EMRE HANZADE

EMRE HANZADE

Dost İlinden

  ŞEHİTLİKTE BİR AN

21 Mart 2018 - 11:19

                                                        ŞEHİTLİKTE BİR ANrnrnYalnızım görünen yüzümle…rnrnŞehitlikte geziniyor ve onların ruh iklimlerine basmadan istikbâli düşünüyorum. Yanımda ki kabrin başında Kur’an okuyan nazlı ses, rüzgârı coşturdukça, kabristanda ki bütün bayraklar yırtılırcasına çırpınıyorlar. Yağmur damlaları onların ruhlarını, bir zerrecik dahi rahatsız etmesin der gibi, bir an önce yeryüzüne düşmek için yarışıyorlar. Yıkanıyor ruhlar ben yıkanıyorum.   rnrnOnların analarını, sevgililerini, çocuklarını düşünüyorum.rnrn…ve birden şu dörtlük dökülüveriyor kalemin ucundan;rnrn“Ruhun canana ricat eden hâlirnrnTeslim oldu bir gül-ü ranânın goncasına,rnrnBir askerin süngüsünün ucu değdirnrnGözü yaşlı ananın kınalı kuzusuna.”rnrnYağmurun çok şükür dineceği yok. Yavaş yavaş kabristanın kapısına doğru ilerlerken, buraya gelmeden önce ki dertli ve mahzun hâlimi düşündüm. Bir ağaç altında kalıvermişim öylece. Sonra yanımda birkaç kuruş için bitiveren çocuğu gördüm. Dedim ki ona “şu elimde ki parayı mı istersin, yoksa gönlümden geçenlerimi?”. Çocuk elini çekmedi verdim istediğini.rnrnEğer gönlündekileri ey gözü yaşlı âdem deyiverseydi, ona şu yakarışımı diyecektim;rnrn“Dert bir iken dertlendim de geldimrnrnDert bin iken dert oldum da geldimrnrnTez buldum dermanı kendimde     rnrnBitirip kendimi sen olup da geldim.”rnrnNasibim değilmiş söyleyemedim. Yağmur dindi ben dinemedim. Yavaşça tekrar kapıya doğru yürürken şehit kabirlerine tekrar dönerek, semada ki bulutları şu sözlere şahit tuttum;rnrn“Her asker bir evliya haşyetiylernrnYatıyor bekler gibi toprağını aşkın.” rnrnSevilmek ve naz etmek iştiyakıyla, sevmek ve yalvarmak için fakirhanenin yolunu tuttum.rnrnKaranlığın karaya aşkı, güneşin aydınlığına aşkının yanında bir hiçtir nidasıyla muştulanmış Dumanlı Dağ’ın bulutlarını düşlerimle dağıtıverdim, bir rebabın derin nağmeleri bir ney’in hiçliğe daveti gibi…rnrnEmre [email protected]

YORUMLAR

  • 0 Yorum