yapan kişilerin işini kolaylaştırdığı gibi arkasından bu işin hesabını soracak kimsenin olmaması bu işkencenin devamlılığını sağlamıştır.

Kadınların esrarengiz yapısını çözemeyen erkeklerin kadına cadı sıfatı yükleyerek şeytanla işbirliği yaptığını ileri sürmesi bunu ispatlamak içinde uyguladıkları yöntemin kadına yaşam hakkı tanınmayacak şekilde hazırlanması işkencenin şiddetini gözler önüne sermiştir. Öyle ki kişinin cadı olduğuna karar vermek için kutsal su dedikleri suyun içine  elleri ayakları bağlanarak atılıp batarsa masum olduğuna, batmaz ise masum olmadığına karar verilirdi. Suyun kaldırma kuvveti hesaplandığı zaman bu kişinin yaşama şansı yoktur. Olaki yaşamayı başardı o zaman cadı olduğuna karar verilip farklı işkencelerle öldürülüyorlardı. Kadınlara yaşam hakkının tanınmadığı kanlı bir tarih geride kalmıştır.

Günümüzde şiddet olaylarının kadınlar ve çocuklar üzerinde  yoğunlaştığını gördüğümüzde, erkeğin, kadının önüne geçme isteğinin farklı varyanslarını görmekteyiz.

 Cadı yada Cadılar bayramı isimler değişir, zamanlar değişir fakat arkasında yatan fikre bakmak gerekir. Cadılar Bayramı, Cadı avı bizim kültürümüzün içinde kendine yer bulmasa da , günümüz teknolojisinin gelişmesi ve insanların üzerinde uyandırdığı eğlence cazibesi ile önümüzdeki günlerde kendine yer bulacak gibi görünüyor. O yüzden bu kültürün tarihine bakmakta okumakta fayda var.

Doğruları, yanlışları en önemlisi neyi, kimin  için yapıyorsunuz? Bu soruların cevaplarını araştırın, okuyun, öğrenin. Bilgi sizi doğru yola kavuşturur.

 

 

 

 

Bu yazı 64 defa okunmuştur .

Son Yazılar