BİR FİLMİN HİKAYESİ
İsmail Aybey

İsmail Aybey

BİR FİLMİN HİKAYESİ

14 Temmuz 2016 - 13:41

Şair Mehmet Akif İnan’ın, “Her eylem yeniden diriltir beni. Nehirler düşlerim yol kenarında…” diye başlayan bir şiiri var.
Zaman zaman aklıma gelir, okurum bu şiiri. 
Monoton, tek düze hayatı yaşamayı bir türlü sevemedim. 
Sanata, edebiyata, şiire, yazmaya, fotoğrafa, sinemaya karşı hep ilgim olmuştur. H    Hayatta film çekme gibi bir projem oldu hep. İmkansız diye bir şey yoktur diye düşünüyorum, belki bir gün olur. Hatta bu işe kısa film olarak başladık.
Bir sendika tarafından, Türkiye genelinde bir kısa film yarışması düzenlendi. Ben de buna katılacağım dedim kendi kendime. Konusu ne olacak, kimler oynayacak, neyle nerede çekilecek, kim film haline getirecek? Çok meşakkatli bir iş.
Öncelikle bir senaryo yazarak başladım. Bir sağlıkçının, kaza sonucu kan ihtiyacı olan bir çocuğun hayatını kurtarması ve bu çocuğun kendi oğlu çıkmasını konu alıyordu film.
Bir hastanede laboratuvar teknisyeni olarak çalışmakta olan baba, sabah eşi ve çocuğuyla vedalaşarak işe gider. Eşi de çocuğunu alarak alışverişe çıkar. Bu esnada çocuk, annesinin elinden fırlayarak arabanın önüne atlar. Trafik kazası sonrası arabayı süren şoför ve anne, çocuğu apar topar çocuk hastanesine götürürler. Çocuk hastanesine getirilen çocuk önce acil servise, sonra ameliyata alınır. O esnada baba çalışmaktadır. Çocuk hastanesinde bir hasta için kan arandığını duyar ve arabasıyla kan vermeye gelir. Kan verdikten sonra olayın nasıl olduğunu sorar. Kan alan sağlık personeli kazayı kısaca anlatır. Baba, hastanın kendi çocuğu olduğunu öğrenince panikle yoğun bakıma koşar. On beş gün tedaviden sonra anne, baba ve çocuk hastaneden mutlu bir şekilde ayrılır.
Senaryo hazır. Peki kimler oynayacak? Oyuncu bulmak da zor iş. Kimisi yanaşmıyor, kimisi beceremiyor. 
Başrolde kendim, eşim ve çocuğum oynadık. Birkaç arkadaş da hastaneden bulduk. Zor zahmet filmi çektik. Çekimler tamamlandı. 
Sırada film haline getirmesi kaldı. Hastaneden yakın arkadaşım Bilgi İşlemci Hasan Önsel, filmin kameramanlığını ve görüntü yönetmenliğini yaptı. Film müzikleri olsun, efektler olsun profesyonel bir çalışma ortaya koydu. Filmde büyük emeği var. 
Film çektik. Göndermeden önce güvendiğim bazı arkadaşlara izlettim. Hep olumlu sonuçlar aldım. Göndermeye karar verdim. 
Nihayet “Bir Can İçin” isimli filmimiz, Türkiye genelinde yapılan yarışmada ikinci seçildi. Bu ödül bizim için de bir motivasyon ve şevk kaynağı oldu. Belki de bir başlangıçtı bu. 
Ben öncelikle filmde emeği geçen oyunculardan başta eşim ve çocuğuma, diğer oyunculara, Görüntü Yönetmenliğini ve kameramanlığı yapan arkadaşım Hasan Önsel’e, banan destekte bulunan tüm dostlara teşekkür ediyorum.
Yeni bir sektöre el atmış olduk ve ilk denememiz ödül getirdi. İnşallah devamı gelir.
Sağlıcakla kalın.

Bu yazı 3960 defa okunmuştur .

Son Yazılar