AKHİSAR’IN BÂNİSİ SARI AHMET PAŞA
faruk elfakir

faruk elfakir

Müellifin Kaleminden

AKHİSAR’IN BÂNİSİ SARI AHMET PAŞA

26 Mart 2017 - 16:50

AKHİSAR’IN BÂNİSİ SARI AHMET PAŞA

 

Saruhanoğulları Beyliği’nin Osmanlı Devleti’nin egemenliğine girmesiyle, XV. yüzyıldan itibaren Manisa Sancağı’na bağlı bir kaza olarak idare edilen Akhisar, Türk-İslam şehri kimliğinde, birçok büyük şahsiyetin kurduğu vakıflar sayesinde gelişme göstermiştir. Bunlar arasında, XV. Yüzyılda yaşamış Osmanlı Devleti’nde devlet adamı olarak da hizmet etmiş olan Sarı Ahmed Paşa, toplumun ihtiyaç duyduğu sosyal ve dinî yapıları inşa ederek Akhisar’ın imarında rol oynamış şahsiyetler arasında yerini alır. Servetini hayır işlerine harcayan paşanın kurduğu vakıf sayesinde yaptırdığı eserler günümüze kadar ulaşmış, hâlâ hizmet noktasında faal işlevini sürdürmektedir.

Osmanlı Devleti’nde Fatih Mehmed (1451-1481) ve II. Bayezid (1481-1512) dönemlerinde görev yapan Ahmet Paşa’nın devşirme kökenli bir devlet adamı olduğu arşiv kaynaklarından anlaşılmaktadır. Kendisine ait 1484 ve 1488 tarihli iki adet vakfiye bulunmaktadır. Burada ismi Ahmed Paşa bin Abdüssâmed olarak geçmektedir. Osmanlı kroniklerinde ve döneme ait diğer kayıtlarda kimliği ile ilgili yeterli bilgi bulunmasa da onun üst düzey yöneticilik görevini hâiz bir devlet adamı olduğu konusunda ciddi işaretlerden bahsetmek mümkündür. Nitekim vakfiyesinde kullanılan elkâblar da bu bilgiyi teyid eder niteliktedir. Öyle anlaşılıyor ki, kendisi için kullanılan sıfatlar, vezir ya da beylerbeyi gibi üst düzey yöneticilere mahsus olanlardır. Öte yandan vakfiyesinde yer alan şahitlerin kimliği de onun devlet merkezinde görev yapan önemli bir şahsiyet olduğunu kanıtlar niteliktedir.

Ahmed Paşa’ya ait arapça olarak kaleme alınmış iki adet vakfiyeden söz etmiştik. Paşa Akhisar’da cami, medrese, imaret (aşevi), hamam ve hanın bulunduğu bir külliye inşa ettirmiş, bu kurumların yaşatılması için de kişisel servetini kurduğu vakfa bağlamıştır. Bununla birlikte padişah II. Bâyezid tarafından kendisine temlik edilen mülkleri de söz konusu vakfa tahsis etmiştir. Bunlar arasında, kendi adıyla anılan bir kervansaray ve içerisindeki muhtelif dükkanlar, Akhisar’da, Edremit’in Kemer Köyü’nde, Marmara’da (Gölmarmara) hamamlar, Akhisar’da Manisa’da Bergama’da Adala’da çok sayıda değirmenleri, yine çok sayıda arazi, bağ ve bahçeler bulunmaktaydı.

Osmanlı Devleti’nde bir yerin iskâna açılması ve şenletilmesinde hükümdarın metruk ya da iskâna kapalı tarımsal alanları kişilere mülk olarak bağışlaması (temlik) etkili uygulamalardan biriydi. Temlik sürecinde, sultana resmen başvuru veziriazam ya da beylerbeyi gibi üst düzey makam sahipleri aracılığı ile gerçekleşiyordu. Temlik için başvuran kişi, çoğunlukla hayır hasenât gayesiyle yaptırdığı cami, medrese, imaret gibi sosyal ve dinî kurumları yaşatmak amacıyla kurduğu vakfa, gelir kaynağı oluşturmak için bunu talep ediyordu. Hükümdarın temliknâme/mülknâme verirken, sadakât ve yararlılığa dikkat ettiği anlaşılıyor. Osmanlı hükümdarı II. Bâyezid, Sarı Ahmed Paşa’ya bir mülkname vermiştir. Buna göre kendisine içerisinde çok sayıda değirmenin de yer aldığı arazileri bağışlamıştır. Söz konusu mülkler Manisa kazasına bağlı Gökçesu’da, Gürleye köyü yakınlarında, Adala kazasında Gediz nehri kıyısında, Gördüs kazasında, Bakır ovasında bulunuyordu. Bundan başka, Akhisar’da bağ ve bahçeler de temlik edilenler arasındaydı. Mülkname ile temlik edilen mezraların, bağların, bahçelerin ve değirmenlerin mülkiyeti, haraçları ile birlikte kendisine geçen paşa, bunları dilediği gibi tasarruf etme hakkına da sahip olmuştur. O da bunları kurduğu vakfa bağışlamıştır.

Sarı Ahmed Paşa’nın yaptırdığı eserler arasında, Akhisar’da inşa edilen; içerisinde cami, mektep, medrese, imaret, hamam ve hanın bulunduğu bir külliye en başta gelmektedir. Bu yapılar topluluğu ya da geniş anlamışla imaret, Akhisar’ın büyüyüp gelişmesinde şüphesiz etkili olmuştur. Esasen Türk-İslam şehirlerinin imaretler etrafında kurulup gelişmesi yaygın bir uygulama olarak karşımıza çıkmaktadır. Paşa’nın Akhisar ile birlikte Göl Marmara’da, Edremit Kazasına bağlı Kemer Köyü’nde Ayazmend’de de inşa faaliyetleri söz konusudur. 532 yıl önce kurulan vakıf sayesinde bu eserlerin bir kısmı günümüze ulaşmıştır. Akhisar’daki Paşa Cami ve yanında yer alan paşa hamamı ile birlikte imaret bunlar arasındadır.

Beş asırdan fazla bir geçmişe sahip olan Sarı Ahmed Paşa İmaret Vakfı günümüzde mülhak vakıf statüsünde olup, vâkıfın soyundan gelenler tarafından idare edilmektedir. Bugüne gelindiğinde sahip olduğu gelir kaynaklarının büyük bir bölümü kaybolmuş durumdadır. Geçmişte uygulanan yanlış politikalar ve duyarsızlıklar neticesinde pek çok vakıf eseri tahribata maruz kalmıştır ki bundan Ahmed Paşa Vakfı da nasibini almıştır.

Akhisar’ın tarihi ve kültürel mirasının korunmasına ve yaşatılmasına katkı sağlamak düşüncesiyle, hayırseverlerin hak ettikleri değerde ila-nihaye hayırla yad edilmesi ve eserlerinin yaşatılması, kaybolanların yeniden ortaya çıkarılması konusunda başta yerel yönetimler olmak üzere bilim adamları ve araştırmacılara önemli görevler düşmektedir.

 

Bu yazı 3635 defa okunmuştur .

Son Yazılar