Yerli malı yurdun malı her Türk onu kullanmalı
Musa Akçay

Musa Akçay

Yerli malı yurdun malı her Türk onu kullanmalı

29 Eylül 2019 - 15:47 - Güncelleme: 29 Eylül 2019 - 16:11

Şimdi sizlere aşağıda açıklamaya calışdığım bildiğim kadarıyla alıntıda yapmış oldum hayatımızın içinde yediğimiz içtiğimiz kullandığımız tükettik lerimizi sizlerle paylaşmak istiyorum.

Önce bunları dikkatle okuyup sonra yorumu beraberce yapalım..

Sabah kalktın tuvalete gittin tuvalet kağıdın ithal, lavaboya geldin kağıt havlun İthal. Traş oldun, Gillette tıraş kremi ve Traş bıçağı Mach3, ithal.Kahvaltıya oturdun Nutella ithal, Çay içersen Lipton, Kahve içersen Nescafe ithal, Ferrero Türkiyenin yerli fındık piyasasını yönetiyor. Ferrero Nutella İtalyan yada UniLever Lipton İngiliz ve Hollanda yabancı marka,Yörsan, Dubaili Abraaj Group’un, BİM’in pazarladığı meşhur Dost süt ve süt ürünleri ve Ülker markasıyla üretilen süt, ayran, yoğurt, peynir markaları Fransız gıda devi Groupe Lactalis’in, Margarin ve sıvı yağ sanayinin yüzde 90’ına yakını İngiliz Hollanda ortaklığı Unilever’in,Dişlerini fırçalayacaksın Sensitive, Colgate, Signal, Sensodyn, White Now vb. diş fırçası ve macunu ithal,Ayakkabını giydin Nike, Converse, Adidas, Slazenger, Salomon, Jump, vb. ithal,Kapını açtın asansöre bindin, Schindler, Kone, Valter, Otis, Siemens marka ithal. Çin ve Hindistan’ın ardından dünyanın en büyük asansör pazarıyız.İşe gideceksin arabana bindin BMW, Mercedes, Opel, Volkswagen, Peugeot, Volvo vb. ithal, Benzin, mazot, LPG ithal,Eline telefonunu aldın , I-Phone, Samsung, Huawei, LG, Asus , Sony vb. ithal,Saatine baktın  Raymond Swiss, Pierre Cardin, Ferrucci, Rolex, Casio, ithal,İşe geldin masana oturdun bilgisayarını açtın, Dell, Apple, Toshiba, Sony, HP, Lenovo, LG vb. marka ithal,Fotokopi makinasına ve tarayıcıya ihtiyacın oldu HP lazer jet, Samsung, Sharp, Olivetti, Lexmark vb. ithal,Sinirlendin, yoruldun başın ağrıdı, Majezik, Brufen, Avreles, Apranax Forte, Aleve, Nurofen vb. aldın ithal, yada lisanslı yabancı ürün, kullandığımız ilaçların çoğu ithal yada lisanslı ürün,Acıktın bir yemek yiyeyim dedin , Fast Food gıda Mc Donald’s, Burger King, Subway, KFC, Wendy’s, Domino's,  Sbarro, vb hep yabancı,Evde Tost yapayım dedin, Tost, hamburger, sandviç ekmeği başta olmak üzere unlu mamüllerin bir numaralı ismi UNO’nun yarısı İspanyol  Vedanta Equity firmasının,Sucuk ve pastırma üreticisi Namet, Bahreynli Investcorp,tavukçu Banvit’ de Brezilyalı BRF ile Katarlı Qatar Investment Authority firmasının,İzmirli Ege-Tav,  Japon Nippon Ham Foods’un, CP Standart Tayland merkezli grubun, Patates cipsi Amerikan markası, Frito-Lay ve Pringles’ın, Ceviz ve badem Amerikan firmalarının, Sabancılar’ın Peyman’ı da artık Çin menşeili Bridgepoint’ın,*Nuhun Ankara Makarnası ve Filiz makarna İtalyan Barilla G.e.R Fratelli  S.p.A. ve Japon gıda devi Nisshin Foods ve Marubeni Corporation’ın,Cola, Fanta