“Kültürel Kalkınma Eylem Planı”
Adem Ceyhan

Adem Ceyhan

“Kültürel Kalkınma Eylem Planı”

29 Nisan 2016 - 09:54

Başbakan Ahmed Davudoğlu, Ak Parti hükûmetinin kültürel sahada yapmayı tasarladığı ve planladığı icraat konusunda “Kültürel Kalkınma Eylem Planı” başlıklı bir paket açıkladı. Bu paketin içinde sekiz başlık altında 32 faaliyet yer alıyor. Başbakanın verdiği bilgilerden devlet tiyatrolarının sahne sayısının 23’ten 64’e çıkarıldığını, özel tiyatrolara yardımların ve yardım alan özel tiyatroların artırıldığını, aynı şekilde sinema sektörüne yapılan yardımın yükseltildiğini, arkeolojik kazı ve araştırmalara ayrılan ödeneğin yükseltildiğini öğreniyoruz. Eylem planında şehirlerimizin tarihî dokularının korunacağı ve Türkiye kültür şehri programlarının başlatılacağı da belirtiliyor. Aynı plandan, Ankara’da “Anadolu Kültür Merkezi” ve en büyük şehrimizde ise “İstanbul Kültür Merkezi”nin inşa edileceği, ayrıca her şehrimize o yörenin özelliklerini taşıyan kütüphaneler yapılacağı bilgisini de ediniyoruz. Başbakan, ayrıca kitap okumanın yaygınlaştırılması için kampanya başlatılması gerektiğini de ifade ediyor. Kültür ve turizm sahasındaki iş imkânlarına da temas eden Davudoğlu, 730’u ören yerlerinde, 470’i de havaalanlarında olmak üzere 1200 gencimizin altı aylık müddetle geçici olarak istihdam edileceğini belirtiyor. Kültür ve Turizm Bakanlığında istihdam edilmek üzere 600 kişilik bir kadronun daha açılacağını müjdeliyor.  Yine söz konusu açıklamalardan anlaşıldığına göre, Edirne, Çanakkale, Erzurum, Sivas gibi şehirlerimizde millî tarihimiz bakımından değer taşıyan tabya, kale, abide vb. özel mekânlar tesbit edilerek ihya edilecektir. 
Başka bir başlık altında kültür ekonomisi ve girişimciliğinin nasıl destekleneceği konusunda bilgi veriliyor. Kültürel Kalkınma Eylem Planında “sanatçılara vefa” üzerinde de duruluyor ve sanat faaliyetlerine emeği geçmiş kişilerin ilerleyen yaşlarında rahat bir hayat sürebilmesi için emekli olmalarını kolaylaştıracak çalışmaların başlatıldığı belirtiliyor. Açıklanan planda telif haklarının korunması için alınacak kanunî tedbirler ve mevcut yasalarda yapılacak değişikliklerden de bahsediliyor. Bu planın açıklandığı programa çağrılan sanatçı profiline bakıldığında, çeşitliliğin gözetildiği, her sosyal kesimden kişilerin yer aldığı fark ediliyor.Kamuoyunda bu planın nasıl tesirler meydana getirdiğine göz atınca, gördük ki, tasarlanan kültürel işler hakkındaki bu vaatleri olumlu bulanlar da var, onlar karşısında hayal kırıklığına uğrayanlar da… Şehirlerimizde kütüphanelerin inşası, kitap okumanın yaygınlaştırılması için kampanya başlatılması, Ankara’da, İstanbul’da birer büyük kültür merkezinin yapılması, kültür ve turizm sahasında istihdam edilecek genç yahut yetişkinler için kadro açılması aleyhinde –belki siyasî muhalefeti neredeyse hükûmetten gelen her şeye itiraz olarak kabul edenler hariç- kimsenin söyleyecek sözü yoktur… Çünkü bunların bir kısmı herkese hitab eden, bir kısmı da o sahayla ilgili kişilerin faydalanabileceği türden kültürel imkân ve hizmetlerdir. Şehirlerimizin tarihî dokusunun korunması ve ülkemizin çeşitli yörelerindeki millî tarih yönünden değer taşıyan yapıların ihya edilmesi de –bizce- geçmiş, şimdiki ve gelecek zaman kavrayışı bakımından yabana atılmayacak kültürel işlerden... Sanatçıların telif haklarının korunması için kanunî tedbirlerin alınması, mevcut mevzuatt20%a değişiklikler yapılmasına karşı da herhâlde bir itiraz olmaz gibi görünüyor.  
