BAĞCILIK ARAŞTIRMA ÜZÜME DEĞER KATIYOR

Manisa Bağcılık Araştırma Enstitüsü Müdürlüğü’nde yapılan Ar-Ge çalışmaları ile üzüme katma değer sağlayacak alternatif ürünler elde ediliyor. Bu alternatif ürünlerden biri de yüzyıllardır geleneksel yöntemlerle üretilen ve tüketimi yapılan üzümün olgunlaşmamış halinden elde edilen şifalı koruk suyu.

BAĞCILIK ARAŞTIRMA ÜZÜME DEĞER KATIYOR
01 Temmuz 2020 - 22:47

Manisa Bağcılık Araştırma Enstitüsü Müdürlüğü’nde yapılan Ar-Ge çalışmaları ile üzüme katma değer sağlayacak alternatif ürünler elde ediliyor. Bu alternatif ürünlerden biri de yüzyıllardır geleneksel yöntemlerle üretilen ve tüketimi yapılan üzümün olgunlaşmamış halinden elde edilen şifalı koruk suyu.
 
 
 Ekşimsi tadıyla metabolizmayı hızlandıran, antioksidan kaynağı olan ve hazmı kolaylaştıran koruk suyu üretimi için üzüm hasadı başladı. İşçiler tarafından toplanan üzümler üzüm ürünleri pilot işleme tesisinde işleniyor.  Son teknoloji ile el değmeden işlenerek suyu çıkarılan koruk, daha sonra şişelere doldurularak tüketime hazır hale getiriliyor. 5 yıldır üretimi gerçekleşen ve yılda ortalama 2 tonun üretilen koruk suyu Türkiye’nin birçok yerine gönderiliyor.  Enstitü bünyesinde üzüm suyu, üzümler, üzüm reçeli, kuru üzüm, üzüm sirkesi, salamura yaprak, koruk suyu, üzüm pestili, üzüm sucuğu gibi ürünler üretiliyor.
Üzümle ilgili alternatif ürünler üzerinde çalışmalar yaptıklarını ifade eden Manisa Bağcılık Araştırma Enstitüsü Müdürlüğü Gıda Teknolojileri Bölüm Başkanı Dr. Ali Güler,  “Uzun yıllardır burada çalışıyorum yaklaşık 20 yıldır burada görev yapıyorum yaklaşık son 15 yıldır da üzüm ürünleri üzerinde uzmanlaşmaya çalışıyoruz ürünler üzerinde araştırmalar yapıyoruz.  Üzüm ürünlerinde öncelikle bizim bu dönem salamura asma yaprağı ile başlar.  Daha sonra bizim artık geleneksel ürünlerimizin arasında yer alan koruk suyu üretimine giriş yapıyoruz enstitü olarak.  Son 5 yıldır bunlarla ilgili çalışmalara başladık. Yıllardır Anadolu’da geleneksel olarak üretilen ürünü teknolojiye kazandırmak amaçlarımız arasındaydı,  bunu da sağladık. Hem üreticilerden hem tüketicilerden çok iyi geri dönüş alıyoruz. Bununla ilgili bir farkındalık oluşturduk geleneksel ürünümüzün tekrar canlanması, piyasaya çıkması, insanlarımızın bunu talep etmesi bizim için çok olumlu oldu.  Bizde bu yönde üretimlere ve çalışmalara devam ediyoruz. Bu senede bir hasat koruk haşatını gerçekleştirdik. Bunları da bütün halkımızla paylaşıyoruz” dedi.
 
Öncelikle koruk suyunu üretebilmek için belli bir olgunlukta olması gerektiğini vurgulayan Güler, “Yani korukta yüksek asitli olması lazım, ekşi bir tat istiyoruz ve şıra veriminin iyi olması lazım.  Bu dönemi takip ediyoruz,  bu dönem geldiğinde hasat ediyoruz bağımızda. Hasattan sonra işletmeye naklediyoruz. İşletmede öncelikle saflarına ayırıyoruz, tanelerini parçalıyoruz. Burada parçalarken çekirdeklerini kırılmayacak şekilde olmasına dikkat etmemiz gerekir acı olmaması için.  Parçaladıktan sonra presliyoruz. Daha sonra ham şıramızı elde ediyoruz bu ham şıra bu şekilde kullanılabildiği gibi daha dayanıklı hale getirilmesi için bazı ek işlemlerden geçmesi gerekiyor. Berraklığının kazandırılması, şişelere doldurulması ve pastoralize edilmesi gibi işlemler var. Son pastörizasyonla birlikte artık ambalajlı birlikte satışa hazır hale getiriyoruz” diye konuştu.
Yıllık ortalama 2 tonluk üretimin gerçekleştiğini ve koruk suyunun tanıtımı için fuarlara gittiklerini belirten Güler, “Biz araştırma enstitüsü olarak bu ürünleri yapılabilirliğini, geleneksel ürünlerin tekrar kazandırılması üzerine çalışıyoruz.  Bizim amacımız burada bir farkındalık oluşturup bunu üreticilerin, işletmecilerin, işletmelerin sahip çıkmasını sağlamak.  Yıllık 2 tona yakın bir üretim söz konusu ve bu da kurumsal tanıtım, ürün tanıtımı ile ilgili çalışmalar yapıyoruz. Bunu Türkiye’nin değişik yerlerinde fuarlarda tanıtım amacıyla gönderiyoruz.  Yine ürünümüzü Manisa’nın farklı yerlerinde satış ofislerinde satışı gerçekleşiyor. Bizim kendi satış ofisimiz var bazı yerel marketlerde bu ürünler satılabiliyor” diye konuştu. 
Güler sözlerini şöyle sürdürdü: “Koruk suyu geleneksel ürünlerimiz çemberi özellikle ekşi kaynağı olarak hepimizin çocukluğunda biliriz ki bu kullanılırdı köylerde. Koruk suyu bir kere yüksek asit içeriği nedeniyle hazmı kolaylaştırıyor, rahat hazım sağlıyor. Bir diğer özellikle üzüm meyvesi koruktan geldiği için belolit bileşiklerle yani antioksidan özelliğiyle olan bileşiklerce zengin bir içecek.  Bu nedenle antioksidan özelliğiyle faydalı olduğunu söyleyebiliriz.”
 

YORUMLAR

  • 0 Yorum