SESLERİN SULTÂNI YA DA CİNUÇEN TANRIKORUR
Mehmed Veysî DÖRTBUDAK

Mehmed Veysî DÖRTBUDAK

SESLERİN SULTÂNI YA DA CİNUÇEN TANRIKORUR

14 Şubat 2018 - 13:51

Çocukluğumuzda söylediğimiz bir şarkıyla, “Günaydınım” ile ve akşamları radyodan yayınlanan “Tarla Dönüşü” programının sinyal müziğiyle tanıdık rahmetli Cinuçen Beyi. Tarla Dönüşü Üstadın yaptığı bir saz eserinin adıydı aynı zamanda. Bu eserini bir Anadolu turnesinden dönerken otobüsle köylerden geçerken ellerinde orağı, dirgeni, tarladan evlerine dönen köylüleri görmüş ve otobüste bestelemişler. Derken okumak için Ankara’dayız. Fransız Kültür Derneği’nde bir resital var. Hemen gittik giriş biletlerini temin ettik, vakti gelince de yerimizi aldık. Sakız gibi bembeyaz bir gömlek, siyah pantolon ve yine siyah hayderî yelekle sahneye bir İstanbul Beyefendisi çıktı. Çok düzgün bir Türkçe konuşuyordu. Diksiyonunu fevkalade kelimesi ifadeye yetmiyor, konuştuğu zaman kelimelerden adeta yeni yeni besteler yapıyordu.

Gel zaman git zaman muhabbet ilerledi ve hiç unutamayacağım bir geceyi onun evinde, Aşağıayrancı’daki evde yaşadım. Yıl 1986, 17 Aralık akşamı. Allah selamet versin Gazi Bilgin Bey’i Bağdat Ticari Ataşeliğine uğurlama yemeğinin ardından Şeb-i Arus’u kutlamak için Cinuçen Beylere geçtik. Aslen Jamaikalı olan Muhterem eşleri Barihuda Hanım her zamanki misafirperverliğiyle karşıladı bizi. Salona geçtik. Hoşbeşten sonra kocaman kasnaklı bir teyp makinesini Cinuçen Bey salona getirdi ve hazırladı. Ayağa kalkarak kendi bestesi olan na’t-ı şerifi okudu. Arkasından teypte kayıtlı olan yine kendi besteleri olan âyin-i şerîfi dinledik. Son dönemde yapılan birçok âyin-i şerif bestesinde Çinuçen Bey’in imzasını görmekteyiz. Mevlevî âyinleri na’t-ı şerifle başlar. Günümüze kadar birçok na’t-ı şerif bestelenmiş ama hepsi unutulmuştur. Günümüzde bilinen tek na’t-ı şerif büyük bestekâr, tekbirimizin de bestekârı, resmi 100 TL nin üstünde bulunan Buhurîzâde Mustafa Itrî Efendi’ye aittir. Güfte Hz. Mevlânâ’nın Divân-ı Kebir’inden alınarak okunur. Cinuçen Bey de güfteyi Divân-ı Kebir’den alıp yeni bir na’t-ı şerif bestelemiştir. Dönelim yine o geceye... Âyin-i Şerif dinlenmiş arkasından sohbetler edilmişti. Aradan 30 yılı aşkın bir süre geçmesine rağmen unutamadığım bir gecedir.

Daha sonra çeşitli mahfillerde birçok birlikteliğimiz oldu. Kendilerini zevkle dinledik. Çok keskin bir zekâya sahipti. İnce nükteler de yapardı. O yıllarda her kelimeye bir Türkçe karşılık bulma hevesi vardı. Cinuçen Bey de, günleri ironik bir tarzda, pazartesiden başlayarak “Başlam, Başlamertesi, Ortam, Ortamertesi, Tapam, Tapamertesi ve Yatam” şeklinde Türkçeleştirmişti.

Beş dil bilirdi.

20 Şubat 1938 tarihinde, İstanbul doğdu. Ömrü vefa etseydi -ki gönlümüzde yaşıyor- önümüzdeki Salı günü 80 yaşını tamamlayacaktı. 2,5-3 yaşlarında müziğe başladı. İtalyan Lisesinden sonra mimarlık okudu ama nasibini müzikten aldı.

İkinci evliliğini Hz. Mevlânâ aşkıyla İslam’ı seçmiş Jamaika kökenli Barihüda Hanımefendi ile yaptı. “Ben en büyük aşkımı 40’ımdan sonra yaşadım” derdi. Barihüda Hanımefendi’nin de Manisa’mıza hizmeti olmuştur. İkinci Manisa Mevlevîhânesi hakkındaki makaleyi yazmış ve çıkardığımız Uluslararası Hakemli Dergi Sûfî Araştırmaları/Sufi Studies’te yayınlamıştık. Arzu edenler internetten ulaşabilirler bu makaleye.

TRT ve Üniversitedeki görevlerinden sonra Amerika’ya gitti. Osmanlı Türkçesini güzel kullanır ve yakın dostlarına mektupları bu yazıyla yazardı.

Ud virtüözü olan Cinuçen Bey, sayısız makale, 500’ün üzerinde beste -ki bunların birçoğu sevilerek icra edilmekte-, kendi terkipleri olan makamlar, 22 ülkede solo ud resitalleri, konferans ve konserlere imza atmıştır. Ud’da yeni bir icra tarzı ortaya koymuştur.

28 Haziran 2000 yılında Şanlıurfa’dan Afyon’a vasıtamızla giderken TRT radyosundan acı bir haber duyduk. Cinuçen Bey Hakk’a yürümüştü. Yıllardır çektiği acılar, hastalık rûhuyla beraber bedenini terk etmişti. Arabayı sağa çektik. Hanım da ben de duyduğumuza inanamamış, tabiri caizse afallamıştık, bir müddet bekledik. Sağ olsun hanım arabayı aldı ve yola onun şarkıları, besteleri sesi eşliğinde devam ettik.

Hakkında TRT tarafından yapılmış çok güzel bir belgeseli, youtube https://www.youtube.com/watch?v=62vy56HEgQQ&t=3078s linki üzerinden izleyebilirsiniz.

Ruhun Şad Olsun Büyük İnsan, Büyük Bestekâr... GÖNLÜMÜZDESİN.

FATİHA...

Bu yazı 2129 defa okunmuştur .

Son Yazılar