HEM BAHAR HEM ŞİİR HEM VEYSEL GÜNÜ
Cüneyt Aybey

Cüneyt Aybey

Hasbihal...

HEM BAHAR HEM ŞİİR HEM VEYSEL GÜNÜ

22 Mart 2019 - 10:43

Takvimler 21 Mart’ı gösterdiği gün “yeni gün” anlamına gelen Nevruz gelmiş demektir. Farsça kökenli bir kelime olan Nevruz nev: yeni, ruz: gün kelimelerinden birleşmiş bir birleşik isimdir. Bahar bayramı, bahar müjdecisi olarak kış mevsiminden sonra büyük bir heyecanla karşılanır.  Eski bir İran takvimine göre yılın ve baharın ilk günü; miladi takvime göre martın yirmi ikisine rastlayan gün. İran kaynaklı bir inanışa göre Tanrı’nın evreni ve insanı yarattığı gün.   "Yeni gün/günışığı" anlamlarına gelen Nevruz’un değişik söyleyişleri    de vardır. Azerbaycan’da Novruz, Kazakistan’da Nawrız meyramı , Kırgızistan’da Nooruz, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde Mart dokuzu Kırım Türklerinde Navrez, Batı Trakya Türkleri’nde Mevris adları ile anılır.

28 Eylül – 2 Ekim 2009 arasında Abu Dhabi’de hükümetler arası toplanan Birleşmiş Milletler Manevi Kültür Mirası Koruma Kurulu, nevruzu Dünya Manevi Kültür Mirası Listesi ‘ne dahil etmiştir. 2010’dan başlayarak Birleşmiş Milletler Genel Kurulu 21 Mart’ı “Dünya Nevruz Bayramı” olarak kabul etmektedir.

21 Mart aynı zamanda “Dünya Şiir Günü” olarak kabul edilir. Şiir, sözcüklerin sanata dönüşerek büyülü bir hal almış ve insan ruhunda bedii duygular uyandıran bir anlatım şeklidir. Duyguların, düşüncelerin, hayallerin ve olayların en etkili şekilde anlatıldığı edebiyat türüdür. şeklidir. Her şair şiiri biraz farklı tanımlamıştır.  Ahmet Haşim: “Şiir sıradan bir dil değildir. Şiir düzyazıya çevrilemeyen dildir.” Necip Fazıl: “Bizce şiir, mutlak hakikati arama işidir. Eşya ve hadiselerin, bütün mantık yasaklarına rağmen en mahrem, en mahcup, en nazik ve en hassas nahiyesini tutarak ve nispetlerini bularak mutlak hakikati arama işi…”Nazım Hikmet: “Şiir, nesirden bambaşka bir kimliktedir. Musikiden başka türlü bir musikidir. Şiirde ‘nefes’ ve ‘ses’ iki temel öğedir. Dizenin ayakları yerden kopmazsa ve uçmazsa ya da ister en hafif perdeden olsun, ister İsrafil’in sûru kadar gür olsun, kulağı bir ses gibi doldurmazsa halis şiir değildir.” Cahit Sıtkı Tarancı: “Şiir, kelimelerle güzel şekiller kurmak sanatıdır.” Montaiqne: “Şiirin kötüsü veya orta hallisi için kurallar, ustalıklar bir ölçü olabilir. Ama iyisi, yükseği, harikuladesi aklın kurallarını aşar.” Baudlaire: “Şiirin ilkesi, insanın üstün bir güzelliği özlemesidir. Bu ilke, bir coşkunlukta, bir ruh taşkınlığında kendini gösterir. Bu coşkunluk, aklın yoğurduğu hakikatin dışındadır.”

            21 Mart, aynı zamanda bundan 46 yıl önce ebediyete uğurladığımız büyük ozan Aşık Veysel Şatıroğlu’nun vefat günüdür. Aşıklık geleneğinin son büyük üstatlarından olan Aşık Veysel, halk edebiyatımıza çok güzel şiirler kazandırmıştır. Anadolu insanının duygularını, düşüncelerini, hayallerini büyük bir ustalıkla şiirlerinde dile getirmiştir.  İçindeki engin insan sevgisini dizelere döktüğü gibi kendi yaşamında da göstermiştir. Şu örnekte olduğu gibi…Aşık Veysel evli olduğu zamanlarda eşi başka bir adama aşık olur ve kaçmaya karar verir. Gece uyumak için yataklarına girdikten sonra eşi kalkar, bohçasını da aldıktan sonra pabuçlarını giyer ve ardına bakmadan kaçmaya başlar.Biraz aradan sonra ayağına bir şeyin vurduğunu fark eder. Pabuçlarını çıkarttığında gördüğüne inanamaz. Aşık Veysel’in tüm parası oradadır. Kaçacağını anlayıp sahip olduğu her şeyi eşine bırakmıştır. Ayrıca parayla beraber bir kağıt bulur ve o kağıtta şu yazar ; “Al bu para ananın ak sütü gibi helal olsun, gittiğin yerde kendini ezdirme. Bir de güzelliğin on para etmez bu bendeki aşk olmasa … ”

            21 Mart  gününe özel hem baharı anlatan hem Aşık Veysel’ ait hem de güzel bir şiirle sizlere veda ediyorum. Hoşça kalın, bahar ve şiirle kalın….

Esti bahar yeli karlar eridi
Kubarmış dağlarda kar çiçekleri
Kavlettim yâr ile ahdim var idi
Birlikte dermeye mor çiçekleri

Baharda coşarsa bu ulu toprak
Vücuda getirir her türlü yaprak
Al yeşil giyinmiş dağlara bir bak
Besleyip büyüten yer çiçekleri

Yürümüş güzeller helke kolunda
Sivr’alan köyünde yayla yolunda
Devşirmiş bağlanmış top top elinde
Kokular koynuna kor çiçekleri

Ah senin elinden çektiğim çile
Söyleyip ismini düşürmem dile
Bülbül figan eyler kırmızı güle
Sakın incitmesin har çiçekleri

Veysel’in derdini yazmışlar başta
Beni yakıp sen kızınma ataşta
Yanakta güllerin fiyatı kaçta
Satmaya getirmez yar çiçekleri

Âşık VEYSEL

Bu yazı 1429 defa okunmuştur .

Son Yazılar