YILLAR ÖNCESİNDEN BİR MEKTUP ÖRNEĞİ
Cüneyt Aybey

Cüneyt Aybey

Hasbihal...

YILLAR ÖNCESİNDEN BİR MEKTUP ÖRNEĞİ

18 Eylül 2018 - 11:28

YILLAR ÖNCESİNDEN BİR MEKTUP ÖRNEĞİ

Sevgili Kardeşim,

                Bugün mektubun elime  ulaştı. Cuma namazından önce okudum. Beni bahtiyar ettin. Allahü teala senden razı olsun. Yine güzel bir şiir yazmışsın. Seni tebrik ederim. Biz de bugün mesaiden sonra nasip olursa Gördes’e gideceğiz. Uzun zamandan beri Gördes’e gitmiyorduk. Şair’in  dediği gibi Gördes’in yolları uzun gidilmiyor yazın kışın. Fakat biz yolların uzunluğundan ziyade sağlık durumundan  dolayı gidemiyorduk.  Bugün İnşaallah küçük Ayşegül babaannesinin sesini ilk defa duyacak.

                Günler geçiyor İsmail senin de skerliğin yavaş yavaş bitiyor. Ömür bitiyor her şey geçiyor. Hiç kimse zaman meydan okuyamıyor, zamanı durduramıyor. Saatin saniyesi gibi zaman da hiç durmadan ilerliyor. Tanpınar’ın dediği gibi “Ne içindeyim zamanın, ne de büsbütün dışında; Yekpare geniş bir anın, parçalanmaz akışında.”

                Haziran ayının ilk günlerinde havalar mevsim normallerinde gidiyor. Dün çok az bir yağmur yağdı. Nebatatın ve toprağın tozunu temizledi rahmet. Serin serin rüzgarlar esti ne güzel. Tam bir bahar havası. Şu sıralar Mustafa Armağan’ın “Abdülhamidin Kurtlarla Dans” adlı kitabını okuyorum. Osmanlının son devrinde vatanı kurtarmak için verilen mücadeleleri anlatıyor. Bilmediğimiz ne kadar çok şey var. Bunun için aslında çok okumamız gerekiyor. Ancak insan işten çıkıp akşam eve gelince televizyonun karşısından kalkıp kitap okumak insana zor geliyor. Ama biz irademizi yenip kitap okumak zorundayız. Medeni bir bireyin günlük temel ihtiyacı olmalı kitap okumak.

                Evet, kardeşim, Ağrı ilimizin Doğubeyazıt ilçesinin Telçeker köyünde askerlik yapmak nereden aklına gelirdi. Ama hayat böyle bir şey ne zaman ne olacağını insan bilemiyor.  Gönderdiğin fotoğrafta çok güzel bir poz vermişsin. Fakat biraz daha zayıfladın galiba. Yengen İsmail zayıflamış, dedi. Kilo mu verdin yoksa. Kilo verkmek dedin de sana bir anekdot anlatayım.  Yahya Kemal bir gün doktoruna : “Çok şükür iyiyim. Yalnız biraz kilo aldım galiba…”diye bilgi verir. Doktor: “Eğer zayıflamak istiyorsanız, akşamları meyve yemelisiniz.”diyerek hastasına yol gösterir. Bunun üzerine şair merakını gidermek ister: “Meyveyi yemekten önce mi yoksa sonra mı yiyeyim, aziz doktor?”

                Pazar akşamları devletimizin kanalı TRT-2 kanalında beş hafta devam eden bir program yayınlandı. “Bir Bestenin Engin Sesi” adlı programda Cumhuriyet dönemi Türk edebiyatının üstad-ı azam şairlerinden Yahya Kemal BEYATLI anlatıldı. İlk hafta “Edebiyatçı olarak Yahya Kemal” , ikinci afta “Yahya Kemal ve Tarih” üçüncü hafta “Yahya Kemal ve Medeniyet”, dördüncü hafta éyahya Kemal ve Şehir” beşinci hafta “Yahya Kemal’in Kaynakları” adlı bölümler yayınlandı. Çok güzel programlar oldu. Ben çok beğendim. Programlara bilim adamları, araştırmacılar, yazarlar yorumlarıyla renk kattı.  Yahya Kemal’in edebiyatımızdaki yeri teferruatıyla anlatıldı. Bazen televizyonda güzel yayınlar da oluyor ama tahmin ediyorum ki maalesef bu yayınlar halkımız tarafından en az izlenen yayınlar oluyordur.        

                Sevgili İsmailciğim senin günlerin nöbet tutmakla geçiyor. Bizim  bölüm komutanı Askerlik  ne diye sorarlarsa askerlik nöbettir deyin, derdi. Senin de bir gün nöbetin bitecek ve biz bu günü sabırsızlıkla bekliyoruz vesselam. Kendine iyi bak seni çok seven Abin seni çok özledi.  Hoşça kal. (Şiir arka sayfada)

   

Bu yazı 951 defa okunmuştur .

Son Yazılar