SERPİL TUNA

SERPİL TUNA


AMAZONLARDAKİ FELAKET

18 Ocak 2020 - 18:59

AMAZONLARDAKİ FELAKET
1- PETROL VE HAVA KİRLİLİĞİ
Amazonlarda aylardır bitmeyen yangının tarihi bir geçmişi var. Çok boyutlu olarak ele alınması gerekn bir durum olduğu için geçmiş kayıtları gözden geçirerek bir dizi hazırladım.
Amazon yangınları, Yanomamiler ve aborjinler başta olmak üzere küçük  kabililer halinde yaşayan yerel halkı etkiliyor. İçinde milyonlarca bitkinin ve hayvanların yaşadığı, dünyadaki tatlı su oranının % 20 sine sahip aynı zamanda dünya'nın oksijen kaynağı amazonlarda aylardır bitmeyen yangını bir sayfaya sığdırmam mümkün değil.
İlk olarak, 10-15 yıllık yakın tarihinden ele alarak başlayalım.
HERŞEYİN BAŞLANGICI PETROL SEVDASI
Petrol çıkarma faaliyetleri, bir yağmur ormanını kirletti.
BP'nin Meksika Körfezi'nde felakete yol açan davranışları, şu anda büyük petrol şirketleriyle ilgili en çok konuşulan konu. Oysa Ekvator'daki Amazon yağmur ormanının eskiden bakir olan bir bölgesinde yaşayan yerliler, yıllardır Amerikan Texaco (sonradan Chevron ile birleşti) şirketinden kurtulmaya çalışıyor. Bu vaka, şimdiye kadar petrol nedeniyle meydana gelen en büyük çevre felaketi olarak gösteriliyor. Yağmur ormanında yaşayanlar adına Chevron'a dava açan hukuk ekibinin üyesi, New Yorklu avukat Jonathan Abady, "Körfezdeki sızıntı korkunç, ama Amazon'da yaşananlar çok daha korkunç" diyor. Çok uzun süren bu çirkin hukuk savaşının sonucu belirsiz. Ancak medyada BP'nin neden olduğu sızıntı kadar gazetelerde geniş yer bulmasa da, yağmur ormanında olanlar içler acısı. Tartışma dışı olan konu şu: Texaco Ekvator'un kuzeyindeki Amazon bölgesinde, Kolombiya sınırının hemen güneyinde, 300 petrol kuyusunu yaklaşık 30 yıl işletti. Bu bölgenin çoğu kısmı aşırı ölçüde kirletildi. Yerlilerin hayatı ve kültürü öylesine altüst oldu ki, yaygın bir sefalete sürüklendiler. Bu yerliler karmaşık suyollarında balık avlayıp, atalarının nesiller boyunca yaptığı gibi toprağı işlemişlerdi. Bu hassas bölgeye 1960'larda paldır küldür giren Texaco, bir işgal ordusu kadar kurnaz ve merhametsiz davrandı. Dava sürecinde anlaşıldığına göre, bölgeyi 1992'de terk eden şirket, ardında zehirli atıklarla büyük ölçüde kirlenmiş bir yer bıraktı. Yerlilerin geçim kaynaklarını ve geleneklerini mahveden bu kirlilik, onların bedensel sağlığına da çok büyük zarar verdi. Davacıların mahkemeye sunduğu bir belgede, "Şirket petrol sondajından kaynaklanan milyonlarca galonluk atık yan ürünü, Rhode Island kadar bir alanı kaplayan yağmur ormanındaki nehirlere ve derelere kasıtlı olarak doğrudan boşalttı. Orman tabanında açtığı, içi kaplanmamış 900'den fazla atık kuyusundan toprağa ve taban suyuna hâlâ zehirli atıklar sızıyor. Milyonlarca metreküp gazı ve atık petrolü yakarak atmosfere salan şirket, havayı zehirleyerek tropikal fırtınalar sırasında bölgeye yağan 'siyah yağmurlara' neden oldu" yazıyor. Petrol çıkarma faaliyeti, yapısı gereği muazzam düzeyde tahribat yaratıyor. Ayrıca başıboş bırakılan dev petrol şirketleri, cevheri çıkartırken en muhteşem doğa parçasına bile çöp muamelesi yapıyor. Ancak elde edilecek doğal zenginlikler o kadar baştan çıkarıcı ki, hükümetler çevreye, insanlara ve hayvanlara verilen zararları azaltacak denetimleri ve önlemleri uygulamayı reddediyor. Petrol aranan her yerde durum aynı. Hayatları ve kültürleri Meksika Körfezi kıyılarındaki karmaşık suyollarına bağlı olan Amerikalı aileler, şu anda çok zor durumda. Onların başına gelenler, kesintisiz petrol sızıntısından ve petrolden kaynaklanan kirlilik nedeniyle tarumar olan Ekvatorlu yerlilerin yaşadıklarına benziyor. Aşağılayıcı bir muameleye uğrayan her iki grup da geleceklerinden kaygılı. Bunlar petrol şirketlerinin umurunda değil. Shell Alaska'nın kuzey sahillerinde, Kuzey Buz Denizi'nde petrol kuyusu açmak için sabırsızlanıyor. Bu bölge, muhtemel bir yıkıcı sızıntıyla uğraşacak kişilere devasa engeller çıkarır. Petrol şirketleri sanki hiç sızıntı olmayacakmış gibi davranıyor. Şirketler daima sondaj çalışmalarının güvenli olduğunu söylüyor. Şirketler California'daki Santa Barbara sahillerinin yakınında kuyu açmadan önce, Ekvator'daki yağmur ormanında sondaj yapmadan önce, Meksika Körfezi'nde ve kuyu açtıkları diğer yerlerde işe koyulmadan önce, yine aynı şeyi söylemişti. Onların verdiği sözlerin kıymeti yok. Obama Shell'in Kuzey Buz Denizinde petrol aramak için aldığı ruhsatları iptal ederek Kuzey Kutbu'ndaki "petrole hücum"u geçici olarak durdurdu. Körfezdeki BP fiyaskosu ile yağmur ormanında ve başka birçok yerde olanlar bize, petrol şirketlerinin yaşamı, sağlığı ve çevreyi koruma konusunda ne kadar tedbirsiz ve yetersiz olabileceklerini gösterdi. Bu şirketler tehlikeli. Onları en sıkı şekilde denetlemek ve ciddi hata yaptıklarında hızlı ve sert yaptırımlar uygulamak gerekiyor. Bu arada çok daha acil biçimde, makul alternatif enerji kaynaklarını araştırmalıyız. Amazon'a, körfeze ve Kuzey kutup bölgesine, sanki bunlar zehirli atık deposuymuş gibi davranmak hem gezegene hem de canlılara hakaret. Chevron, Texaco'nun Amazon'da işlediği günahlardan sorumlu tutulamayacağına inanıyor. Şirketin sözcüsü bana, çevre tahribatıyla ilgili suçlamaların aşırı abartıldığını söyledi. Ona göre, Texaco bir miktar çevre kirliliğine neden olmuşsa bile bunu temizlemiş. Texaco kirlenen bölgeyi temizlemiş ve Ekvator hükümetiyle anlaşmaya varmış. Bu anlaşma onu ilave yükümlülüklerden muaf kılmış. Yerliler acı çekiyor olsa da, Chevron- Texaco ekibi yaptıklarından gayet hoşnut. Büyük gelir elde edildi ve çöpler geride bırakıldı
Giriş Tarihi: 14.6.2010 
New York Tımes haberleri