Amerikan şirketlerinin, şalgam, turşu suyu veya salataların vazgeçilmez sosları, limon ve nar ekşileri ile bir Türkiye klasiği olan Kemal Kükrer artık Japon Ajinomoto’nun,Ülker Grubuna  ait Çamlıca gazozu, Cola Turka, Sırma su firmaları, Japon DyDo Drinco Grubu’nun,Bir kahve içeyim Starbucks’a gideyim dedin ithal,Alkollü içecekler ve tütün mamülleri tamamına yakını Amerikan şirketlerinin,Hazır çorba, bulyon, yemek harçları, puding, krem şanti, çikolatalı sos gibi ürünlerle ünlü Bizim Mutfak da artık Japon Ajinomoto’nun,Pizza pazarı, ciklet pazarı, zeytin yağı pazarı da amerikalı firmaların,İnek bizim, çayır bizim ineği biz sağıyoruz süt bizim ama sütünü şişeleyip bize satanlar, peynir yapıp bize satanlar hep yabancı, şimdi artık etler de ithal oldu, inekler de dışarıdan gelmeye başladı.Soframız, yabancı şirketlerin kontrolünde artık. Yabancılar etimizi, sütümüzü, suyumuzu, unumuzu, yağımızı, tavuğumuzu, yumurtamızı, çayımızı, meyve ve sebzelerimizi neyimiz varsa  ambalajlayıp bize satıyor.Bir bardak su içeyim dedin bütün sular Nestle, Coca Cola, Pepsi ve Danone’ye ait. Hayat su Danone’nin, Damla su Coca Cola’nın, Erikli Nestlenin, Aqua ise Pepsi’nin, Sırma su, Japon DyDo Drinco Grubu’nun,Evine biraz alışveriş yapayım dedin, Balık-Norveç, Fas, İspanya'dan, Nohut - Meksika, Hindistan, ABD, Arjantin'den, Elma – Şili, Sarımsak – Çin'den, Kavun, Karpuz ve kuru soğan – İran'dan, Kuru Fasulye - ABD, Kırgızistan, Kanada, Peru, Etiyopya, Mısır, Bangladeş ve Çin'den, Kereviz – İspanya'dan, Et - Çek Cumhuriyeti, Fransa, Sırbistan,Brezilya'dan, Bezelye - Rusya Federasyonu, ABD, Kanada, Macaristan ve Almanya'dan, ithal.Hastalandın yeni açılan şehir hastanelerine yada her zaman tedavi olduğun hastane'ye gittin MR cihazı, Röntgen, Tomografi  gibi tıbbi görüntüleme cihazları, Ameliyathane ve solunum cihazları, Radyo terapi sistemleri, Fizik tedavi cihazları, işitme cihazları, optik cihazlar, protezler, ortezler vb. hep yabancı, hep ithal.Uçağa bindin Airbus, Boeing vb ithal,Hızlı Trene bindin Siemens, CAF vb. ithal,Dükkan kiraları, ev kiralarının çoğu dövizle, bazı satılan binalar yine dövizle,Yabancıların istediği gibi tam bir tüketim toplumu olduk. Döviz kurlarında en ufak bir artış olsa bunların hepsi yedek parçasıyla birlikte artıyor.  Peki o zaman TL ile aldığımız maaşlarla bu döviz ödemelerini nasıl yapacağız, nasıl geçineceğiz ? Bizler üretmez isek nasıl kazanacağız? Cari açığı ve işsizliği nasıl önleyeceğiz?Tüm bunları önlemek için, yabancılara bağımlı olmamak için mutlaka milli sanayimizi kurmamız, ithalatı durdurmamız gerekiyor. Yoksa tüketim denizinde boğulacağız.Artık ülkeler savaşla değil, ekonomik olarak malları ile ülkeleri ele geçiriyor. En kritik sanayi ve bankalarını ele geçiriyor.bu gerçekler doğrultusunda acilen yapmamız gerekenleri sırasıyla sizlerle paylaşmak istiyorum

Bir yıl sonrasını düşünüyorsan tohum ek.

