Kadir Keskin

Kadir Keskin


İDEALİST ÖĞRETMEN JOHAN VİLHELM SNELMAN  (2)

11 Ocak 2022 - 11:17

İDEALİST ÖĞRETMEN JOHAN VİLHELM SNELMAN  (2)
Snelman meslektaşı öğretmenlere, din adamlarına ve doktorlara halkla iç içe olan herkese: “ Halkımızın cehaleti, kabalığı, ayyaş  ve ahlaksız  hayat tarzı  hastalıkları  ve fakirliği  sizin utancınızdır, bu durumun suçlusu sizsiniz.”   şeklindeki düşünce ve serzenişleri karşısında, özelikle meslektaşlarının olumsuz tavırları karşısında   “ Tanrım, beni  dostlarımdan koru, düşmanlarımla kendim baş ederim.” duasıyla, Snelman kışın kızağa binerek,  bahar ve yaz aylarında  kayıkla  ve hatta yaya olarak Filyandiya’nın dört bir köşesini   dolaşarak  “ Karanlık köşelerde canlı kandiller” yakarak, okuma seferberliğiyle halkı aydınlatmaya başladı. Nitekim bu çabası da boşa gitmedi.  Balıkçı ağını tamir ederken küçük kız torununun okuduğu kitabı dinleyen  yaşlı balıkçı heykeli, sabahın  erken saatinde  bayiden  aldığı gazeteyi    ama ninesine  ve ninesinin arkadaşlarına   okuyan küçük kız   haberleriyle bürokraside bulamadığı desteği Snelman halkta buldu. 
Helsinki’deki Piskoposlar toplantısına “ Kilise görevi olmaması” nedeniyle katılmasına müsaade edilmeyişine karşılık yazdığı mektupta:” Size nasihat etmek gibi bir  niyetim yok. Evet Ruhban sınıfına dâhil değilim. Ama dindarım. Sizler insanların dinden soğuduğunu ifade ediyorsunuz.  Ben size dindar biri olarak bunun nedenlerini açıklayacağım. Sizden dileğim halkın sözcüsü olarak beni dinlemenizi rica ediyorum. Hastasını dinlemeyen doktor hastasını tedavi edemez. Ben sizi suçlamak niyetinde değilim. Zaten sizi suçlayan birçok kişi var. Ben sizleri değil, önce kendimi, toplumu ve bütün halkı suçluyorum. Sizler aramıza gökten düşmediniz.  Sizleri aramıza bataklıktan esen rüzgar da atmadı. İyi ve kötü nasıl olursa olsun ruhban sınıfı olarak sizler de bizim aramızdan çıktınız, bizden birisiniz, kendinizi bizden soyutlayamazsınız.”mektubu karşısında piskoposlar Snelman’ın toplantıya katılmasına müsaade ettiler.
Snelman katıldığı piskoposlar toplantısında: “ Ben buraya sizi suçlamak amacıyla değil, bir hastanın doktora geldiği gibi geldim. Size söylemek istediğim şudur. Halkımız kaba, sert, açgözlü ve yalancıdır. Hiç kimseye ve hiçbir şeye saygı duymamakta, kimseye güvenmemekte, her şeye ve herkese kuşku ile yaklaşmaktadır. Size halkın ağır ve tehlikeli manevi bir hastalığa yakalandığını söylüyorum. Kitlelerin dine karşı ilgisizliği, halk için çok tehlikeli bir hastalığa dönüşebilir. Ciddiyetten uzak gençlik ve akıl fakiri liberaller dinsizliğin özgür düşüncenin yansıması olduğunu söylemekle büyük bir hata yapıyorlar. Dinsizlik hastalıklı ruh halinin belirtisidir.  Dinsizlik, halkın sahip olduğu bütün kutsal değerlerin ölmesidir.  Bunun sonucu  olarak insanlar, hayvani  duyguların esiri olur. Maneviyatsızlık, ahlaksızlık, kaba egoizm ve had safhaya varan ruhsal ve duygusal bir çöküntü başlar. Böyle bir çöküntüye düşen halk, millet olamaz.  Kilise görevi olmayan bir dindar olarak kilisenin hizmetkârlarına şunu söylemek istiyorum. Halkın içindeki Tanrı yok olmakta. Bundan daha korkunç ne olabilir?  Ruhban sınıfı olarak, halkımız ve  Tanrı önünde  dürüst olmak istiyorsanız çevrenizde suçlu aramayın. İsa kendisi ve havarileriyle halkın içine karışarak halkla, halkın anlayabileceği dille konuştular. Herkes, herkesi suçlayarak çokça mazeret üreten bir toplum haline geldik. Ama içimizde mazeret üretmeyecek  tek kişi  sizlersiniz. Bilimi ve aydınları suçlayarak ikiyüzlülerin bugüne kadar yaptığını sizler de tekrarlamayın. Kendinizi suçlayın. Kendinizi tedavi edin. Halka öğretmeniz gerekenleri önce kendiniz öğrenin. Tanrı’nın doğru yolunu gösterin. Kalbinde Tanrı inancı olmayan bir halkın kurtuluşu yoktur.”
Konuşmasını bitiren Snelman eğilerek yüksek dereceli piskoposları selamladı. Konuşması, dinleyenler üzerinde farklı etki yaratmıştı. Çok kızan bazı piskoposlar: “ Bu ne rezalet, nasıl bir cür’et. Söylenenler bize ve kiliseye  büyük hakarettir.” söylentilerine  karşılık, toplantıda çocukluğunda Snelman’ın da öğretmenliğini yapmış en yaşlı piskoposlardan  Abhishek, Snelman’a sıkıca sarıldı ve dedi ki: ‘Yaşlı öğretmenini sevindirdiğin için sana  minnettarım. Artık yüzümü Tanrı’ya dönerek, Kulunu bütün dertlerden koru. Zira gözlerim halkımın kurtuluş yolunu görmeye başladı.” diyebilirim.” Tanrı yardımcın olsun! Halkı ayağa kaldır, onu mükemmelliğe ulaştır” diyerek sevinçle öğrencisi genç öğretmen Snelman’ın gözlerinden öptü.
Not: Ülkemizde, sade vatandaşımızdan bürokrat ve aydınlarımıza kadar herkesi ilgilendiren bu yazı serim devam edecek...www.kadirkeskin.net