Açıklanan eylem planında özel tiyatroların ve sinema sektörünün desteklenmesi ile sanatçıların emekliliğinin kolaylaştırılması konusundaki beyanlar dikkatimizi çekti. Devletçe maddeten desteklenecek tiyatro ve sinema eserleri bir heyet tarafından incelenip bu esnada bazı kriterler gözetilecek mi, yoksa her destek talebine olumlu karşılık mı verilecektir? Ak Parti’nin kendisini “muhafazakâr demokrat” bir parti olarak tanıttığını, seçmenlerin de programını, tüzüğünü, vaatlerini, beyanlarını, geçmiş icraatını, milletvekili aday profilini göz önünde tutarak bu partiyi dördüncü defa işbaşına getirdiğini biliyoruz. İş başındaki hükûmetin sadece belirli seçmen kitlesinin değil, bütün milletin hükûmeti olduğunu elbette bilmekteyiz. Ancak Ak Parti hükûmetinin kendisini iş başına getiren seçmen kitlesinin büyük bir kısmını rahatsız edecek filimler çeviren, oyunlar oynayan, millî ve manevî değerleri umursamayan, terörle mücadele, Ermeni meselesi gibi iç ve dış millî meselelerde aykırı tezleri dile getirip savunan, fikren karşı oldukları cumhurbaşkanına, başbakana, bakanlara, milletvekillerine hakarete varan tenkitler yönelten sanatçılara destek olması doğru mudur? Ayrıca, gençliğinde ömrünün yaşlılık çağını düşünmeden sefihçe yaşayan, emeklilik için diğer vatandaşların kanun gereği yerine getirmekle mükellef olduğu şartları sağlamayanlara ayrıcalık tanınması, ne derece doğrudur? Bunların iyice ve etraflıca müzakere edilmesinde fayda görüyoruz…
“Kültürel Kalkınma Eylem Planı”nın –bizce- en mühim yönü de şu: Ak Parti, millî kültür değerlerini, başka bir ifadeyle millet ekseriyeti olarak “iyi, doğru, güzel” diye-bildiğimiz manevî, ahlâkî değerlerimizi yeni nesle tanıtmak, aktarmak, sevdirmek için millî eğitim ve millî kültür sahasında neler yapmayı planlamaktadır? Hükûmetin doğru buldukları icraatını destekleyen, kendi fikirlerine göre hatalı gördükleri işlerini tenkid eden bazı sağduyulu yazar, ilim ve fikir adamları, şimdiye kadar yapılan maddî kalkınma ve inşa ağırlıklı hizmetlerin yanında kültürel icraata da önem ve öncelik verilmesi gerektiğini zaman zaman belirtmekteler… Aceba onlar “kültür, kültür, kültür…” derken, sadece bu gibi işleri mi kast etmektedirler? Başbakanın Davudoğlu’nun kültür konularına vâkıf, millî değerlere saygılı ve bağlı, bilgili, ayrıca “bilge” denebilecek aydın bir kişi olduğunu bilmekteyiz. Bunu göz ardı etmeksizin şunu sormak istiyoruz: İnsan kalitemizi bilgi, anlayış, irfan, davranış ve ahlâk yönünden geliştirecek, yükseltecek, böylece suç oranını da azaltacak, erdemli bir toplum inşasına vesile olacak millî kültür işlerine ne zaman sıra gelecek?  

Bu yazı 2386 defa okunmuştur .

Son Yazılar