On yıl sonrasını düşünüyorsan ağaç dik..

Yüz yıl sonrasını düşünüyorsan insan yetiştir... 

Yıllarca ülkemizde ormanlarımızın yetiştirilmesinde Çam ve diğer buna benzer ağaçlar yetiştirildi bugün anlıyoruz ki bu agaçların yerine Eğer ekonomide büyük katkısı olan zeytin kestane fındık badem ceviz gibi hem insanların yaşamlarını düzeltecek geçimlerini sağlayacak sağlığını da iyi gelecek Fidanlar dikmiş olsaydık ülke ekonomisine faydasını siz gelin de bir hesap edin, ormanlarımızı zaman içerisinde yukarıda saydıklarımız bitkilerle çoğaltırsa gelecek nesillerimize �yi bir ekonomik bir katkı sağlayacaktır.Buayrı bir yazı ayrı bir Araştırma konusu olduğu için fazla üzerinde durmak istemiyorum şimdi esas durmak istediğim konu yukarıda bahsettiğimiz günlük olarak kullandığımız içtiğimiz yediğimiz bütün girdilerin yabancı menşeli olması kazanmış olduğumuz ekonomik birikimlerin sadece onda biri kadar bizlere kalmaktadır diğerleri ise yukarıda sahiplenen büyük şirketlerin kasalarına doldurmaktadır .Bunun için milli ve manevi değerlerimizi arttıracak işletme ve kuruluşlara ihtiyacımız vardır son zamanlarda devletimizin yapmış olduğu özellikle savunma Sanayi'ndeki güzel gelişmeler dünya siyasetinde ön sıraya çıkarmıştır. önce biz bir tarım ülkesi olarak tarımın geliştirilmesinde üretici çiftçilerimizin halinden anlayan yöneticilikten gelen elleri öpülesi o çiftçilerin derdini çilesini bilen bakan ve kurumlarına Bakan ve yöneticiler gelmelidir. Bakan ve yöneticiler milli birlik ve beraberliğimizin şuuru içerisinde yetişen hem alaylı hem Mektepli olmasına dikkat edilmelidir .Örneğin bugün tarımda Çiftçi seneye ne edeceğini bilmemektedir çünkü ektiği ürünler Ya elinde kalıyor ya para yapmıyor ya da yok pahasına satılıyor Bu da üreticimizi umutsuz hale getiriyor, bakanlık bu gidişatın çaresini olabilir Örneğin çiftçinin yetiştirmiş olduğu Arpa Buğday Mısır yulaf tahılların, hayvancılığın yetiştirmiş olduğu et süt süt ürünleri, kanatlı hayvanların et , yumurtaları vs üretimin bir yıl önceden devlet garantisi altında fiyatlar belirlenirse Çiftçi ne ekeceğini Ne yetiştireceğini neye bakacağını bilir ve kendisine ona göre program yapar Bu da üretimde çeşitliliği artırmış olur görüyoruz ki patates soğan 1 yıl para yapıyor 1 yıl çöpe gidiyor Kavun karpuz 1 yıl değerli gidiyor diğer yıl tarlada sürülüyor buna benzer birçok verilerle sizleri sıkmak istemiyorum . bizim bütün üretimimizde işletmelerimiz de fabrikalarımızda yerli ve milli olmanın olmazsa olmaz lardan biri olduğunu ortaya koymaktadır Bu duygu ve düşüncelerle yerli üretime acilen başlanmalı Türk çiftçisinin üreticisinin belirsizliği giderilmelidir.

Yerli ve milli olan her şey için haydi seferberliğe hep beraber Ya Allah bismillah

 

Bu yazı 576 defa okunmuştur .

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar